Güçlü El Niño karbondioksit artışını hızlandırabilir
Dünya Meteoroloji Örgütü, yaşanmış en güçlü El Niño'nun karbondioksit düzeylerinde yeni bir sıçrama için zemin hazırladığı uyarısını yapıyor.

Atmosferdeki karbondioksit düzeyinin 2026 boyunca belirgin biçimde yükselmesi bekleniyor. Yeni bir rapora göre bunun başlıca nedeni, şu anda gelişen ve güçlü seyreden El Niño. Doğal sistemlerin fosil yakıt emisyonlarını dengeleme kapasitesi bu dönemlerde zayıflıyor, üstüne kendi salımları da ekleniyor.
El Niño karbon dengesini nasıl bozuyor?
El Niño sırasında doğu Pasifik'te ılık sular birikiyor. Bu durum dünya genelinde havayı ısıtıyor, bazı bölgelerde daha yoğun yağış getirirken bazı bölgelerde kuraklığı artırıyor. Aşırı sıcak ve kuraklığın yaşandığı yerlerde bitkiler havadaki karbondioksiti daha az çekiyor, topraklar ise atmosfere daha fazla karbon bırakıyor.
Daha sıcak ve kurak koşullar orman yangınlarını da körüklüyor. Sulak alanlar ile tundra bozuluyor ve ısıyı hapseden gazlar yeniden havaya karışıyor. Isınan okyanuslar da karbondioksiti daha az emiyor. Yani karbon yutaklarının birçok halkası aynı anda zayıflıyor.
İnsan kaynaklı karbondioksitin yaklaşık yarısı her yıl doğal sistemlerce emiliyor. El Niño dönemlerinde ise bu sistemler fosil yakıt emisyonlarını daha az dengeliyor, üstelik kendi emisyonlarını da artırıyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü ne diyor?
Örgütün verilerine göre karbondioksit derişimleri 2025'te rekor düzeye çıktı. Ancak artış, gezegenin El Niño'nun ortasında olduğu 2024'tekinden daha azdı. Bu karşılaştırma, doğal iklim döngüsünün yıllık artış hızını ne kadar etkileyebildiğini gösteriyor.
Şimdi başlayan El Niño'nun yaşanmış en güçlü olaylardan biri olması bekleniyor. Örgütün genel sekreter yardımcısı Ko Barrett'a göre bu durum karbondioksit düzeylerinde yeni bir sıçrama için zemin hazırlıyor.
Modellerde eksik halka
Uzmanlar, fosil yakıt emisyonları, ısınma ve doğal sistemlerin çözülmesi arasındaki etkileşimi öngörmenin zor olduğunu belirtiyor. Yanan ormanlardan, çözülen tundradan ve fermente olan sulak alanlardan çıkan emisyonlar, iklim müzakerelerine yön veren en etkili modellerin büyük bölümünde yer almıyor. Dünyanın çeşitli yerlerindeki bilim insanları bu boşlukları doldurmak için çalışıyor.
Neden önemli?
Karbondioksit uzun yıllar atmosferde kalan bir gaz. Bu yüzden kısa süreli bir sıçrama bile birikimi artırıyor ve ısınmanın temel zeminini güçlendiriyor. El Niño geçici bir olay olsa da yarattığı ek salım, kalıcı etkiler bırakabiliyor.
Bir başka sorun, iklim politikalarının dayandığı hesapların doğruluğu. Modeller doğanın kendi salımlarını yeterince hesaba katmazsa, karbon bütçeleri ve emisyon azaltım hedefleri gerçekte olduğundan daha rahat görünebilir. Doğal yutakların zayıfladığı bir dönemde aynı miktardaki insan kaynaklı emisyon, atmosferde daha büyük bir artışa yol açabilir.
Bu nedenle uzmanlar iki şeye dikkat çekiyor. Birincisi, fosil yakıt kullanımını azaltmanın aciliyeti. İkincisi, ormanların, sulak alanların ve donmuş toprakların korunması, çünkü bu ekosistemler hem karbon deposu hem de ısındıklarında potansiyel bir salım kaynağı.
Türkiye açısından
El Niño'nun etkileri bölgeden bölgeye değişiyor ve Türkiye'deki yansıması Pasifik kıyısındaki ülkeler kadar doğrudan değil. Yine de karbondioksit birikimi küresel bir olgu. Atmosfere salınan gaz hiçbir ülkenin sınırında durmuyor ve ısınmanın sonuçları Akdeniz havzasındaki ülkeler gibi Türkiye'de de kuraklık, sıcak hava dalgaları ve orman yangını riskleriyle hissediliyor.
Bu nedenle sıcak ve kurak dönemlerde karbonun toprak ile bitki örtüsünden daha fazla salındığı bulgusu, yangın yönetimi, orman koruma ve sulak alanların sürdürülebilirliği açısından da önem taşıyor. Ülkelerin ulusal emisyon envanterlerini ve iklim hedeflerini hazırlarken doğal sistemlerin davranışını daha dikkatli izlemesi gerekebilir.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/guclu-el-nio-karbondioksit-artisini-hizlandirabilir.html — Yazdırma tarihi:




















