Yazılı sohbetAna sohbet odası — üye olmadan da gir Sesli ve görüntülüKonuşarak sohbet et, istersen kameranı aç Canlı yayınlarYayındakileri izle

Bradbury'yi yazar yapan panayır sihirbazı: izi bulunamayan bir an

Ray Bradbury, yazarlığını on iki yaşında bir panayırda tanıştığı Mr. Electrico'ya bağladı. Doksan yıldır o sahne adının tek bir kaydı bulunamadı. Bir anı nasıl efsaneye dönüşür?

Bradbury'yi yazar yapan panayır sihirbazı: izi bulunamayan bir an
Kültür 2 Ekim 2026 9 dk okuma 2 okunma

Waukegan, Illinois, 1932. Bir panayır çadırında, elinde kılıç tutan bir adam elektrikli sandalyeye oturur. Kol indirilir: saçları diken diken olur, dişlerinin arasından kıvılcımlar atlar. Sonra ayağa kalkar, kılıcı ön sıradaki çocukların başlarının üzerinde gezdirir. Sıra on iki yaşındaki bir çocuğa gelince iki omzuna, ardından burnunun ucuna dokunur ve bağırır: “Sonsuza kadar yaşa!”

Çocuk Ray Bradbury’dir. Yarım yüzyıl sonra, Fahrenheit 451 ve The Martian Chronicles (Mars Yıllıkları) gibi kitapların yazarı olarak, her gün yazma alışkanlığını tek bir ana bağlayacaktır: panayırdaki o kılıç dokunuşuna. Sahne adı Mr. Electrico olan adama.

Sorun şu ki o adamdan geriye tek bir kayıt kalmamış. Smithsonian dergisi için konuyu aylarca araştıran Erik Ofgang’ın Mart 2023’te yazdığına göre, Bradbury hikâyeyi 1952’de ilk kez açıkça anlattığından bu yana ne gazeteciler ne de Bradbury üzerine çalışan akademisyenler “Mr. Electrico” diye bir sahne adının somut izini bulabildi. Ne bir afiş, ne bir gazete ilanı, ne bir görgü tanığı.

O yüzden bu yazının konusu sihirbaz değil. Bir anının, altmış yıl boyunca anlatıla anlatıla nasıl bir doğuş efsanesine döndüğü; bir yazarın kendi başlangıç sahnesini nasıl kurduğu.

Bradbury’nin anlattığı biçim

Ofgang’ın aktardığına göre Bradbury, 1980’de yazdığı ve sonradan Zen in the Art of Writing adlı deneme kitabına giren metinde o anı şöyle tarif eder: adam “çocukların başları üzerinde bir Excalibur kılıcı gezdirdi, onları ateşle şövalye ilan etti. Bana gelince iki omzuma, sonra burnumun ucuna dokundu. Şimşek içime atladı. Mr. Electrico, ‘Sonsuza kadar yaşa!’ diye bağırdı.”

Ertesi gün aile bir cenazededir: Bradbury’nin amcası Lester Moberg, bir soygunun ortasında kalıp yaralanmış ve hayatını kaybetmiştir. Çocuk, cenazeden sonra tek başına panayıra döner. Mr. Electrico bu kez ona eski bir vaiz olduğunu söyler ve onu yan gösterinin diğer sanatçılarıyla tanıştırır: dövmeli adam, güçlü adam, cambazlar, cüce, “iskelet adam”. Bu insanlar yıllar sonra Bradbury’nin öykülerine karakter olarak girer — dövmeli adam, yazarın sonradan The Illustrated Man adını vereceği figüre dönüşür.

Ve sihirbaz, Ofgang’ın aktardığı metinde çocuğa şunu söyler: “Daha önce tanıştık. 1918’de Fransa’da en iyi arkadaşımdın ve o yıl Ardenler Ormanı’ndaki çarpışmada kollarımda öldün. Şimdi burada, yeni bir bedende, yeni bir adla yeniden doğmuşsun. Tekrar hoş geldin!”

Yazarın kendi sesinden dinlemek isteyenler için: bilimkurgu yayıncısı Tor.com’un YouTube kanalında, Bradbury’nin bu karşılaşmayı anlattığı bir söyleşi parçası var.

Karşılaşmadan birkaç hafta sonra çocuk ilk öykülerini yazar — Mars üzerine bir dizi kompozisyon. Ofgang’ın aktardığı sözlerle: “O günden bugüne hiç durmadım. Tanrı Mr. Electrico’yu kutsasın, o katalizördü, nerede olursa olsun.”

Aynı anının birbirini tutmayan sürümleri

Hikâyenin ayrıntıları yıllar içinde oynuyor. Ofgang’ın işaret ettiği en net örnek voltaj: elektrikli sandalyeden geçtiği söylenen yük, anlatıma göre 50 bin volttan 10 milyar volta kadar çıkıyor.

Yer adı da sabit değil. Biyografi yazarı Sam Weller’ın Haziran 2012’de Slate’te yayımlanan söyleşisinde Bradbury, sihirbazın sözünü “Evet. 1918’de Paris dışında en iyi arkadaşımdın” diye aktarıyor. Ofgang’ın 1980 denemesinden aldığı metinde yer, Ardenler Ormanı. mental_floss aynı sahneyi anlatırken Argonne Ormanı adını kullanıyor. Bu üç adın hangisini Bradbury’nin ilk elden yazdığını elimdeki kaynaklardan çıkaramadım; ama üçünün yan yana durması bile hikâyenin her anlatımda biraz yer değiştirdiğini gösteriyor.

Weller’ın söyleşisinde Bradbury o günü kendi deyişiyle şöyle yorumluyor: “Ölümden kaçıyordum, değil mi? Hayata doğru koşuyordum.” Ve: “Hayatım tamamen değişti.”

Arşivlerde ne var, ne yok

En somut uyuşmazlık tarihte. Bradbury ömrü boyunca Mr. Electrico’yu 1932’nin Labor Day hafta sonunda — ABD’de eylül başına denk gelen emek gününde — gördüğünü, bunun da amcasının ölümünün hemen ardına denk geldiğini söyledi. Oysa Ofgang’ın aktardığı kayıtlara göre Moberg 17 Ekim’de yaralandı ve 24 Ekim’de hayatını kaybetti; yani anlatılan hafta sonundan yaklaşık yedi hafta sonra. Weller bu çelişkiyi Bradbury’ye sorduğunda yazar açıklayamadı. Yanlış tarih aile içinde de yerleşmişti: başka akrabalar da ölümü eylüle koyuyordu.

Ofgang, Moberg’in öldüğü haftanın öncesinde ve sonrasında Waukegan’da herhangi bir yan gösteri ya da sirk gösterisine dair kayıt bulamadığını yazıyor. Yedi hafta öncesine, Labor Day hafta sonuna bakıldığında ise yerel gazete Waukegan News-Sun iki sirkin gelişiyle dolu: Hagenbeck-Wallace ve Downie Brothers. Ama Bradbury her zaman Mr. Electrico’nun bu iki sirkten biriyle gelmediğini, Dill Brothers Combined Shows adlı bir panayırla geldiğini söyledi.

Aşağıdaki karşılaştırma, Ofgang’ın Smithsonian’daki araştırmasına ve Weller’ın 2006 tarihli yetkili biyografisi The Bradbury Chronicles için yaptığı taramaya dayanıyor.

Anlatıdaki ayrıntıArşivde bulunan
Gösterinin zamanı: Labor Day hafta sonu, 1932Amcasının öldüğü haftada Waukegan’da gösteri kaydı yok; Labor Day hafta sonunda ise iki sirk var (Hagenbeck-Wallace, Downie Brothers)
Panayırın adı: Dill Brothers Combined ShowsBöyle bir kuruluşa dair kesin kanıt yok. Dönemde etkin olan benzer adlı Sam B. Dill’s Circus’u Bradbury “o değil” diye reddetti
Sanatçının adı: Mr. ElectricoWaukegan’da bu adla sahneye çıkan kimse bulunamadı. Downie Brothers’ın yan gösterisinde 1932’de Ralph Redden adlı bir sihirbaz vardı; elektrikli sandalye numarası yaptığına dair bir not yok
Amcasının ölümü: gösteriden bir gün önceLester Moberg 17 Ekim’de yaralandı, 24 Ekim’de hayatını kaybetti
Voltaj: 50.000 voltAnlatıma göre 50 bin ile 10 milyar arasında değişiyor

Weller’ın bulabildiği en yakın şey, o Labor Day hafta sonu Waukegan’da düzenlenen bir American Legion şenliği ve programındaki adı belirtilmemiş bir panayır oldu. Weller, Bradbury’nin hayatını değiştiren gösteriyi büyük olasılıkla orada gördüğü sonucuna vardı. Ama şenliğe dair kayıtlar da çok sınırlı.

Hagenbeck-Wallace sirkine ait eski bir afiş
Hagenbeck-Wallace sirkine ait eski bir afiş — Miscellaneous Items in High Demand, PPOC, Library of Congress, Public domain (Wikimedia Commons)

“Mr. Electrico” bir kişi değil, bir numaranın adıydı

Ofgang’ın araştırmasının en aydınlatıcı kısmı, aranan şeyin belki de hiç tekil olmadığını göstermesi. Elektrikli sandalye numarası 1930’larda yan gösterilerin standart repertuvarındaydı ve çoğunlukla kadınlar tarafından yapılıyordu. Bu sanatçılar Miss Electra, Miss Electricia, Mademoiselle Electra gibi sahne adları kullanıyordu. Yani Bradbury’nin hatırladığı ad, yaygın bir kadın sahne adının erkek hâliydi. Numaranın ruhani tonu — şifa, kehanet, ölümsüzlük imaları — da işin parçasıydı.

Wonder Shows: Performing Science, Magic and Religion in America kitabının yazarı Fred Nadis’in Ofgang’a anlattığına göre “elektrikli hüner işçileri” 1840’larda sahneye çıkmaya başladı; ilk dönemde statik elektrik biriktiren aletlerle seyirciye çarpma veriyor, küçük kıvılcımlar çıkarıyor ve sık sık elektrikle şifa vadediyorlardı. Nikola Tesla’nın 1890’larda alternatif akımın güvenliğini göstermek için kendi bedeninden yüz binlerce volt geçirdiği gösteriler bu merakı büyüttü. Aynı yıllarda elektrikli sandalye ilk kez bir infazda kullanıldı. Numara vodvil ve panayır sahnelerine oradan taşındı; sihirbaz dükkânları bir Model T motorundan gerekli aleti yapmanın talimatını satmaya başlayınca da sıradanlaştı.

'Electrice' sahne adıyla çalışan bir panayır sanatçısı, 1914’te elektrikli sandalye numarasını yaparken
'Electrice' sahne adıyla çalışan bir panayır sanatçısı, 1914’te elektrikli sandalye numarasını yaparken — "Electrice", Public domain (Wikimedia Commons)

Numaranın sırrını 1911’de sanatçılardan biri kendi ağzıyla anlattı. Mademoiselle Electra, Popular Electricity dergisine şöyle dedi: “Gösterimizi elektrikli sandalyeyi göstererek bitiriyoruz; yüksek voltaj başlığa atlıyor, bedenin her yerinden kumaş parçaları tutuşuyor, seyirci kıvılcımların tam on santim atladığını görüyor.” İşin fiziği basit ve acı vericiydi: sandalye yüksek voltaj (elektriğin basıncı) ama düşük amper (akımın debisi) kullanıyordu.

Falmouth Üniversitesi’nden zoolog ve aynı zamanda sahne sihirbazı olan Tim Cockerill, bu numarayı kendisi de yapıyor. Ofgang’a anlattığına göre “eski deyişle, jolt’u veren volttur ama seni öldüren amperdir. Esasen kendimizi yerden izole ediyoruz, bu da o yüz binlerce voltun bedenimizden geçmesine izin veriyor.” Sanatçı topraklanmış bir şeye dokunursa “bu anında ölüm olur” diyor. İlginç olan, numaranın neden işlediğinin fizikçiler arasında bile tam oturmamış olması: bazıları elektriğin frekansı yüzünden bedenin yüzeyinden aktığını (“deri etkisi”) söylüyor, bazıları hesapların bunu desteklemediğini.

Araştırmacılar ne diyor

Bradbury uzmanları hikâyeyi uydurma saymıyor. Indianapolis’teki Ray Bradbury Center’ın yöneticisi Jason Aukerman, Ofgang’a “Bradbury hakkında bildiklerimle, bu miti uydurması bana çok olasılıksız görünüyor” dedi. Aukerman’a göre bu karşılaşma yazarı “yazar olma arayışına, yani esasen ölümsüz olma arayışına” soktu. Aynı araştırmacı, işin boyutunu da özetliyor: “Ray Bradbury araştırmalarının kutsal kâsesinin etrafında kokluyorsun. Bradbury’nin hayatına dair pek çok başka hikâyeyi mektuplardan ya da aile üyelerinin doğrulamasından teyit edebiliyoruz.” Mr. Electrico karşılaşmasının ise ne tanığı var, ne belgesi.

Öte yandan Bradbury’nin hatırlama alışkanlığı da kayıt altında. Yazar, kendi doğum anını hatırlayabildiğini söylüyordu. Ray Bradbury Center’ın kurucularından Jonathan R. Eller, Becoming Ray Bradbury kitabında şöyle yazıyor: Bradbury’nin “güçlü telkin duygusu, olayın harikuladeliğini öne çıkarmak için zaman çizgilerini sıkça yeniden ayarlıyordu.” Eller de Aukerman da Mr. Electrico’nun gerçek olduğuna inanıyor; tartışma var olup olmadığı değil, hangi gün ve hangi çadırda olduğu üzerine.

Cockerill’in ihtimali belki en gerçekçisi: “Mr. Electrico beş ayrı kişi de olabilir, on ayrı kişi de.” Bu sanatçılar her şeyin kayda geçmediği bir dönemde, “yan gösterinin o kirli, izbe dünyasında” birkaç yıl çalışıp kayboluyordu; arkada hiçbir iz bırakmamaları şaşırtıcı değil.

Takvimin tuhaf kıvrımı

Yazının en güzel ayrıntısı en sonda. Bradbury 1962’de Something Wicked This Way Comes romanını yazdı; Mr. Electrico adını taşıyan bir karakter orada, bu kez uğursuz bir gezici panayırın kötü adamı olarak karşımıza çıkıyor. Roman, Bradbury’nin Waukegan’ı temsil eden kurgusal kasabası Green Town’da geçiyor. Kitabın başında iki çocuk, Cooger and Dark’s Pandemonium Shadow Show adlı panayırın geleceğini duyuran bir el ilanı bulur ve şaşırır: “Bütün panayırlar Labor Day’den sonra durur,” der biri. Çünkü ilanda ekim ayı yazılıdır.

Romanda panayır gerçekten de Labor Day’den sonra gelir. Tarih: 24 Ekim. Bradbury’nin amcasının hayatını kaybettiği gün.

Ofgang’ın altını çizdiği gibi, Bradbury bu tarihi hiçbir zaman amcasının ölümüyle birlikte anmadı; ısrarla bir ay öncesini söyledi. Tarihin bilinçaltına sızmış olması mümkün. Ustanın son el çabukluğu olması da — çok daha az mümkün olmakla birlikte.

Geriye ne kalıyor

Türkçe kaynaklarda bu karşılaşma genellikle olmuş bitmiş bir biyografi vakası gibi aktarılıyor: panayır, kılıç, “sonsuza kadar yaşa”, sonra ömür boyu yazmak. Oysa hikâyenin en öğretici kısmı tam da kenarlarının bulanıklığı. Bir yazarın kendi doğuş anını kurması, uydurmakla aynı şey değil; bir anıyı altmış yıl boyunca anlatıp cilalamak, onu bir sahneye dönüştürüyor. Ayrıntılar yerinden kayıyor, voltaj büyüyor, orman adı değişiyor, tarih bir ayı öne alıyor — ama çekirdekteki şey, o çocuğun ölümle ilk kez yüz yüze geldiği hafta bir yabancının ona “sonsuza kadar yaşa” demesi, yerinde kalıyor.

Tartışmayı kapatacak kanıt belli: 1932 sonbaharına ait bir Waukegan gazete ilanı, bir panayır güzergâh defteri ya da elektrikli sandalyeli bir numaranın fotoğrafı. Ray Bradbury Center’ın Indianapolis’teki arşivinde yazarın mektupları duruyor ve dijitalleşen gazete arşivleri her yıl büyüyor. Yani soru hâlâ açık: Mr. Electrico bulunursa, Bradbury’nin anlattığı adama ne kadar benzeyecek?

Fotoğraf: Alan Light, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.