Vatikan'ın bahçesinde 20 İngiliz gümüşü: Roma'nın 'Küçük İngiltere'si
Aziz Petrus'un yanındaki bir bahçenin altında, çöp çukurunda birbirine kaynamış 20 Anglosakson sikke bulundu. Roma'da dolaşmaması gereken bu paralar, kayıtlardan bilinen İngiliz mahallesinin ilk maddi izi.
Aziz Petrus Bazilikası'ndan birkaç yüz metre ötede, Palazzo della Rovere'nin duvarlarla çevrili bahçesinin altında arkeologlar bir çöp çukuruna rastladı. Çukurun içinde iki küçük gümüş öbeği vardı: biri altı, diğeri sekiz parçalık. Toprağın altında geçirdikleri bin yıl boyunca sikkeler birbirine kaynamıştı. Temizlenip okunduklarında üzerlerinde üç ad çıktı: Yaşlı Edward, Æthelstan ve Eadred. Üçü de İngiltere kralıydı ve hiçbirinin Roma'da hükmü yoktu.
Kazıda bulunan Anglosakson sikkelerin toplamı yirmiye ulaştı: on dokuz gümüş peni ve bir yarım peni. Cambridge Üniversitesi'nin duyurduğu çalışmaya göre bunlar Doğu Anglia, Kent, Londra ve Batı Midlands'ta, yaklaşık kırk yıla yayılan bir dönemde basılmış. Mesele birkaç yabancı madeni paranın nereden geldiği değil. Onuncu yüzyıl Roma'sında yazılı kayıtlar ödemeleri neredeyse her zaman papalık parasıyla tanımlıyor; yabancı sikkenin kentte dolaşması beklenen bir şey değildi. Yirmi İngiliz penisi tam da bunun istisnası gibi duruyor.
İlk kez elle tutulur bir iz
Bulgunun ağırlığı burada. Roma'nın göbeğinde yaşamış bir İngiliz topluluğunun varlığı yazılı kaynaklardan uzun süredir biliniyordu; Schola Saxonum adıyla geçen bu mahalle hakkında elde hiçbir maddi kalıntı yoktu.
Çalışmanın yazarlarından, Bask Ülkesi Üniversitesi'nde ortaçağ tarihi profesörü Francesca Tinti, Cambridge'in açıklamasında bunu şöyle özetliyor: "Bu büyük keşiften önce Roma'daki İngiliz mahallesine ait hiçbir maddi kalıntımız yoktu." Tinti'ye göre İngilizlerin Roma ile ilişkisi başka toplulukların hiçbirine benzemiyordu: "Roma'daki İngilizler oldukça benzersizdi. Oraya varmak için en büyük çabayı onlar gösterdi."
Kazılar 2020'den beri sürüyor. Alanın sorumluluğu Roma'nın özel arkeoloji ve kültür mirası idaresinde (Soprintendenza Speciale Archeologia Belle Arti e Paesaggio di Roma); saha çalışmasını Renato Sebastiani ve Alessio De Cristofaro'nun denetiminde MDM Archeologia yürütüyor. Aynı bahçenin altından 2023'te Neron'un tiyatrosunun kalıntıları çıkmıştı; Anglosakson sikkeler bu kazının çok daha geç tabakalarından geldi.

Çukurdaki yarım peni neyi söylüyor
Sikkelerin nasıl bulunduğu, ne olduklarından daha çok şey anlatıyor. On dördü iki öbek halinde çöp çukurlarından, kalanı tek tek ya da ikili üçlü gruplar halinde dağınık biçimde çıktı. Hiçbiri saklanmak için gömülmüş bir define görüntüsü vermiyor. Üstelik aralarında bir yarım peni var: dönemin en küçük bozuk parası. Bir hazineye yarım peni konmaz; yarım peni cebinden düşen bir parçadır.
Cambridge'de erken ortaçağ İngiltere tarihi profesörü Rory Naismith'in sözleri de bu yönde: "Sikkeler güzel değil ama anlatacak çok şeyleri var." Naismith'e göre karşılaştırma çarpıcı: "Bu dönemden Roma'da artık papalık sikkelerinden daha çok Anglosakson sikkesi bulunmuş durumda." Başka hiçbir yabancı topluluk böyle bir iz bırakmamış: "Bu dönemde Roma'da başka yabancı sikke bulamazsınız."
Sikkenin arkeolojide ayrı bir değeri var. Üzerinde basıldığı hükümdarın adı yazılı olduğu için bir sikke, bulunduğu toprak katmanına dar bir tarih aralığı verir; bu yüzden kazılarda saat gibi kullanılır. Buradaki yirmi parça da mahalleyi onuncu yüzyılın ilk yarısına çiviliyor.
| Anglosakson sikke sayısı | 20 (19 peni + 1 yarım peni) |
|---|---|
| Hükümdarlar | Yaşlı Edward (899-924), Æthelstan (924-939), Eadred (946-955) |
| Basıldığı yerler | Doğu Anglia, Kent, Londra, Batı Midlands |
| Bağlam | 14'ü iki çöp çukurunda kaynamış öbek halinde, kalanı dağınık |
| Kazı alanı | Palazzo della Rovere bahçesi, Roma, 2020'den beri |
| Zanaat alanı | En az 3.000 metrekare |
Tablodaki veriler Cambridge Üniversitesi'nin duyurusuna dayanıyor.
Schola Saxonum: Aziz Petrus'un yanındaki İngiliz semti
Schola burada "okul" demiyor; Roma'da belirli bir ülkeden gelenlerin toplandığı, kendi kilisesi, konuk evi ve mezarlığı olan yerleşik bir topluluk anlamına geliyor. Sakson, Frank, Lombard ve Frizyalılar için ayrı schola'lar vardı. Yazılı kaynaklar İngilizlerinkini en azından sekizinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren Aziz Petrus ile Tiber Nehri arasındaki bu şeritte gösteriyor; geleneksel anlatı kuruluşu Wessex kralı Ine'ye bağlar.
Semtin adı bugün de ayakta. Palazzo della Rovere'nin hemen yanındaki Santo Spirito in Sassia Kilisesi'nin adındaki "Sassia", Saksonlardan geliyor; aynı kök Borgo'nun eski sokak adlarında da yaşıyor. Mahalle 817'de alevlere yenik düştü, yeniden kuruldu, yüzyıllar içinde biçim değiştirdi — ama adı kaldı.

"Her türlü vergi ve geçiş resminden muaf"
İngilizlerin Roma'daki ayrıcalıklı konumuna dair yazılı deliller de var. Kral Alfred'in biyografi yazarı Asser'e göre Papa Marinus I, 883'te Alfred'in isteği üzerine Schola Saxonum'u "her türlü vergi ve geçiş resminden" muaf tuttu. 1053 tarihli bir papalık belgesi ise başka bir ayrıcalığı doğruluyor: schola sınırları içinde ölen İngilizler orada gömülebiliyordu. Bir yabancı topluluk için bu küçük bir imtiyaz değil.
Para akışı da aynı dönemde kurumsallaştı. Onuncu yüzyılda "Petrus'un peniği" (Romescot) diye bilinen uygulama yerleşti: İngiltere'deki her hane, en azından ilke olarak, Roma'ya bağış niyetiyle bir peni verecekti. 1027'de Kral Knut Roma'ya giderek kendi yolcuları için mali kolaylıklar görüştü. Naismith'in deyişiyle İngilizler papalığa danışmaya özellikle meraklıydı — ve bu merak gümüş olarak Alplerin güneyine iniyordu.
Hancı değil, zanaatkâr
Sikkelerle birlikte çıkan diğer buluntular mahallenin karakterini değiştiriyor. Deri, kemik ve metal işlemeye ait izler, en az 3.000 metrekarelik bir alana yayılıyor — kabaca bir futbol sahasının yarısı. Burada çalışılıyor, üretiliyor, alışveriş yapılıyordu.
Ayrıca alanda gümüş külçenin eritildiğine dair bir iz yok. Bu önemli bir ayrıntı: eğer İngiliz penileri Roma'ya varır varmaz hammadde olarak eritilip papalık parasına dönüştürülseydi, sahada bu işin kalıntıları beklenirdi. Sikkeler eritilmek üzere değil, harcanmak üzere oradaymış gibi görünüyor. Naismith bunu gündelik bir cümleyle bağlıyor: "Anglosaksonlar Roma'ya Papa'yı görmeye ve kiliseleri gezmeye geliyor, ama yine de karnını doyurmak zorundalar." Araştırmacılar topluluğun kalıcı nüfusunu "büyük olasılıkla yüzlerce kişi" olarak tahmin ediyor.
Bulgunun söylemediği şey
Buradaki en çekici iddia — İngilizlerin Roma'da kendi paralarını kullanma iznine sahip olduğu — henüz kanıtlanmış değil, araştırmacılar da bunu açıkça yazıyor. Elde sikkelerin kentte dolaştığına dair sağlam bir arkeolojik tablo var; "papa buna izin verdi" diyen bir belge yok. Marinus I'in 883'teki muafiyeti vergi ve geçiş resmiyle ilgili; para birimine dair bir hüküm içermiyor ve zaten tek kaynağı Asser'in anlatısı. Çalışma, Alfred'in böyle bir para ayrıcalığı kopardığının kanıtlanmadığını, bunun yalnızca bir olasılık olduğunu belirtiyor — ne de olsa bulunan sikkeler Alfred'in değil, oğlu ve torunlarının.
Örneklem de küçük. Yirmi sikke, bir mahallenin ekonomisini çıkarmak için az; hepsi tek bir kazı alanından geliyor ve bir kısmı çöp çukurlarından, yani ikincil bağlamdan. Yabancı sikkenin Roma'da "normalde dolaşmadığı" varsayımı da büyük ölçüde yazılı kayıtların diline dayanıyor — kazı verisi arttıkça bu resim değişebilir.
Bulgular, Lucrezia Spera, Riccardo Santangeli Valenzani ve Rossana Menna'nın derlediği Rome and the Others (300-1000): Foreigners in the City Between Conflicts and Integration adlı kitapta, "Ricerche nell'area della schola Saxonum" başlıklı bölümde yayımlandı. Naismith ve Tinti'nin yanı sıra Marzia Di Mento, Valentina Pica ve Filippo Salamone bölümün yazarları arasında; sikkelerin ilk incelemesini Cecilia de Leone yaptı.
Asıl soru şimdi başlıyor: Borgo'nun altında daha kaç sikke var ve bunlardan kaçı papalık darphanesinden çıkmış? İki sayının oranı, "Küçük İngiltere"nin kendi parasıyla mı yoksa bozdurduğu parayla mı yaşadığını söyleyecek. Bir de şu var: Frank, Lombard ve Frizyalıların schola'ları da aynı yakının altında duruyor. Oralarda kazma vurulduğunda yabancı sikkenin Roma'da gerçekten istisna mı yoksa kural mı olduğunu öğreneceğiz.
Fotoğraf: Rasiel Suarez Uploaded by Rasiel at en.wikipedia, CC BY 3.0, Wikimedia Commons