TÜİK Raporu: Türkiye'de Yapay Zekâ Kullanımı Bir Yılda İki Katına Çıktı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2026 verilerine göre, bireylerin ve girişimlerin yapay zekâ kullanım oranı bir yılda ikiye katlanarak önemli bir yükseliş gösterdi.
ChatGPT, Gemini, Claude gibi üretken yapay zekâ araçları, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de hızla yayılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından "Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması" ve "Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması" kapsamında yayımlanan 2026 verileri, bu teknolojilerin hem bireysel hem de kurumsal alanda kullanımının çarpıcı bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
2026 yılında üretken yapay zekâ kullanan bireylerin oranı %37,6’ya ulaştı. Bu oran, bir önceki yıl %19,2 olan seviyeden neredeyse iki katına çıkarak, sadece bir yıl içinde %18,4'lük bir artışa işaret ediyor. Benzer bir yükseliş, girişimlerde de gözlemlendi; yapay zekâ teknolojilerinden yararlanan girişimlerin oranı %7,5’ten %14’e yükseldi. 2021’de sadece %2,7 olan bu oran, dört yılda beş katına çıkarak sektördeki dijital dönüşümün ivmesini gösteriyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Yaş grupları arasında ise belirgin bir fark bulunuyor. 16‑24 yaş grubunda üretken yapay zekâ kullananların oranı %64,9 iken, 25‑34 yaşta bu oran %55,7, 35‑44 yaşta %38,1, 45‑54 yaşta %20,6, 55‑64 yaşta %10,6 ve 65‑74 yaşta sadece %5,1 olarak ölçülmüş. Eğitim seviyesi de kullanımda etkili; yükseköğretim mezunları %62,7, lise/meslek lisesi mezunları %45,4, ilköğretim/ortaokul mezunları %35,5 ve ilkokul mezunları %8,5 oranında yapay zekâdan faydalanıyor. Cinsiyet farkı ise çok sınırlı; kadınların %38,1’i, erkeklerin %37,2’si üretken yapay zekâ kullandığını belirtti.
Yapay zekâ kullanımının amaçları da detaylı bir şekilde ortaya konuldu. Kullanıcıların %86,4’ü bu teknolojileri özel amaçlarla, %37,3’ü mesleki, %32,6’sı ise örgün eğitim amacıyla kullanıyor. Kullanım dışı kalanların %63,3’ü ihtiyacın olmadığını, %18,7’si nasıl kullanılacağını bilmediğini, %12,4’ü ise varlığından habersiz olduğunu belirtti. Gizlilik, güvenlik ve emniyet endişeleri ise %5,5’lik bir kesimi etkiliyor.
Sektörel dağılıma bakıldığında, yapay zekâ en yoğun olarak bilişimle bağlantılı faaliyetlerde kullanılıyor. Telekomünikasyon, programlama ve bilişim hizmetlerinde %63,7 oranla öne çıkan girişimler, ardından yayımcılık, radyo‑TV ve içerik faaliyetlerinde %57,1, bilgisayar‑iletişim onarımında %32,4 oranla geliyor. Girişimlerin %51’i yapay zekâyı pazarlama ve satışta, %46,3’ü Ar‑Ge ve yenilikte, %43,4’ü ise üretim‑hizmet süreçlerinde değerlendiriyor.
Teknolojiye erişim biçimi de incelendi; %67,8 ile açık kaynaklı yazılımlar en çok tercih edilen yöntem olurken, %49,1 kapalı kaynaklı sistemleri, %32,1 ise kendi geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini kullanıyor. Gelecekte yapay zekâya geçmeyi planlayan girişimlerin oranı %8,3; bu oran şirket büyüklüğüyle artıyor. 50’den az çalışanı olan firmalar %7,4 iken, 250 ve üzeri çalışanı bulunan şirketlerde %14,9’a çıkıyor. Ancak bu geçişin önündeki en büyük engel, %72,3 ile uzmanlık eksikliği; %66,4 ise hukuki belirsizlikleri gösteriyor.
Sonuç olarak, Türkiye’de yapay zekâ kullanımının sadece sayısal olarak iki katına çıkması değil, demografik, eğitimsel ve sektörel açıdan da derinleşen bir yapı sergilemesi, dijital dönüşümün ülke ekonomisindeki etkisini artırıyor. Bu dinamik, politika yapıcıların ve iş dünyasının yapay zekâ ekosistemini destekleyecek altyapı ve eğitim yatırımlarını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.