Roma'nın bitiremediği dev projeler: Tiber, Korint ve Fucine Gölü
Nero kazmayı kendi vurdu, Caesar Tiber'in yatağını kaydırmak istedi, Claudius otuz bin kişiyi on bir yıl çalıştırdı. Antik kaynakların anlattığı dev tasarılar neden yarım kaldı?
MS 67 yazında Korint Kıstağı'nda bir boru çaldı. Suetonius'un anlatımına göre imparator Nero muhafız birliğini topladı, onları işe girişmeye çağırdı ve boru sesiyle birlikte kazmayı ilk kendisi vurdu; ardından bir sepet toprağı omzunda taşıdı. Roma'nın en gösterişli başlangıç töreni buydu. Kazı da gerçekten başladı: iki yakadan ilerleyen kollar, kıstağın kayasını oymaya koyuldu.
Ertesi yıl Nero ölünce kazma yere bırakıldı. Bir daha kaldırılmadı. Kıstağı baştan sona kesen su yolu, o günden tam 1826 yıl sonra, 1893'te açıldı.
Roma mühendisliği genellikle bitirdikleriyle anlatılır: su kemerleri, yollar, limanlar, kubbeler. Oysa antik yazarların kayıtları, başlanıp bırakılmış ya da hiç başlanamamış işlerin de uzun bir listesini tutuyor. Bu listeye bakmak öğretici, çünkü Roma'yı durduran şeyin çoğu zaman alet eksikliği olmadığını gösteriyor. Durduran şey daha çok şuydu: bir imparatorun ömrü, bir sonraki imparatorun ilgisizliği, yerel halkın itirazı ve zeminin kendisi.
Tiber: Caesar yatağı değiştirmek istedi
Roma'nın en inatçı sorunu kendi nehriydi. Cassius Dio, MÖ 54'te Tiber'in kabarmasını anlatırken kerpiç evlerin suya doyup çöktüğünü, yüksek yerlere vaktinde çıkamayanların evlerinde ya da sokaklarda yakalandığını yazar (Roma Tarihi, 39. kitap). Romalılar bunu tanrıların öfkesi diye okudu; sorumlu aradılar.
Çözüm önerileri ise mühendislikti. Cicero'nun MÖ 45 Temmuz'unda Atticus'a yazdığı mektupta (Ad Atticum 13.33a) Capito'dan duyduklarını aktarır: Caesar'ın tasarısına göre Tiber'in yatağı Milvius Köprüsü'nden başlayarak Vatikan tepelerinin eteğine kaydırılacak, boşalan Campus Martius yapıyla dolacak, Vatikan ovası ise yeni bir Campus Martius olacaktı. Cicero'nun muhatabı işi şöyle bağlar: karşı çıkma, Caesar istediği için yasa zaten çıkar. Caesar'ın ölümüyle tasarı rafa kalktı; Suetonius'un Caesar'ın yarım kalan işlerini saydığı bölüm (İlahi Iulius, 44) de aynı sonuca varır: "Bütün bu girişimler ve tasarılar ölümüyle kesildi."
Bir sonraki ciddi girişim MS 15'te geldi ve ilginç biçimde teknik değil yerel nedenlerle düştü. Tacitus'un aktardığına göre (Yıllıklar, 1.79) Tiber'i besleyen ırmakların ve göllerin yönünü değiştirme önerisi görüşülürken üç kent söz aldı: Floransalılar Clanis'in Arnus'a bağlanmasına, Interamna halkı Nar'ın kollara bölünmesine, Reate ise Velinus Gölü'nün çıkışının kapatılmasına karşı çıktı. Gerekçeleri yalnız tarla ve yerleşim değildi; her ırmağın kendi törenleri, koruları ve sunakları olduğunu, doğanın bu düzeni iyi kurduğunu söylediler. İnanç temelli bu itiraz kabul gördü ve hiçbir şey yapılmadı. Tiber'in taşkınları ancak 19. yüzyılın sonunda, kıyı boyunca örülen kalın set duvarlarıyla denetim altına alındı.
Korint: kutsala dokunmak sayılan kanal
Korint Kıstağı, Yunanistan'ın gövdesini Mora'ya bağlayan dar kara şeridi. Buradan geçmek, bütün yarımadayı dolaşmaktan çok kısa ve çok daha güvenli. MÖ 7. yüzyılda Periander kazmak yerine daha ucuz bir yol seçti: Diolkos, yani gemilerin karadan çekildiği taş döşeli kızak hattı. Kalıntıları bugünkü kanalın yanında duruyor.
Sonraki girişimler birbirine benziyor. Demetrios Poliorketes'in danışmanları iki denizin düzeyini yanlış hesapladı ve işten vazgeçildi. MS 40'ta Caligula bir inceleme yaptırdı; raporu hazırlayanlar kanalın Aigina'yı su altında bırakacağı sonucuna vardı — bu da yanlıştı. Caesar da düşündü, başlayamadı.
Plinius, bu diziyi kendi döneminin kafasıyla özetler. Doğa Tarihi'nin 4. kitabında kıstağı gemi kanalıyla kesmeye girişenleri — Kral Demetrios, dictator Caesar, imparator Gaius ve Nero — sayar ve hepsinin akıbetinin bu işin "kutsala saygısızlık" olduğunu kanıtladığını yazar. Antik dünyada bir mühendislik tasarısının gerekçesi bu da olabiliyordu.
Nero'nun kazısında çalışanlar, Yahudiye'deki ayaklanmanın ardından tutsak edilen yaklaşık altı bin kişiydi. İki uçtan 40-50 metre genişliğinde hendekler açıldı. Araştırmaların uzlaştığı rakama göre ulaşılan uzaklık 700 metre dolayında, yani toplam yolun onda biri. 1881'de yeni kanalın mühendislerinden Béla Gerster, kıstakta Roma kazısının izlerini bulup haritaya geçirdi; modern kanal da hemen hemen aynı hattı izledi.

İşi bitiren ekip Macar iki mühendisti: István Türr ve Béla Gerster. Kazı 1881'de başladı, kanal 25 Temmuz 1893'te açıldı. Ölçüler Romalıların denediği işin neden zor olduğunu anlatıyor: 6,3 kilometre uzunluk, 24,6 metre genişlik, 8 metre derinlik ve yer yer 90 metreye çıkan dik kaya duvarları. Zemin baştan beri oynak; kanal heyelanlar yüzünden tekrar tekrar kapandı. Bugün de ticari deniz yolu olarak ikincil kalıyor, çünkü büyük gemiler bu genişliğe sığmıyor.
Fucine Gölü: bitmiş sayılıp bitmeyen iş
Orta İtalya'nın Abruzzo bölgesindeki Fucine Gölü'nün doğal çıkışı yoktu; düzeyi her yıl oynuyor, çevresindeki ovayı bazen yutuyor bazen bırakıyordu. Suetonius'un listesine göre gölü boşaltmak Caesar'ın tasarıları arasındaydı. İşi üstlenen Claudius oldu.
Suetonius'un verdiği rakamlar şöyle: çıkış kanalı üç mil uzunluğundaydı, kısmen yarma kısmen dağ içinden tünel açılarak yapıldı, on bir yıl sürdü ve bu süre boyunca otuz bin kişi aralıksız çalıştı (İlahi Claudius, 20). Bugün ölçülen tünel uzunluğu 5,6 kilometre dolayında, yani Suetonius'un verdiği üç milden belirgin biçimde uzun; kaynak ile arazi arasındaki bu fark hâlâ tartışılıyor. Tünelin, 1871'de Alpler'in altındaki Fréjus demiryolu tüneli açılana dek dünyanın en uzun tüneli olarak kaldığı kabul ediliyor.
Açılış töreni, Roma'nın en tuhaf sahnelerinden biri. Tacitus'a göre (Yıllıklar, 12.56-57) Claudius gölün üzerinde büyük bir deniz gösterisi düzenledi; on dokuz bin kişi, üç ve dört sıra kürekli gemilerle karşı karşıya getirildi. Claudius komutan giysisiyle, Agrippina altın işlemeli pelerinle izledi. Suetonius da aynı günü anlatır; dövüşmeye zorlananların imparatora seslenişine verdiği tuhaf karşılığı ve gölün ortasından mekanik bir düzenekle yukarı çıkarılıp boru çalan gümüş Triton'u o aktarır (İlahi Claudius, 21).
Gösteriden sonra su salındı ve iş ortaya çıktı: Tacitus'un sözleriyle kanal yeterince derin kazılmamıştı. Taban derinleştirildi, ikinci bir tören düzenlendi — bu kez çıkışın yanında şölen vardı. Boşalan suyun basıncı yapının çevresini söküp götürdü; gürültü ve sarsıntı davetlileri paniğe sürükledi. Agrippina fırsatı kullanıp işin başındaki Narcissus'u para hırsıyla ve yolsuzlukla suçladı, o da karşılık verdi. Tünel yine de işe yaradı: gölün yüzeyi kalıcı biçimde küçüldü, sonraki imparatorlar döneminde toplama kanalları genişletildi.

Roma'dan sonra bakım durdu, tünel tıkandı ve göl yeniden doldu. İşi bitiren, 19. yüzyılda Prens Alessandro Torlonia'nın finanse ettiği girişim oldu: İsviçreli mühendis Jean François Mayor de Montricher'in yönettiği çalışmayla 1860'ların başında başlayan kazı, Roma tünelinin genişletilmesini de kapsadı ve göl 1870'lerin sonunda tümüyle kurutuldu. Boşalan taban İtalya'nın en verimli tarım ovalarından birine dönüştü. Yani Claudius'un işi yarım değil, yavaş bitti: on sekiz yüzyıl sonra.
Hiç başlanamayan: Avernus'tan Ostia'ya kanal
Nero'nun defterindeki en büyük tasarı Korint değildi. Suetonius'a göre (Nero, 31) Avernus Gölü'nden Ostia'ya kadar uzanan, yolculuğun gemiyle ama denize çıkmadan yapılmasını sağlayacak bir kanal planlanmıştı: uzunluğu yüz altmış mil, genişliği beş sıra kürekli gemilerin birbirini geçmesine yetecek kadar. Suetonius, bu işler için imparatorluğun her yerindeki tutukluların İtalya'ya getirilmesi ve en ağır cezaya çarptırılanların başka türlü değil bu işe koşularak cezalandırılması buyruğunun verildiğini yazar. Kanaldan bugün elle tutulur bir iz yok.
Germania'da yarım kalan kent
Toldinstone kanalında Garrett Ryan'ın yayımladığı aşağıdaki anlatım, Tiber ve Korint'in yanına üçüncü bir örnek koyuyor: Almanya'da Waldgirmes'te 1993'ten beri kazılan yerleşim. Kerestelerin yıllık halkalarından çıkan tarihe göre MÖ 4'ten önce kurulmuş; ızgara planlı sokakları, su kanalları, taş temelli yapıları ve iki apsisli bir bazilikası olan bir forumu var. Buluntular arasında yaklaşık iki yüz parçaya ayrılmış, altın yapraklı bronz bir atlı heykel bulunuyor — büyük olasılıkla Augustus. Heykelin at başı 2009'da ortaya çıktı ve bugün Bad Homburg'daki Saalburg müzesinde. Yerleşim MS 9'daki Teutoburg bozgununun ardından bırakıldı; eldeki izler, Romalıların geri dönüp burayı bilerek yıktığına işaret ediyor. Yani bir eyalet başkenti olacak yerin ömrü bir on yılı bulmadı.
Anadolu'da aynı iş bitirildi
Bu listeye Anadolu'dan bir karşı örnek düşüyor. Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Çevlik'te, antik Seleukeia Pieria'nın limanını korumak için dağ eteğine açılmış bir su yolu var: Vespasianus-Titus Tüneli. Dağdan inen suların limanı doldurmasını ve yerleşimi basmasını önlemek için yapıldı. Kazı Vespasianus döneminde başladı, oğlu Titus döneminde sürdü ve kayıtlara göre ancak Antoninus Pius döneminde tamamlandı. Yapı tek bir tünel değil; bent, yaklaşım kanalı, iki tünel bölümü, aradaki kısa kanal ve uzun bir boşaltma kanalından oluşan bir dizge.
İlk tünel bölümünün girişindeki kayaya Vespasianus ve Titus adları kazınmış; boşaltma bölümünde Antoninus'un adı geçiyor. Tünel 2014 Nisan'ında UNESCO'nun Dünya Mirası aday listesine kültürel varlık olarak eklendi. Fucine'de ve Korint'te tıkanan iş, burada üç imparator dönemine yayılarak da olsa bitirilmiş. Aradaki fark teknikten çok sürekliliğe benziyor: aynı işi aynı amaçla sürdüren bir yönetim zinciri.
Ne yapılabilirdi, ne yapılamadı
| Proje | Romalı girişimci | Durduran etken | Sonradan ne oldu |
|---|---|---|---|
| Tiber'in yatağının kaydırılması | Caesar (MÖ 45 tasarısı) | Caesar'ın ölümü | Yapılmadı; 19. yüzyıl set duvarları çözdü |
| Tiber kollarının yönünün değiştirilmesi | MS 15 görüşmeleri | Kentlerin ve inanç gerekçelerinin itirazı | Vazgeçildi |
| Korint Kıstağı kanalı | Nero (MS 67) | Nero'nun ölümü; kutsala saygısızlık inancı | 1881-1893'te açıldı |
| Fucine Gölü'nün boşaltılması | Claudius (MS 41-52) | Yetersiz kazı derinliği, bakımın kesilmesi | 19. yüzyılda tümüyle kurutuldu |
| Avernus-Ostia kanalı | Nero | Hiç yürümedi | İzi bulunamadı |
| Waldgirmes yerleşimi | Augustus dönemi | Teutoburg bozgunu | 1993'ten beri kazılıyor |

Açık kalan soru
Bu örneklerin ortak yanı şu: Romalılar tünel açmayı, kaya oymayı, su yönetmeyi biliyordu — Fucine tüneli on sekiz yüzyıl boyunca uzunluk rekorunu elinde tuttu. Eksik olan, bir insan ömründen uzun süren işi aynı kararlılıkla devralacak bir düzen ve zeminin gerçek davranışını ölçecek yöntemlerdi. Korint'te kazıyı bitiren 19. yüzyıl ekibi de aynı oynak kayayla boğuştu; aralarındaki fark, onların işi bırakma lüksü olmamasıydı.
Açık soru, kazıların kendisinde duruyor. Nero'nun Korint'te açtığı hendeklerin ne kadarının modern kanal kazısıyla yok edildiği, Avernus-Ostia hattında gerçekten kazma vurulup vurulmadığı ve Fucine çevresinde Roma dönemi bakım kanallarının ne kadarının toprak altında durduğu kesinleşmiş değil. Antik yazarların defteri, arazinin defterinden hâlâ daha ayrıntılı.
Fotoğraf: Bela Gerster (1850–1923), Public domain, Wikimedia Commons