Jane Austen'ın Dans Ettiği Salonun Bir Metre Altından Roma Bath'ı Çıktı
Bath Assembly Rooms'un döşemesi onarım için söküldü ve bir metre altından ikinci-üçüncü yüzyıla ait Roma hendekleri, üç sikke ve bir askerî miğfer parçası çıktı. Roma Bath'ı sanılandan geniş.
Bath'ın Alfred Caddesi'ndeki balo salonunda tavandan kristal avizeler sarkar. John Wood the Younger'ın tasarladığı ve 1771'de büyük bir baloyla açılan bu salon, 18. yüzyıl İngiltere'sinin en tanınan buluşma mekânıydı; National Trust'ın anlatımına göre insanlar burada balolara katılır, konser dinler, çay içer ve kumar oynardı. Jane Austen 1801'de Bath'a taşındığında da aynı döşemenin üstünde dans edildi. Bu yıl o döşeme onarım için söküldüğünde, ayak seslerinin bir metre altında bambaşka bir kent göründü.
National Trust'a ait Bath Assembly Rooms'ta 20 milyon sterlinlik yenileme için yürütülen kazıyı üstlenen Wessex Archaeology, 23 Eylül 2026'da binanın zemininin altında bir Roma hendek ağı bulunduğunu duyurdu. Hendekler ikinci-üçüncü yüzyıla tarihleniyor; içlerinden seramik, cam kaplar, sikkeler, hayvan kemiği, çatı kiremidi ve bir Roma askerî miğferinin parçası çıktı.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Bunun önemi, Bath'ın arkeolojik haritasında duran bir boşluktan geliyor. Kent Roma hamamlarıyla dünyaca ünlü, ama Roma yerleşiminin bilinen sınırı büyük ölçüde hamam ve tapınak çevresiyle, kuzeyde Northgate Caddesi'nden Walcot'a uzanan Fosse Way hattıyla çizilmişti. Wessex Archaeology'nin açıklamasına göre yeni buluntular bu tabloyu batıya doğru genişletiyor: Georgian dönemin ünlü sokaklarının altında, arkeolojik olarak hiç incelenmemiş bir Roma kenti duruyor olabilir.
Tek bir hendekten çıkanlar
Wessex Archaeology'nin listesine göre yalnızca bir hendekten toplanan malzeme şöyle:
| Roma seramiği | 60'a yakın parça |
|---|---|
| Cam kaplar | Var |
| Hayvan kemiği | Var |
| Çatı kiremidi | Var |
| Sikke | Üç Roma sikkesi |
| Kireç taşı tessera | Bir adet |
| Tarihlendirme | İkinci - üçüncü yüzyıl |
Listedeki en küçük parça belki de en çok şey söyleyeni. Tessera, mozaik döşemeyi oluşturan santimetrelik taş küpçüklerden biridir; bir mozaik, binlerce tesseranın yan yana dizilmesiyle yapılır. Wessex Archaeology bu tek küpçüğün bir zamanlar bir mozaik zeminin parçası olabileceğini söylüyor. Öyleyse burada derme çatma bir baraka değil, döşemesine para harcanmış bir yapı vardı. Ama kurum bunu bir olasılık olarak veriyor: mozaiğin kendisi bulunmuş değil.
Bir miğfer parçası neyi anlatıyor
Buluntular arasında en dikkat çekeni bir Roma askerî miğferinin parçası. Wessex Archaeology'ye göre bu parça, kentin ve ondan ışın gibi dağılan Roma yollarının yapımında ordu mensuplarının görev aldığına dair bir kanıt daha; bu kişilerin bir bölümü büyük olasılıkla emeklilik yıllarını kentin yakınındaki ve çevredeki kırsaldaki villalarda geçirmişti.
Ne var ki kazıda görev alan arkeolog Marek Lewcun'un çizdiği tablo askerî değil, sivil. Lewcun, The Guardian'a yaptığı değerlendirmede buluntuların bugün modern bir banliyöde karşılaşacağınız türden sıradan insanlara işaret ettiğini söyledi: çömlek, ekmek gibi temel malları satan küçük dükkân sahiplerine. Aynı gazeteye "Bilgimizde bir boşluk vardı, bu da eksik halkayı doldurmaya yardım ediyor" dedi.
Lewcun, Wessex Archaeology'nin kendi duyurusunda ise şunu söyledi: "Daha önce Roma Bath'ının bölümlerini açığa çıkarmış ve Roma yerleşiminin alanını parça parça birleştirmiş biri olarak, Bath Assembly Rooms'un altında Roma etkinliğine dair kanıt bulmak heyecan vericiydi."
Neden tam da bu binanın altında korundu
İşin şaşırtıcı yanı, kalıntıların 18. yüzyıl inşaatından sağ çıkmış olması. Wessex Archaeology'nin aktardığına göre salonun yapımcıları derin temel kazmamıştı: zeminde kalın bir kil tabakası vardı ve bu kilin yapıyı taşıyacak kadar sağlam olduğunu biliyorlardı. Böylece Roma hendekleri Georgian temellerin hemen altında el değmeden kaldı. Arkeologlar bu kez yalnızca bir metre inerek onlara ulaştı.
Lewcun bu fırsatı BBC'ye "Bir Georgian binasının altındaki zemini keşfetme şansını her gün bulamazsınız" sözleriyle anlattı. Aynı yayında bulgunun sınırını da çizdi: "Burada Roma döneminde tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz." Hendeklerin sınır çizgisi mi yoksa su tahliyesi için mi açıldığı, ne kadar geniş ve derin oldukları kurumun açıklamasında yer almıyor. Üç sikkenin hangi imparator dönemine ait olduğu da duyurulmadı.
National Trust'ın Bath Assembly Rooms proje küratörü Tatjana LeBoff buluntuların anlamını şöyle özetledi: "Bath için önemli bir keşif ve Georgian binamızın altında Roma kalıntıları bulmak çok güzel." LeBoff, BBC'ye ise kapının nereye açıldığını söyledi: "Bath'ın yalnızca bugün yerin üstünde gördüğümüz Roma Bath'ı olmayabileceği, daha geniş bir alana yayılmış olabileceği ihtimalini açtı."
46 derecelik suyun kurduğu kent: Aquae Sulis
Buluntuların neden bu kadar ilgi çektiğini anlamak için Bath'ın nasıl var olduğunu bilmek gerekiyor. Kentin altında, Britanya'nın resmen sıcak sayılan tek kaynağı var. Yağmur suyu kireç taşı katmanlarından 2.700 ila 4.300 metre derine sızıyor, yerin ısısıyla ısınıp yüzeye 46 derecede dönüyor. Günde 1.170.000 litre su böyle çıkıyor: bir kentin kurulmasına yetecek kadar güçlü bir termal motor.

Romalılar Britanya'ya MS 43'te geldi ve bu kaynağın başına bir tapınak-hamam yapısı kurdu. Tapınak MS 60-70 yıllarında inşa edildi; hamam bölümleri sonraki üç yüzyıl boyunca kademe kademe büyüdü. Kaynağın Kelt tanrıçası Sulis, Romalılar tarafından kendi tanrıçaları Minerva ile özdeşleştirildi; kentin adı bu yüzden Aquae Sulis, yani "Sulis'in Suları" oldu. The Guardian'ın aktardığına göre yerleşimin kuruluşu, Boudica ayaklanmasının bastırıldığı MS 60-61 sonrasına denk geliyor.
Aquae Sulis bir şifa ve ziyaret merkeziydi. Kutsal kaynaktan bugüne dek kurşun levhalara kazınmış yaklaşık 130 mesaj çıkarıldı; çoğu Latince, biri nadir bir Brythonic örneği. Bunlar tanrıçadan bir haksızlığın giderilmesini isteyen yazılardı: Romalı bir ziyaretçinin kaybolan eşyasını ya da bozulan sözünü suya emanet etmesi. Kentin surla çevrili alanı yaklaşık 9,3 hektardı ve surlar büyük olasılıkla üçüncü yüzyılda örülmüştü. Roma yönetimi Britanya'da MS 410 dolaylarında sona erdi.
Bu çerçeve, yeni buluntuları yerine oturtuyor. Balo salonunun altındaki hendekler surların dışında, kentin çeperinde kalıyor. Aquae Sulis'in bilinen yüzü tapınak ve hamam; bu buluntular ise onun hiç görülmemiş banliyösünden geliyor. Üstelik tarihleri, surların örüldüğü dönemle aynı yüzyıllara düşüyor.
Austen'ın salonu
Üstteki kat da kendi başına bir tarih. Bath Assembly Rooms 1769-1771 arasında John Wood the Younger'ın tasarımıyla yapıldı ve 1771'de büyük bir baloyla açıldı. Jane Austen 1801'de ailesiyle Bath'a taşındı ve kentte yaklaşık beş yıl yaşadı. National Trust'ın ifadesiyle Austen, Bath'ta yaşadığı yıllarda Assembly Rooms'a gitti ve iki romanında salonda geçen sahneler var: Northanger Abbey ile Persuasion.

Austen'ın döneminde kentte iki ayrı toplanma binası vardı: bugüne ulaşan ve "Üst Salonlar" diye anılan bu yapı ile artık var olmayan "Alt Salonlar". Bina 1942'de ağır hasar gördü, içi harap oldu; Sir Albert Richardson'ın yürüttüğü onarım 1963'te tamamlandı. Yapı bugün National Trust'ın mülkiyetinde.
Sırada ne var
Wessex Archaeology açıklamasının en kışkırtıcı cümlesini sona saklıyor: benzer kalıntıların komşu Georgian sokakların ve yapıların altında da korunmuş olması muhtemel, üstelik bu alanlar bugüne dek arkeolojik olarak hiç incelenmedi. Lewcun'un deyişiyle komşu sokakları ve yapıları kapsayacak gelecekteki çalışmalar daha fazlasını gösterecek. Bath için tuhaf bir denklem bu: Georgian kent ne kadar iyi korunursa, altındaki Roma kenti o kadar erişilmez kalıyor. Kürek ancak bir onarım iskelesi kurulunca inebiliyor.
Kısa vadede plan belli. I. derece korumalı bina, 20 milyon sterlinlik yenilemenin ardından 2027'de yeni bir ziyaret merkezi olarak açılacak ve BBC'nin aktardığına göre buluntular açılışta binada geçici olarak sergilenecek. LeBoff aynı yayında, buluntular gün ışığına çıktıkça sahadaki "havanın değiştiğini" söylüyor ve ekliyor: "İnsan kentin içinde yürürken ayaklarının altında gizli tarih katmanlarını merak ediyor."
Geriye şu soru kalıyor: Bath'ın turist rehberlerinde anlatılan Roma kenti, gerçek Aquae Sulis'in ne kadarı? Şimdilik kesin olan tek şey, yanıtın çok derinde olmadığı. Bir metre aşağıda, birinin döşemeyi kaldırmasını bekliyor.
Fotoğraf: Glitzy queen00, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons