Beton harfler rampaya dönüştü: üstünde kaykay yapılan bir heykel
Bulgar grafiti sanatçısı XPOME, kendi imzasını beş beton harf olarak Gabrovo'ya dikti. Her harf bir kaykay engeli: X çift rampa, M uzun bir bank, O ise bir volkan. Kent mobilyası genelde kaykaycıyı kovarken burada tersi yapıldı.
Gabrovo'da, kapanmış bir tekstil okulunun binasının önünde yere beş beton harf dizilmiş: X, P, O, M, E. Uzaktan bakınca bir tabela ya da imza gibi duruyorlar. Yaklaşınca X'in kollarının eğimli bir yüzeye dönüştüğü, M'nin kenarının çelikle kaplandığı, O'nun ortasının konik bir tümsek olduğu görülüyor. Bu bir heykel, ama ipin arkasında durmuyor: üstüne çıkılıyor, üstünden kayılıyor.
İşin adı SKATEABLE. Bulgar grafiti sanatçısı XPOME'un döktüğü beton ve çelik harfler, sanatçının kendi takma adını yazıyor. designboom'da yayımlanan proje künyesine göre harflerin her biri ayrı bir kaykay engeli olarak tasarlanmış. O harfi için sanatçının iddiası daha büyük: "Bulgaristan'da yapılmış ilk volkan." Kaykay dilinde volkan, ortası tepecik gibi yükselen, çevresi dönülerek kayılan bir engel tipidir.
| X | Çift yönlü çeyrek rampa |
|---|---|
| P | Beton bir adanın çevresini dolanan klasik korkuluk |
| O | Ortası yükselen koni, yani "volkan" |
| M | Üstünde kayılan, sürtülen uzun bank |
| E | Üç kademeli küçük atlama platformu |
Tablodaki tanımlar, işin designboom'da yayımlanan künyesinden derlendi. Ölçüler, beton miktarı ve maliyet hiçbir kaynakta verilmiyor.
Kent mobilyasının çoğu bunun tam tersi için tasarlanır
Bu işin neden dikkat çektiğini anlamak için sıradan bir kamusal banka bakmak yeterli. Dünyanın pek çok kentinde bankların, korkulukların, merdiven ve saksı kenarlarının üstüne belirli aralıklarla küçük metal tırnaklar vidalanır. Bunların tek işlevi, kaykayın tahtasının ya da dingilinin o kenarda kaymasını imkânsız kılmaktır.
Bu parçaların yaygın adı "skatestopper". Wikipedia'nın ilgili maddesine göre ad aslında Kaliforniya'nın El Cajon kentindeki Intellicept şirketinin tescilli markası; kaykay çevresinde zamanla bütün bir ürün ailesinin genel adı haline gelmiş. İlk örnekler naylondandı, sonrakiler alüminyuma geçti; sökülme girişimlerine karşı kurcalanamaz sürümleri üretildi. Aynı maddenin aktardığı ters etki de ilginç: engel konan yerde kaykaycıların bazen daha uzun kaldığı, çünkü tırnağı aşmanın kendi başına bir uğraşa dönüştüğü söyleniyor.
Skatestopper, mimarlık yazınında "dışlayıcı tasarım" diye anılan daha geniş bir ailenin parçası: ortasına kolçak konan bank, eğimli pencere pervazı, dikenli saçak. Ortak mantık şu — mekânı, belli bir kullanımın fiziksel olarak imkânsız olduğu biçimde kurmak. XPOME'un harfleri bu mantığın tersine çevrilmiş hali: yüzey, kayılsın diye dökülmüş.
Philadelphia'da bir harf heykeli kaykaycıları çekti, sonra mekân onlara kapatıldı
Harf, heykel ve kaykayın kesiştiği en bilinen hikâye Philadelphia'da yaşandı. Robert Indiana'nın LOVE yazan heykeli JFK Plaza'ya 1976'da yerleştirildi; meydan zamanla doğrudan o heykelin adıyla, LOVE Park olarak anılmaya başladı. Wikipedia'nın maddesine göre 1980'lerde kaykaycılar meydanı keşfetti, ilk kaykay yasağı 1984'te çıktı, 1990'ların başında 300 dolarlık cezalarla uygulamaya kondu. Meydan 2000 yılında Tony Hawk's Pro Skater 2 oyununda oynanabilir bir bölüm olarak yer aldı; yani Philadelphia'nın granit basamakları, dünyanın pek çok yerinde ekran başında ezberlendi.
2002'de kent, meydanı kayılamaz hale getirecek bir tadilat duyurdu. Aynı maddeye göre o yılın ekim ayında meydanın tasarımcılarından Edmund Bacon, 92 yaşında, bir kaykayla meydanı baştan sona geçti — tadilata ve yasağa karşı bir itaatsizlik gösterisi olarak. Meydan 2016'da tümüyle yıkılıp yeniden yapıldı; kaykaycıların kullandığı eşikler o sırada ortadan kalktı.
Gabrovo'daki iş, bu hikâyenin tersten kurulmuş hali gibi duruyor. Orada bir harf heykeli kaykaycıları kendiliğinden çekmişti ve sonunda zemin yeniden döşenerek onlara kapatıldı. Burada harf heykelinin kendisi en baştan kayılmak üzere dökülüyor.
Tek yazım, iki alfabe
Adın kendisi de bir oyun. Völklinger Hütte'nin sanatçı künyesine göre XPOME, "chrome" kelimesinin Kiril yazımından geliyor ve sanatçı 2001'den beri duvara yazıyor. Burada ince bir tesadüf var: X, P, O, M, E harflerinin Kiril karşılıkları — Х, Р, О, М, Е — Latin harfleriyle birebir aynı çizilir, ama başka okunur. Latin alfabesiyle okuyan harf harf "iks-pe-o-me-e" der; Kiril alfabesiyle okuyan doğrudan "hrome" okur. Nitekim Bulgar basını aynı sanatçıyı ХРОМЕ diye yazıyor, uluslararası tasarım basını XPOME diye.
Aynı beton blok, okuyanın alfabesine göre iki farklı ada dönüşüyor. Völklinger Hütte'nin aynı künyesi, sanatçının 2018'den beri harflerini kare, tuğla ya da taş benzeri modüllerden kurduğunu yazıyor. Harfi tek tek parçalardan inşa etme alışkanlığının beton dökümle buluşması, bu açıdan ani bir sıçramadan çok bir devam gibi görünüyor.

Sergi mayıs 2027'ye kadar açık
Harfler tek başına bir iş değil; SK8ABLE adlı serginin parçası. Bulgar haber ajansı BTA'nın ve kültür dergisi 360mag'in haberlerine göre sergi, Gabrovo'daki Christo ve Jeanne-Claude Çağdaş Sanat Merkezi'nde 25-27 Eylül 2026'daki açılış programıyla başladı ve 31 Mayıs 2027'ye kadar açık kalacak; giriş ücretsiz.
Sergi, Bulgaristan'da kaykayın 1970'lerden bugüne gelen tarihini kişisel arşivler üzerinden kuruyor: fotoğraflar, videolar, dergiler, afişler, kupalar ve kaykaylar. 360mag'in aktardığına göre sergilenenler arasında Bulgaristan'da korunmuş en eski kaykay da var. Kayılabilir heykelleri XPOME, "Punkt" adlı atölyeyle birlikte üretti. Merkezin müdürü Margarita Dorovska'nın aynı habere yansıyan değerlendirmesine göre kaykay, basit bir boş zaman uğraşından çıkıp müzikle ve giyimle kimlik kuran bir kent kültürüne dönüştü; bir spor dalından çok "kendin yap" tavrı olarak işliyor.
Mekânın kendisi de hikâyeye ekleniyor. Merkezin kendi tanıtımına göre bina, 2009'da kapanan bir tekstil meslek okuluna ait; 13.407 metrekarelik yapı, yüksek tavanlı atölyeleri nedeniyle tercih edilmiş ve 7 Ekim 2023'te kapılarını açmış. Merkez adını, Gabrovo doğumlu Hristo Yavaşev'den — dünyada Christo olarak bilinen sanatçıdan — ve eşi Jeanne-Claude'dan alıyor. İkilinin işleri, kamusal yapıları geçici olarak kumaşla sarıp görünümünü değiştirmesiyle tanınıyordu. Avluya dikilen harfler, aynı binanın önünde kamusal zemine bambaşka bir müdahale öneriyor: örtmek değil, kullandırmak.
Türkiye'de kaykay nereye kuruluyor
Türkiye'de kaykay genellikle ayrı bir tesis olarak ele alınıyor. Beylikdüzü'ndeki Yaşam Vadisi'nde 19 Mayıs 2021'de açılan kaykay parkı, kurumun kendi duyurusuna göre 3.000 metrekarelik bir alanda yer alıyor; 1.432 metrekaresi kayma yüzeyi ve havuzunun derinliği 5,5 metre. Duyuruda bu havuz Türkiye'nin en derini olarak tanıtılmıştı.
Bu tür tesisler kaykaycıya ayrılmış, sınırları belli alanlardır. Gabrovo'daki yaklaşım ise başka bir soruya yanıt veriyor: kaykaycıya ayrı bir yer açmak yerine, kamusal alana konan yapıtın kendisini kayılabilir yapmak. İkisi birbirinin alternatifi değil; ama ikincisi Türkiye'de henüz denenmiş görünmüyor.
Peki sonra ne olacak
Kaynakların hiçbirinde harflerin sergi bittikten sonraki akıbeti yazmıyor. 31 Mayıs 2027'de SK8ABLE kapandığında beton bloklar yerinde mi kalacak, bir kaykay alanına mı taşınacak, yoksa kırılacak mı — belli değil. Beton dökümün doğası gereği sökülüp başka yere götürülmesi de kolay değil.
Asıl açık soru belki şu: üstünde kayılsın diye yapılmış bir yapıtta aşınma nedir? Heykelin yüzeyi tahta ve dingil altında zamanla parlar, köşeleri yuvarlanır, boyası gider. Müze mantığında bu bozulmadır ve onarılır. Kaykay mantığında ise yüzeyin oturması, işin tamamlanmasıdır. Gabrovo'daki beş harf, önümüzdeki aylarda bu iki mantıktan hangisine göre bakılacağını da sınayacak.
Fotoğraf: Владимир Kaladan Петков, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons