Teknoloji

Dinozor kemiğinde fosilleşmiş kan hücresi izleri bulunduğu öne sürüldü

Brezilya'daki bir dinozorun uzuv kemiğinde görüntüleme ve kimyasal analizler alyuvar kalıntılarına işaret etti; bazı uzmanlar ise ikna olmadı.

7 Kasım 20263 dk okuma1 okunma
Dinozor kemiğinde fosilleşmiş kan hücresi izleri bulunduğu öne sürüldü

Bir dinozorun yaşamı ve çevresi, kanında yazılı olabilir; yeter ki kan kemikte korunabilsin. Yeni bir çalışma tam olarak bu ihtimali gündeme getiriyor. Araştırmacılar, yaklaşık 115 milyon yıllık bir dinozor örneğinin uzuv kemiğinde, kırmızı kan hücrelerinin kalıntısı olabilecek mikroskobik yapılar bulduklarını bildirdi. Bulgular 2 Kasım'da Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.

Kemikte neler bulundu?

İncelenen kemik, Brezilya'nın kuzeydoğusunda fosil bakımından zengin Mina Pedra Branca bölgesinden çıkarıldı. Örnek, Kretase Dönemi'ne ait Aratasaurus museunacionali adlı dinozora ait. Curtin Üniversitesi'nden paleontolog Kliti Grice ve ekibi, kemiği çeşitli kimyasal ve görüntüleme yöntemleriyle inceledi.

Reklam

Ekip önce kemiğin ince enine kesitlerini hazırladı. Ardından odaklanmış elektron demetleriyle, yani taramalı elektron mikroskobuyla, kemiğin iç yapısını ayrıntılı biçimde görüntüledi. Fosilleşmiş damar ağının içinde elips biçimli mikroskobik yapılar ortaya çıktı. Bu yapıların çapı yaklaşık 20 mikrometre düzeyinde ve araştırmacılara göre kırmızı kan hücrelerini anımsatıyor.

Kimyasal analiz ne gösterdi?

Yalnızca şekil benzerliği yeterli sayılmadı. Elips biçimli yapıların element bileşimini gösteren harita, bunların demir, karbon ve azot bakımından zengin olduğunu ortaya koydu. Bu üç element, hem adı verilen biyomolekülün bileşenleri arasında yer alıyor. Hem, demir taşıyan halka biçimli bir molekül; kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobinin, yani oksijeni vücutta dolaştıran proteinin parçası.

Araştırmacılar bunun üzerine moleküler düzeyde de analiz yaptı ve kemikte korunmuş hem bulunduğunu bildirdi. Ekip, bu yapıların hem bilinen en eski kırmızı kan hücresi yapıları hem de kimyasal olarak kanıtlanan ilk örnekler olduğunu savunuyor. Ancak herkes bu sonuca aynı ölçüde güvenmiyor; bazı uzmanlar bulguların kan hücresi yorumunu kuşkuyla karşılıyor.

Arka plan

Fosilleşme sürecinde canlının yumuşak dokuları çoğunlukla çürür, geriye ise sert kısımlar kalır. Kemikler zamanla minerallerle dolar ve taşlaşır. Bu nedenle kan, kas ya da organ gibi dokuların milyonlarca yıl sonra tanınabilir halde bulunması olağandışı kabul edilir. Dinozor kemiklerinde yumuşak doku benzeri yapılar bulunduğu yönündeki iddialar daha önce de tartışma yarattı. Temel soru hep aynı: Bulunan şey gerçekten canlıdan mı kalmış, yoksa sonradan oluşan mineral birikintileri veya mikroorganizma izleri mi?

Bu tür tartışmalarda araştırmacılar genellikle birden fazla bağımsız kanıt hattı arar. Yalnızca görüntü yetmez, çünkü doğada hücreye benzeyen pek çok mikroskobik biçim oluşabilir. Kimyasal bileşim, moleküler kimlik ve bulunduğu konum birlikte değerlendirilir. Bu çalışmada yapıların fosilleşmiş damar ağı içinde yer alması ve hem bulgusunun eşlik etmesi, ekibin yorumunu destekleyen unsurlar olarak öne çıkıyor.

Neden önemli?

Grice'e göre bu tür yapıları tanıyabilmek, çoktan soyu tükenmiş hayvanların fizyolojisine güçlü bir moleküler pencere açabilir. Metabolizma ve hatta hareketlilik düzeyi gibi özellikler bunların arasında sayılıyor. Dinozorların sıcakkanlı mı soğukkanlı mı olduğu, ne kadar enerji harcadıkları gibi sorular uzun süredir tartışılıyor. Kan hücrelerine ve içeriklerine dair doğrudan kimyasal ipuçları bulunabilirse, kemiklerin şeklinden ve büyüme izlerinden yapılan çıkarımlar yeni bir veriyle sınanabilir.

Öte yandan sonuçların kalıcı bir kabul görmesi için başka araştırma gruplarının benzer örneklerde aynı bulguları yeniden üretmesi gerekecek. Bağımsız doğrulama, bilimde olağanüstü iddialar için en önemli ölçütlerden biri. Eleştirenlerin itirazları da bu süreçte belirleyici olacak; yeni analizler ya yorumu güçlendirecek ya da daha sade bir açıklamaya yönlendirecek.

Şimdi ne olacak?

Şu an elde olan, tek bir örnekte görülen ve ekibin kan hücresi kalıntısı olarak yorumladığı yapılar. Bu yapıların gerçekten kan kaynaklı olup olmadığı, benzer fosillerde yapılacak karşılaştırmalı çalışmalarla netleşebilir. Araştırmanın değeri, yalnızca bir iddiada değil, fosillerde kan izi aramak için kullanılan yöntemlerin bir arada uygulanmasında da yatıyor: elektron mikroskobu, element haritalama ve moleküler analiz. Sonuçlar ister doğrulansın ister çürütülsün, dinozor kemiklerinin içinde neyin, ne kadar korunabildiği sorusuna açıklık getirmeye katkı sunacak.

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
50,0755,9667,20İstanbul9°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testi2000'ler Türkiye interneti testimIRC'ten MSN'e, çevir sesinden ADSL'e... O devri yaşayan bilir. 10 soruda internet hafızanı ölçüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep burcu için içsel gücün ve sezgilerin ön plana çıktığı, enerjisi yüksek bir gün başlıyor.…

Günün sorusu

"Kara Mamba" lakaplı basketbolcu kimdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →