Vis adası açığındaki Helenistik batık: Yunan kupalarına kazınmış isimler ne anlatıyor?
Hırvatistan'ın Vis adası açığında 2.300 yıllık bir Yunan gemisinin omurgası, ince sofra kapları ve sonradan kazınmış yazılar bulundu. Büyük olasılıkla kısaltılmış isimler olan yazılar, gemideki bir denizciye işaret ediyor.
Yaklaşık 2.300 yıl önce biri, siyah parlak bir boyayla kaplanmış küçük bir kabın yüzeyine sivri bir uçla birkaç harf kazıdı. Kap çoktan pişirilmiş, satılmış ve bir yük gemisinde yerini almıştı. O harfler bugün Hırvatistan'ın Vis adasında, Komiža kasabasına yakın Gnjilna koyunun dibinden çıkarılan kapların üzerinde duruyor ve arkeologlara gemideki gündelik yaşama dair küçük ama doğrudan bir kişiye ait bir iz bırakıyor.
Buluntuyu Hırvatistan Restorasyon Enstitüsü (Hrvatski restauratorski zavod, kısaca HRZ) 4 Ekim 2026'da duyurdu. Kazıyı enstitünün Arkeolojik Miras Servisi'ne bağlı Sualtı Arkeolojisi Bölümü'nden Jurica Bezak yönetiyor. Enstitü batığı ön değerlendirmeyle MÖ 4. ya da 3. yüzyıla tarihliyor; yani Yunanların Adriyatik'in doğu kıyısındaki adalara yerleşip koloniler kurduğu döneme.
Batığı özel kılan şey, ait olduğu grubun azlığı. HRZ'ye göre Yunan Korint B tipi amforalar taşıyan batıklar Hırvatistan sularında son derece nadir ve bölgenin en eski antik batıkları sayılıyor. Gnjilna dışında bu türden yalnızca iki örnek biliniyor: biri Vis limanının girişindeki Krava kayalığında, diğeri Žirje adası kıyısında. Enstitü Gnjilna'yı bir adım daha öne çıkarıyor: kurumun ifadesiyle bu, buluntuları arasında Yunan ince seramiği bulunan ilk keşfedilmiş batık.
Birkaç amfora kırığından altı metrelik omurgaya
Kazıdan önce bu noktada kayıtlı olan tek şey, birkaç Korint B amforası parçasıydı. Amfora, Akdeniz'de şarap ve zeytinyağı taşımak için kullanılan, sivri dipli, iki kulplu büyük toprak kaptır; bugünün konteyneri gibi düşünülebilir. İlk tarih de bu parçalardan ve Haldane II A tipi bir çapanın kurşun çekirdekli çiposundan geldi. Çipo, çapanın gövdesine dik takılan ve tırnağın dibe saplanmasına yardım eden ağır koldur.
Alan asıl yüzünü 2023 ile 2025 arasında gösterdi. Dalgıçlar geminin ahşap gövdesinden parçalar açığa çıkardı: altı metre uzunluğunda, üzerindeki varangelleriyle (omurgaya dik oturan taban kaburgaları) birlikte korunmuş bir omurga bölümü. Bunun yanında çok sayıda seramik kap, komşu Hvar adasındaki Yunan kolonisi Pharos'un parası ve hayvan kemikleri bulundu.
HRZ keşfi Vis'teki dalış merkezleriyle yürütülen ortak çalışmaya bağlıyor ve bu iş birliğini dalgıç jargonundan ödünç aldığı "best mix" deyimiyle anlatıyor; teknik dalışta bu terim, planlanan derinlik için seçilen en uygun solunum gazı karışımını anlatır. Enstitü açıklamasında, bu sayede bir zamanlar Adriyatik'in maviliğinde gizli kalan çok sayıda antik ve yeni çağ batığının bugün dünyanın dört bir yanından gelen uzmanların ve amatör dalgıçların eşit ilgisini çektiğini yazıyor. Açıklama dalış merkezlerinin adını vermiyor.
Gemide bir sofra takımı vardı
Batığın en dikkat çeken bölümü yük amforaları değil, sofraya ait kaplar. HRZ'nin açıklamasında güzellikleri, nadirlikleri ve korunma durumlarıyla öne çıkan parçalar şöyle sıralanıyor:
| Kap | Ne işe yarardı |
|---|---|
| Skyphos | Derin içki kupası |
| Askos ve aryballos | Sıvı dökmeye yarayan küçük kaplar |
| Kantharos | Yüksek kulplu şarap içme kabı |
| Küçük kâse, tuzluk ve tabak | Sofra servisi |
Tablodaki adlar ve işlevler enstitünün kendi tarifinden alındı. Kantharos'u anarken HRZ küçük bir not düşüyor: bu kaplarla içilen şarap, Issa'nın antik çağda ünlü olduğu üstün kaliteli şaraptı. Issa, bugünkü Vis adasındaki Yunan kentinin adıydı.
Kazıma yazılar: bir denizcinin "bu benim" işareti
Enstitünün "özel bir merak konusu" diye nitelediği ayrıntı, siyah boyalı birkaç kabın üzerinde korunmuş kazıma yazılar, yani graffitiler. HRZ'ye göre bunlar büyük olasılıkla kişi adlarının kısaltmaları.
Yorumun dayanağı yazıların ne zaman yapıldığı. Bir harf dizisi kil henüz yaşken ya da boyanmadan önce işlenseydi, çömlekçinin ya da atölyenin işareti olabilirdi. Gnjilna'daki yazılar ise bitmiş kapların yüzeyine sonradan çizilmiş. Enstitü bu yüzden onları bir eşya sahibinin işareti olarak okuyor ve sahibinin büyük olasılıkla mürettebatın daha yüksek toplumsal konumdaki bir üyesi olduğunu düşünüyor. Bugün ofis buzdolabındaki yoğurt kabına ad yazmaktan pek farklı olmayan bir alışkanlık; ama burada kap, sıradan bir tayın kabı değil, ince işçilikli bir sofra eşyası.
HRZ açıklamasında bu yönüyle batığın "gemideki gündelik yaşama ve denizcilerin göreneklerine de bir pencere açtığını" yazıyor. Yine de sınır açık: enstitü yazıların hangi harflerden oluştuğunu, nasıl okunduğunu ya da kaç kapta bulunduğunu henüz yayımlamadı. "Yüksek konumlu bir denizci" yorumu, kazıyı yürütenlerin ilk değerlendirmesi.
Laboratuvar ne diyor: aynı gemide iki tip Korint amforası
Gnjilna'nın amforaları ana kazı sezonlarından önce bir laboratuvar çalışmasına girmişti. University College London Arkeoloji Enstitüsü'nden Maja Miše ve Patrick Sean Quinn, 19 Kasım 2022'de Archaeological and Anthropological Sciences dergisinde yayımlanan makalelerinde Dalmaçya kıyısındaki 15 alandan 248 amfora parçasını inceledi. Bunların dokuzu Gnjilna batığındandı.
Araştırmacılar iki yöntemi birlikte kullandı. Birincisi ince kesit petrografisi: parçadan ışık geçirecek kadar ince bir dilim kesilip mikroskop altında kilin içindeki kum ve taş kırıntılarına bakılıyor. İkincisi nötron aktivasyon analizi: Missouri Üniversitesi Araştırma Reaktörü'nde ışınlanan toz örneklerden kilin kimyasal parmak izi çıkarılıyor. Sonuçlar, Atina'daki British School'da bulunan Ian Whitbread'in Korint ve Korfu amforaları karşılaştırma derlemesiyle kıyaslandı.
Gnjilna gemisinde iki farklı tip vardı: Korint A' ve Korint B. Makaleye göre bu iki tipin kimyasal bileşimi birbiriyle örtüşüyor ve bu da Korint'teki üretimlerine yeni bir ışık tutuyor; yazarlar iki tipin aynı atölyede yapılmış olabileceği sorusunu açıyor. Asıl ilginç ayrıntı tek bir parçada saklı. Bir A' parçasının yeşilimsi sarı kili, çamurtaşı katkısıyla hazırlanmış. Bütün veri kümesinde bu tarifle yapılmış yalnızca iki parça var: biri Pharos'tan, biri Gnjilna'dan.
Whitbread'in daha önceki çalışmasına göre Korint'te çamurtaşı katkılı tarif MÖ 5. yüzyılın ortalarında terk edilmişti. Miše ve Quinn buradan iki olasılık çıkarıyor: ya bu amforalar gerçekten o tarihten önce yapıldı ve Yunan kolonileri kurulmadan (MÖ 4. yüzyıl başı) önce de Dalmaçya'ya ticaret yapılıyordu, ya da bu kap türleri için kullanılan tarih çerçevesinin yeniden düşünülmesi gerekiyor.
Makale Gnjilna'yı Žirje batığıyla birlikte "karışık yük" taşıyan gemiler arasında sayıyor. Yazarlara göre bu karışık yükler, malların yol üstünde yeniden yüklendiği ve yeniden dağıtıldığı karmaşık bir ticaret düzenine işaret ediyor. Žirje için ayrıca geminin limandan limana dolaşıp yükünün bir kısmına alıcı arayan "kabotaj" usulüyle çalışıp çalışmadığının kestirilemediğini not ediyorlar; bu tür ticaretin antik Akdeniz'de yaygın olduğu düşünülüyor.
Issa: şarabıyla anılan ada kolonisi
Makaleye göre Yunanlar Dalmaçya adalarına MÖ 4. yüzyılın başında geldi ve iki koloni kurdu: Hvar'da Pharos, Vis'te Issa. Issa'nın şarap kenti olduğuna dair Helenistik ve Roma dönemlerinden yazılı belge kalmamış olsa da yazarlar arkeolojik ipuçlarını sıralıyor: Issa sikkelerinde bir şarap kabı olan kantharos ile üzüm salkımı basılmış; şarap tanrısının adını taşıyan Dionysios adı kentin Helenistik ve erken Roma mezar taşlarında sık geçiyor; mezarlarda ölünün yanına sürahi (oinokhoe), testi (pelike) ve kupadan (skyphos) oluşan bir şarap takımı konmuş. MÖ 2. yüzyılda yaşamış Agatharkhides'in Issa'nın şarap üretip sattığına dair kısa notu da bu tablo içinde makul görünüyor.

Gnjilna gemisi bu dünyanın erken bir anını yansıtıyor: Korint'te yapılmış amforalar, Pharos parası ve Yunan sofra kapları aynı ambarda. Sonrası farklı gelişti. Makalenin anlattığına göre Issa, İlir korsanlarının ticaretine zarar verdiğini Roma Senatosu'na şikâyet etti; Roma'nın MÖ 219, 209 ve 168'deki seferleri İlir krallığını sona erdirdi ve İlirlerin yanında yer alan Pharos Roma ordusunca yıkıldı. Roma'nın müttefiki olan Issa sonraki yüzyılda bölgenin en güçlü kenti hâline geldi. MÖ 2. ve 1. yüzyıllarda Dalmaçya'ya amfora sağlayan tek bir atölye vardı ve yazarlara göre bu atölye büyük olasılıkla Issa'daydı.
Henüz bilinmeyenler
Tarih hâlâ iki yüzyıllık bir aralığa yayılıyor. HRZ açıklaması batığın derinliğini vermiyor, ayrıntılı bir kazı raporu da henüz yayımlanmadı. 2022'deki laboratuvar çalışması yalnızca amfora parçalarını kapsıyordu; ahşap gövde ya da ince sofra kapları üzerinde yapılmış bir laboratuvar incelemesinden açıklamada söz edilmiyor. Geminin nereden yola çıkıp nereye gittiği de belli değil.
Belki de en merak uyandıran soru en küçük buluntuda duruyor: kupalara kazınmış o birkaç harf okunduğunda, sahibinin adı Issa'lı bir Yunan'ı mı, Pharos'lu bir tüccarı mı, yoksa Korint'ten yola çıkmış bir kaptanı mı gösterecek?
Fotoğraf: ModriDirkac, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons