Kültür

Dürer'in 1525 tasarımı: Tepesinde sırtından vurulmuş bir köylü taşıyan zafer sütunu

Albrecht Dürer 1525'te bir geometri kitabına, ezilen köylüler için bir zafer sütunu çizdi: bağlı inekler, peynir sepetleri, yabalar ve en tepede sırtına kılıç saplanmış kederli bir köylü. Alay mı, ağıt mı?

27 Ekim 20266 dk okuma
Dürer'in 1525 tasarımı: Tepesinde sırtından vurulmuş bir köylü taşıyan zafer sütunu

Bir sütun düşünün: dört köşesinde ayakları bağlanmış inekler, koyunlar ve domuzlar yatıyor. Üstünde peynir, tereyağı, yumurta, soğan dolu sepetler; onun üstünde bir yulaf sandığı, ters çevrilmiş bir kazan, bir yayık, bir süt testisi, çevresine kürek, çapa, yaba ve harman sopası bağlanmış bir demet ekin, bir tavuk kafesi. En tepede, bir iç yağı küpünün üzerinde başını eline dayamış bir köylü oturuyor. Sırtından bir kılıç girmiş, kabzası omzunun üstünden görünüyor.

Bu tuhaf yapı hiçbir zaman dikilmedi; dikilmesi için de çizilmedi. Albrecht Dürer onu 1525'te Nürnberg'de yayımlanan Underweysung der Messung (Ölçme Üzerine Talimat) adlı kitabına, sütun ve anıt oranlarını anlatan bölümün örneklerinden biri olarak koydu. Aynı yılın baharında Almanya'nın güneyinde ve ortasında köylüler, beylerine ve manastırlara karşı ayaklanmış, birkaç hafta içinde ezilmişti. Dürer'in tasarımı bu yüzden beş yüz yıldır aynı soruyu sorduruyor: Bu, galiplerin köylülerle alay eden bir zafer anıtı mı, yoksa yenilenlerin ardından çizilmiş bir yas anıtı mı?

Bir geometri kitabının içinde

Underweysung der Messung, Dürer'in ölümünden üç yıl önce yayımlanan bir uygulamalı geometri kitabı. Teksas'taki Bridwell Kütüphanesi'nin sergi metnine göre kitap çizgi geometrisini, düzlem şekilleri, cisimleri, perspektif çizim yöntemlerini ve ölçmenin mimarlıkta, mühendislikte ve süslemede nasıl kullanılacağını anlatıyor. Kitabın en tanınan sayfalarından biri, bir ressamın ip ve çerçeve yardımıyla bir udu perspektife uygun çizdiği gravür.

Anıtlar bu "uygulama" kısmında karşımıza çıkıyor. Dürer okura bir sütunu nasıl oranlayacağını anlatırken düz bir tarif vermekle yetinmiyor; birkaç hayalî anıt kuruyor ve her birinin ölçüsünü "Schuh" (ayak) birimiyle tek tek yazıyor. Köylü sütunu bu dizide 16 numaralı çizim.

Dürer'in kuralı: zafer sütunu yenilenin eşyasından yapılır

Tasarımı anlamanın anahtarı, hemen önceki sayfada duruyor. Dürer 15 numaralı sütunu şu gerekçeyle açıyor: Bir meydan muharebesi kazanıldığında, düşmanın yenildiği yere çoğu zaman bir anma sütunu dikilir; yenilenler güçlü kimselerse, sütun onlardan ele geçirilen donanımdan yapılabilir. Ardından gelen örnek buna uygun: köşelerde top gülleleri, ortada bir havan, onun üzerinde uzun bir top, topun ağzına geçirilmiş bir çan ve sırt sırta dizilmiş dört zırh.

Köylü sütunu aynı kalıbı birebir izliyor. Dürer bu kez şöyle başlıyor: "Ayaklanan köylüleri yendiği için bir zafer anıtı dikmek isteyen, aşağıda öğreteceğim gibi şu malzemeyi kullanabilir." Ve köşelere top güllesi yerine bağlı hayvanları, zırhlar yerine süt testisini, yabayı, ekin demetini koyuyor. Mantık aynı, yalnız yenilenin elinden alınabilecek "donanım" değişmiş: Köylünün ganimeti, köylünün kendi geçimi.

Kitaptaki metinden okunan bazı ölçüler şöyle:

ParçaDürer'in verdiği ölçü (Schuh)
En alttaki kare taban levhasıKenarı 20, yüksekliği 1
Hayvanların çevrelediği kare taşKenarı 10, yüksekliği 4
Üstteki ikinci kare taşKenarı 7, yüksekliği 1
Yulaf sandığıYüksekliği 4
Ters çevrilmiş kazanGenişliği 3,5
YayıkYüksekliği 3
Süt testisiYüksekliği 2,5
Aletlerin bağlandığı ekin demetiYüksekliği 5

Tablodaki değerler, Dresden'deki SLUB kütüphanesine ait nüshanın Wikimedia Commons'taki taramasından, Dürer'in özgün Almancasından okundu. Dürer peynir ve sebze sepetleri için "ya da aklına ne gelirse" diye ekliyor; yani okura listeyi kendi bildiği köy hayatıyla doldurma payı bırakıyor.

Dürer'in köylü sütunu için çizdiği taban: köşelerde bağlı inekler, koyunlar ve domuzlar, üst taşta peynir ve yumurta sepetleri
Dürer'in köylü sütunu için çizdiği taban: köşelerde bağlı inekler, koyunlar ve domuzlar, üst taşta peynir ve yumurta sepetleri — Albrecht Dürer, Public domain (Wikimedia Commons)

1525 baharı: Kısa süren bir ayaklanma

Köylü Ayaklanması 1524'te güneybatı Almanya'da başladı, 1525 baharında Kutsal Roma İmparatorluğu'nun geniş bir bölümüne yayıldı. Köylülerin talepleri Mart 1525'te Memmingen'de kaleme alınan On İki Madde'de toplanmıştı: Köy cemaatinin papazını kendisinin seçmesi, serfliğin kaldırılması, ortak otlak ve ormanlara, avlanma ve balık tutma haklarına yeniden erişim gibi.

Public Domain Review'da bu tasarımı tanıtan Thom Sliwowski, ayaklanmayı "Fransız Devrimi'ne kadar Avrupa kıtasındaki en büyük halk hareketi" diye niteliyor ve köylülerin onlarca yıldır artan vergilere, daralan ortak alanlara karşı Reform'un yarattığı havadan güç aldığını yazıyor. Karşılık sert oldu. Katolik ve Lutherci beyler aynı safta buluştu; köylü birlikleri 15 Mayıs 1525'te Frankenhausen'da dağıtıldı. Ayaklanmanın en radikal vaizi Thomas Müntzer kaçarken yakalandı ve 27 Mayıs'ta Mühlhausen surlarının dışında idam edildi. İngilizce Vikipedi'nin aktardığı tahmine göre ayaklanmaya katılan yaklaşık 300 bin kişiden 100 binden fazlası hayatını kaybetti. Martin Luther de aynı ay köylülere karşı çok sert bir risale yayımlamıştı.

Dürer'in kitabı da bu yılın ürünü. Kitabın tahta kalıplarını oyan ve basan Hieronymus Andreae'nin, ayaklanmaya sempati duyduğu, belki de içinde yer aldığı için 1525'te kısa bir süre hapsedildiği biliniyor.

Alay mı, yas mı?

Tasarımı zafer anıtı olarak okuyanların elinde güçlü bir dayanak var: Dürer'in kendi cümlesi. Nürnberg Müzeleri'nin yöneticisi Thomas Eser, Evangelisches Sonntagsblatt'a yaptığı değerlendirmede sütunun yenilen köylüleri esirgemek için değil, onların öldürülmesini kutlamak için tasarlandığını, hatta onlarla alay ettiğini savunuyor. Sliwowski de sanat tarihçisi Erwin Panofsky'nin Dürer'i Luther'in ateşli bir destekçisi olarak tanımladığını hatırlatıyor.

Öte yandan çizimin kendisi bu okumayla kolay uzlaşmıyor. Dürer tepedeki figürü tarif ederken "traurig" sözcüğünün eski biçimini kullanıyor: kılıçla delinmiş, kederli bir köylü. Figürün duruşu, dönemin sanatında sık görülen "dinlenen İsa" tasvirlerine benziyor; Alman tarihine ait belgeleri derleyen GHDI arşivi de bu benzerliğe dikkat çekiyor. Mühlhausen Müzeleri'nin yöneticisi Susanne Kimmig-Völkner aynı benzerlikten yola çıkarak tasarımın bir parodi olamayacağını düşünüyor. Sırttan saplanan kılıç da ayrıca okunabilir bir ayrıntı: Köylü cepheden değil, arkadan vurulmuş.

Sliwowski, figürdeki boyun eğmiş acının "sütunun kutlayacağı her türlü zaferin altını oyduğunu" yazıyor, ama tek bir anlam yüklemenin zor olduğunu da ekliyor. Yazıda anılan sanat tarihçisi Elizabeth Petcu'ya göre Dürer'in ölçme kitabı, farkında olmadan ayaklanmayı ateşleyen sorulara benzer bir soru soruyor: Emeğin, verginin ya da düpedüz fiziksel ağırlığın yükünü kim ya da ne taşıyor, ve ne kadarını taşımalı? Edebiyat tarihçisi Stephen Greenblatt ise eserin, ait olduğu anıt türünün kurallarını kendi içinden çürüttüğünü savunuyor.

Dürer'in kendisi ipucu vermekten kaçınıyor. Köylü sütununun ardından bir de ayyaş için mezar anıtı tarif ediyor: Bir bira fıçısı, üstünde bir oyun tahtası, ters kapanmış iki çanak, bir bira testisi, ters bir bira bardağı ve en üstte ekmek, peynir, tereyağı dolu bir sepet. Ardından bunları ve öteki sütunları von abenteuer wegen, yani kabaca "merak olsun diye, eğlencesine" çizdiğini not ediyor. Sonntagsblatt'ın hatırlattığı gibi sözcük o dönemde hem "eğlence" hem de "vakit geçirme" anlamına gelebiliyordu.

Sliwowski'nin ifadesiyle, belli bir kentte, belli bir hamiyle ve bir törenle dünyadaki yerini hiç bulmamış olan bu anıt, "bir rüya imgesinin bütün yorum belirsizliğini" koruyor.

Beş yüz yıl sonra bronzdan

Dürer'in kâğıt üzerinde bıraktığı sütun 2025'te, ayaklanmanın 500. yılında gerçeğe dönüştü. Thüringen'deki Mühlhausen kenti, Müntzer'in vaaz verdiği ve idam edildiği şehir, Kyffhäuser bölgesinden heykeltıraş Timm Kregel'in yaptığı yaklaşık yedi metrelik bronz sütunu 5 Nisan 2025'te Kornmarkt meydanında açtı. Sütun, Thüringen'in "freiheyt 1525" adlı eyalet sergisi vesilesiyle, kentin ve bağışçıların desteğiyle döküldü.

Dürer'in tasarımından dökülen yedi metrelik bronz köylü sütunu, Mühlhausen'ın Kornmarkt meydanında
Dürer'in tasarımından dökülen yedi metrelik bronz köylü sütunu, Mühlhausen'ın Kornmarkt meydanında — Karlderkahle, CC BY 4.0 (Wikimedia Commons)

Tasarım çağdaş sanatçıları da kışkırtmaya devam ediyor. Alman sanatçı Andreas Siekmann, "After Dürer" (Dürer'den Sonra) adlı yerleştirmesini 2019'da Graz'daki steirischer herbst festivalinde gösterdi, 2025'te Halle'deki Moritzburg'un avlusuna taşıdı. Siekmann'ın versiyonunda sütun yere devrilmiş, parçalarına ayrılmış; köylü figürü ise onu yerden kaldırmaya çalışan ama başaramayan bir kargo dronuna asılı duruyor. Dürer'in hayvanlarının yerini konserve yığınları, bakır tel sarılmış bir kablo makarası ve atılmış bir oyun salonu pençe makinesi almış.

Böylece Dürer'in sorusu 500. yılda iki ayrı yerde iki ayrı cevapla karşılandı: Mühlhausen'da sütun dimdik ve köylü kederle oturuyor, Siekmann'da sütun yerle bir ve köylü havada asılı. Dürer'in kendi metni ise hâlâ iki yöne de çekilebiliyor. Tasarımın bu kadar uzun yaşamasının nedeni belki de bu: Ona bakan her kuşak, en tepedeki o kederli adama kendi sorusunu soruyor.

Fotoğraf: Albrecht Dürer, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul12°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiHangi takımın taraftarı olmalıydın?Tuttuğun takımı sen seçmedin, biliyoruz. Peki karakterine göre seçseydin ne çıkardı?
Günün burcuAkrepSevgili Akrep, bugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz ışık saçıyor. Aşk hayatınızda,…

Günün sorusu

Michael Schumacher kaç kez Formula 1 dünya şampiyonu oldu?

Haftanın düellosu

Bu bölümde

Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →