Yazılı sohbetAna sohbet odası — üye olmadan da gir Sesli ve görüntülüKonuşarak sohbet et, istersen kameranı aç Canlı yayınlarYayındakileri izle

1486 tarihli boş harita: dünyanın sonunu şemayla anlatmak

Huntington Library'deki 1486-1488 tarihli bir Latince el yazması, dünyanın geçireceği aşamaları art arda haritalarla gösteriyor. Dizinin sonunda bomboş bir yeryüzü dairesi var.

1486 tarihli boş harita: dünyanın sonunu şemayla anlatmak
Kültür 7 Ekim 2026 5 dk okuma 4 okunma

On beşinci yüzyıldan kalma bir kâğıt yaprakta, dünyanın tamamını gösteren bir daire var: içinde hiçbir kıta sınırı, hiçbir yer adı, hiçbir ada yok. Daireyi çevreleyen okyanus da bomboş. Bu bir eskiz ya da yarım kalmış bir çizim değil; haritayı çizen kişi onu bilinçli olarak boş bırakmış, yanına da neden boş olduğunu açıklayan bir metin yazmış. Tarih dizisinin sonunda, yeryüzünün bütün ayırt edici özellikleri ortadan kalkmış sayılıyor — dolayısıyla haritada gösterilecek hiçbir şey kalmamış.

Bu yaprak, Huntington Library'nin San Marino'daki koleksiyonunda mssHM 83 numarasıyla duran Latince bir el yazmasının parçası. Kütüphane kataloğu yazmayı "Kozmografya; astrolojik tıp, 1486-1488" diye kaydediyor: 25 kâğıt yaprak, 315 x 215 mm boyutunda, içinde 22 harita ya da şema, ayrıca gezegen kavuşumları, eczacılık ve insan bedeniyle gök cisimleri arasındaki varsayılan ilişki üzerine metinler. Bugünkü cildi çok daha yeni — 19. yüzyıl sonunun ünlü İngiliz mücellitlerinden Rivière and Son'un işi mavi deri bir kapak.

Yazmanın neden ilgi çektiğini anlamak için konusundan çok yöntemine bakmak gerekiyor. Harita tarihçileri Chet Van Duzer ve Ilya Dines, yazmayı 2016'da Brill'den çıkan Apocalyptic Cartography: Thematic Maps and the End of the World in a Fifteenth-Century Manuscript kitabında inceledi ve HM 83'ün bilinen en eski tematik harita programlarından birini içerdiğini öne sürdü. Tematik harita, yeryüzünün fiziksel özelliklerini — nehirleri, yolları, şehirleri — değil, bir konuyu, bir dağılımı, bir fikri gösteren haritadır. Bugün nüfus yoğunluğu ya da yağış dağılımı haritaları bu türe girer. HM 83'ün yazarı adalar haritası, gemiyle geçilebilir nehirler haritası gibi örnekler çizmiş; üstüne bir de haritaların ne işe yaradığı, yazıların harita üzerinde ne kadar büyük olması gerektiği üzerine kuramsal notlar düşmüş.

Harita değil, zaman çizelgesi: aşama aşama ilerleyen bir dizi

Yazmanın en alışılmadık bölümü, aynı dünyayı art arda gelen dönemler için yeniden çizen bir dizi. Van Duzer'in anlatımına göre dizinin durakları şöyle: 639; 639-1514; 1514-1570; 1570-1600; 1600-1606; 1606-1661; ve son olarak hüküm günü. Yazma 1480'lerde yazıldığı için 639 dışındaki her duraklama noktası kehanet.

Van Duzer, National Geographic'e verdiği değerlendirmede yazmanın ayırt edici yanını "ne olacağının her aşamasını gösteren bir harita dizisi" olarak tanımlıyor. 1600-1606 haritasında dünyanın merkezinde Kudüs duruyor; dışa doğru uzanan dört büyük yarımada "Deccal'in dört boynuzu" diye adlandırılıyor ve her biri bir yöntemi simgeliyor: hile, kurnazlık, zalimlik ve tanrılık taklidi. Sonraki yaprakta merkezdeki figür değişiyor. Ve dizinin sonunda o boş daire geliyor: Van Duzer'in kendi yazısındaki ifadeyle, yeryüzü yüzeyi hiçbir özellik ve yer adı taşımıyor, çevresindeki okyanus da boş.

Yazmada yer ölçüleri de var ve bunlar bugünün gözüyle tuhaf duruyor. National Geographic'in aktardığı sayılar şunlar:

Lübeck'ten Kudüs'e777 Alman mili
Yeryüzünün çevresi8.000 Alman mili
Cehennemin çevresi6.100 Alman mili

Buradaki mantık ilginç: yazar cehennemi, ölçüsü hesaplanabilir, yeryüzüyle karşılaştırılabilir bir hacim gibi ele alıyor. Haritanın kendisi bir inanç ifadesi, ama kullandığı dil ölçmenin dilidir.

Dairenin içine sığdırılan dünya: şema geleneği

HM 83'ün çizimleri boşlukta doğmadı. Ortaçağ Avrupa'sının en yaygın dünya tasviri, bugün T-O haritası denen şemaydı: bir daire, içinde T harfi biçiminde sular, üç bölmede Asya, Avrupa ve Afrika. Doğu yukarıda, Kudüs ortada. Böyle bir çizim yol göstermez; dünyanın düzenini, parçaların birbirine göre yerini ve bu düzenin anlamını özetler. Yani ortaçağ okuru haritaya, bizim bir diyagrama ya da kavram şemasına baktığımız gibi bakmayı zaten biliyordu. HM 83'ün yazarı da aynı alışkanlığı kullanıyor — iç içe geçmiş üçgenler, dairenin merkezine yerleştirilmiş figürler, dışa dönük beş kılıç — ve bu görsel dile zaman boyutunu ekliyor.

Isidorus'un Etymologiae kitabının 1472 Augsburg baskısındaki T-O dünya şeması
Isidorus'un Etymologiae kitabının 1472 Augsburg baskısındaki T-O dünya şeması — Isidore of Seville, Public domain (Wikimedia Commons)

Aynı şehirde, on bir yıl önce basılan harita

Yazmanın Lübeck'te hazırlandığı düşünülüyor; katalog notu şehrin adının yapraklarda tekrar tekrar, genelde bir yerin Lübeck'e uzaklığını belirtmek için geçtiğini söylüyor. Bu ayrıntı, HM 83'ü harita basımı tarihinin tam ortasına yerleştiriyor. Çünkü 1475'te, aynı şehirde, matbaacı Lucas Brandis Rudimentum novitiorum adlı resimli dünya tarihini bastı — keşişler için hazırlanmış bir ders kitabı. İçindeki daire biçimli dünya haritası ile Filistin haritası, harita tarihçilerinin basit bir T-O şemasının ötesinde ilk basılı haritalar saydığı çizimler. Her ikisi de ahşap kalıpla, iki bloktan basıldı.

Ahşap kalıp (gravür) baskısının o dönemde haritayı yaymasının teknik bir nedeni var: kabartma baskıdır, yani mürekkebi taşıyan çizgiler yüzeyde yüksekte kalır, aradaki alanlar oyulup alınır. Bu, hareketli harf dizgisiyle aynı mantık demektir; kalıp, harflerle aynı yükseklikte forma yerleştirilip tek geçişte, aynı preste basılabilir. Metalin oyulduğu çukur baskıda ise harita ve yazı ayrı preste basılır. Kısacası ahşap kalıp, şemayı metnin yanına koymanın en pratik yoluydu — ve 15. yüzyılın okuru şemalı kitaba alışırken HM 83'ün yazarı, elle, daha iddialı bir şema dizisi kurmaya çalışıyordu.

Burada not edilmesi gereken bir ayrım var: HM 83 basılı bir kitap değil, el yazması. Van Duzer ve Dines'ın gözlemine göre el yazısı pek özenli değil; yazma zirvedeki kültürel çevreye değil, eğitimli ama ortanın biraz üstündeki bir okura dönük görünüyor. Yani tek nüshalık, mütevazı yapımlı bir defterin içinde, çağının yaygın baskılarından daha yenilikçi bir görselleştirme fikri duruyor.

Yazar kim?

Yazmada imza yok. Van Duzer ve Dines bir aday öneriyor: Lübeck'ten, Papa II. Pius tarafından Sion Dağı'ndaki Fransisken manastırında hacılarla ilgilenmek üzere görevlendirilmiş Baptista adlı bir hekim. Bu bir öneri, kanıtlanmış bir kimlik değil; yazarlık sorusu açık duruyor. Yazmanın tıp ve astroloji bölümleriyle coğrafya bölümlerinin aynı ciltte bulunması da bu tahmini destekleyen unsurlardan biri: dönemin hekimi için gök cisimlerinin konumu, ölçmek ve çizmek mesleğin parçasıydı.

HM 83 bugün Huntington Digital Library üzerinden dijitalleştirilmiş olarak görülebiliyor; yani sayfalardaki şemalara tek tek bakmak artık kütüphaneye gitmeyi gerektirmiyor. Açık kalan sorular ise daha çok dolaşımla ilgili: tek nüsha gibi görünen bu defterin fikirleri başka çizerlere ulaştı mı, yoksa tematik harita düşüncesi yüzyıllar sonra bağımsız olarak yeniden mi icat edildi? Türkçede bu yazma üzerine neredeyse hiç yazılmamış — oysa dünyayı bir şemaya indirip onun üzerinden akıl yürütme alışkanlığının ne kadar eski olduğunu gösteren az sayıdaki somut örnekten biri.

Fotoğraf: Unknown authorUnknown author, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.