Yazılı sohbetAna sohbet odası — üye olmadan da gir Sesli ve görüntülüKonuşarak sohbet et, istersen kameranı aç Canlı yayınlarYayındakileri izle

Adrasan batığından 6.511 sağlam tabak: onları kırılmaktan kil korudu

Antalya açıklarında 2.100 yıllık bir gemi enkazından ilk kazı döneminde 6.511 sağlam seramik kap çıktı. Kapları koruyan şey, ahşap sandıklarda aralarına sıvanan ham kildi.

Adrasan batığından 6.511 sağlam tabak: onları kırılmaktan kil korudu
Kültür 6 Ekim 2026 5 dk okuma 4 okunma

Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında, yüzeyin kırk metre altındaki yarı karanlıkta bir dalgıç elini kuma daldırdığında tek bir tabak değil, iç içe geçmiş bir tabak kulesi çıkıyor. Kuleyi iki bin yıl boyunca ayakta tutan şey ise seramiğin kendisi kadar ilgi çekici: kapların arasına, yüklendikleri gün biri ham kil sıvamış.

Akdeniz Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Araştırma Merkezi'nin Antalya Müzesi ile birlikte 2025'te başlattığı çalışmanın ilk döneminde bu kulelerden 6.511 sağlam seramik kap çıkarıldı. Tabak, kase, tepsi, balık tabağı, çerezlik küçük kaplar: 122 ayrı form ve boy. Yanlarında binlerce kırık parça daha var; onlar Kemer'deki üniversite laboratuvarında yeniden birleştirilmeyi bekliyor.

Sualtı arkeolojisinde asıl kıymetli olan tek tek güzel parçalar değil, bir arada duran bir yüktür. Karada bir yerleşimde seramik bulursanız elinizde yüzyıllara yayılmış bir atık birikimi olur. Bir gemi enkazında ise tek bir günün, tek bir yükleme listesinin donmuş hali vardır. Adrasan bu yüzden bir sofra takımı haberinden fazlası: MÖ 1. yüzyıl Akdenizi'nin ticaretine ait, neredeyse eksiksiz bir sipariş dosyası.

Kırılganı taşımanın iki bin yıllık çözümü

Kapların bu kadar büyük bölümünün sağlam kalması tesadüf değil. Akdeniz Üniversitesi ekibinin aktardığına göre tabaklar ahşap sandıkların içine iç içe geçirilerek dizilmiş, kapların arasına ise ham kil konmuş. Kil nemliyken boşluğu doldurur, kuruduğunda her kabın kendi eğrisine oturan bir yatak haline gelir. Yani her tabak kendi kalıbında yolculuk etmiş.

Bunun neden işe yaradığını anlamak için modern bir karşılaştırma yeterli: köpüklü ambalaj da aynı işi yapar, darbeyi tek noktada toplamak yerine yüzeye yayar. Gemi bir sığlığa çarpıp dibe oturduğunda yük kütle halinde savrulmamış, sandıkların içinde yerinde kalmış. Sandıkların ahşabı çürüyüp gittikten sonra bile kil, dizilimi korumuş.

Bu tabaklar neden "lüks" sayılıyor

Yükün tamamı tek bir seramik ailesinden geliyor: arkeologların Doğu Sigillatası A (Eastern Sigillata A) dediği grup. Adındaki "sigillata" Latince "damgalı" demek; grubun bazı kapları üreticisinin damgasını taşıdığı için bu ad yerleşmiş.

Levantine Ceramics Project'in tanımına göre Doğu Sigillatası A, açık pembemsi kahverengi, katkısız ve çok ince bir hamura sahip; üzeri kabın bir kaba daldırılmasıyla sürülen parlak kırmızı bir astarla kaplı. Kimi parçalarda, kap iki kez daldırıldığı için ortada koyu bir kuşak görülür. Üretimi MÖ 2. yüzyılın sonlarından MS 2. yüzyıla kadar sürmüş ve Doğu Akdeniz'in ilk seri üretim ince sofra kabı olmuş. Bugünkü Antakya çevresi, yani Hatay, bu üretimin merkezi kabul ediliyor.

"Seri üretim" burada ucuzluk anlamına gelmiyor. Tam tersine, kalıpla biçimlendirilmiş, tek tip ve her yerde tanınan bir ürün söz konusu; bugünkü anlamıyla markalı bir sofra takımı. Kıbrıs'tan Mısır'a, Yunanistan'dan Levant kıyılarına kadar geniş bir alanda bulunması da bunu gösteriyor.

Cicero mektupta aynı kapları ısmarlamıştı

Adrasan yükünü merak uyandıran yapan bir ayrıntı daha var. Romalı hatip Cicero, MÖ 50 yılında Laodikeia'dan dostu Atticus'a yazdığı mektupta (Atticus'a Mektuplar 6.1.13) "Rhosus kaplarını ısmarladım" diye yazar; Latince ifadesiyle rhosica vasa mandavi. Ardından da dostuyla dalga geçer: bu kapları ne yapacaksın, diye sorar.

Rhosus, bugünkü Hatay'daki Arsuz. Adrasan'daki kapların da Rhosus üretimiyle ilişkilendirilmesi, mektupla batığı aynı dünyanın iki ucu haline getiriyor: biri siparişin yazılı kaydı, diğeri yola çıkmış malın kendisi.

Burada ihtiyatlı olmak gerekiyor. Cicero'nun kastettiği rhosica vasanın tam olarak hangi ürün olduğu arkeologlar arasında hâlâ tartışmalı; kimi araştırmacılar bunun Doğu Sigillatası A olduğunu savunurken, kimi Tarsus bölgesinin kurşun sırlı seramiğini işaret ediyor. Yani "Cicero'nun ısmarladığı tabaklar bulundu" demek için elde kesin bir kanıt yok; elde olan, aynı adı taşıyan bir üretim bölgesi ve aynı yüzyıla ait bir yük.

Elli metrede kazı yapmak ne demek

Enkaz, 2023'te Journal of Maritime Archaeology dergisinde yayımlanan incelemede 38-46 metre aralığında tarif edilmişti; kazı sırasında bildirilen derinlik 42-55 metre. Bu, dalgıç için kritik bir eşik. Bu derinlikte bir dalgıcın dipte kalabileceği süre dakikalarla ölçülür ve çıkışta uzun beklemeler gerekir. Dolayısıyla sualtı kazısı, karadaki bir kazının aksine, dipte geçirilen her dakikanın önceden planlandığı bir iştir: ızgara kurulur, çamur emici hortumla temizlenir, buluntu yerinde ölçülüp fotoğraflanır, sonra kaldırılır. Ekip bu çalışmada sualtı robotlarından da yararlanıyor.

Yunanistan'ın Alonnisos açıklarındaki antik enkazda çalışan dalgıç arkeologlar; iki metrelik ip ızgara ve çamur emici hortum görülüyor
Yunanistan'ın Alonnisos açıklarındaki antik enkazda çalışan dalgıç arkeologlar; iki metrelik ip ızgara ve çamur emici hortum görülüyor — Elpida Hadjidaki, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Yük nereye gidiyordu

Geminin ambarında yalnız sofra kabı yoktu. Yükte Ege adalarının üretimi olan amforalar da bulundu; bu da geminin yol boyunca birden fazla limana uğradığına işaret ediyor. Ayrıca Antakya darbı, MÖ 1. yüzyıla ait sikkeler ele geçti ve enkazın tarihini yüzyılın ortasına çekti.

Ortaya çıkan tablo şu: Hatay kıyısından yüklenen seramik, Ege üzerinden batıya, büyük olasılıkla İtalya'ya doğru taşınıyordu. Adrasan ise bu hattın üzerinde, Anadolu'nun güney kıyısını dolaşan geminin uğrak noktalarından biriydi. Antalya kıyısının o dönemde Antakya ile Ege arasındaki trafiğin tam ortasında olduğunu gösteriyor.

YerAdrasan açıkları, Kumluca, Antalya
Derinlik42-55 m (2023 yayınında 38-46 m)
TarihMÖ 1. yüzyıl ortası (Antakya sikkeleriyle)
Sağlam kap6.511 (ilk kazı dönemi)
Form sayısı122
Seramik grubuDoğu Sigillatası A
Üretim bölgesiRhosus / Arsuz, Hatay
KazıAkdeniz Üniversitesi ve Antalya Müzesi, 2025'ten beri

Tablodaki veriler Akdeniz Üniversitesi'nin açıklamaları ile Hakan Öniz ve Emre Okan'ın 2023 tarihli makalesine dayanıyor.

Sırada ne var

Çıkarılan kaplar Antalya Müzesi'ne taşınıyor, kırık parçalar laboratuvarda birleştirilmeye çalışılıyor. Asıl merak edilenler ise henüz dipte: geminin gövdesinden ne kaldı, sandıkların ahşabından örnek alınabilecek mi, yükün tamamı kaç parçaydı?

Bir de şu soru duruyor. Eğer kilin içinden ya da sandık kalıntılarından çıkacak bir damga, bir yazı veya bir isim bulunursa, iki bin yıl önce Hatay'da bu tabakları kalıplayan atölyenin adını da öğrenmiş olacağız. Cicero'nun mektupta geçiştirdiği o kapların kimin elinden çıktığı, bugüne kadar yalnız bir tahmindi.

Fotoğraf: Sfsheath, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.