Kral Arthur efsanesi metinden metne nasıl büyüdü: hangi yüzyıl ne ekledi
Gildas 6. yüzyılda Britanya hükümdarlarını tek tek sayar, Arthur yoktur. Yuvarlak Masa 12. yüzyılda, Camelot biraz sonra eklendi. Bir efsanenin 1300 yıllık büyüme defteri ve 1981'de çekilen bir filmin yeni ana metin oluşu.
Altıncı yüzyılda Britanya'da Gildas adlı bir din adamı, adanın içine düştüğü düzensizlikten yakınan uzun bir metin kaleme aldı. Dönemin Briton hükümdarlarını tek tek adlarıyla sayıp azarladı. O listede Arthur yok.
Bu sessizlik, Arthur üzerine çalışan araştırmacıların bugün hâlâ dönüp baktığı yerdir. Florida Üniversitesi'nden Judy Shoaf'ın ortaçağ Arthur kaynaklarını sıraladığı derlemeye göre Gildas'ın 6. yüzyıl metni Arthur'dan hiç söz etmez; yalnız dönemin manzarasına ve Badon'daki o büyük karşılaşmaya dair anlattıkları sonradan hikâyenin parçası olur. Arthur adının bilinen ilk belirişi 9. yüzyıla ait: Nennius'a atfedilen Historia Brittonum.
Arada üç yüzyıl kadar bir boşluk var. Asıl ilginç olan ise şu: bu boşluk fark edildikçe efsane küçülmedi, büyüdü. Yuvarlak Masa, Camelot, Lancelot, Kutsal Kâse, Merlin — bugün "Arthur" deyince akla gelen neredeyse her ayrıntı, Arthur'un yaşadığı varsayılan dönemden yüzyıllar sonra, adı bilinen yazarların elinden çıktı. Ve 2017'de Arthuriana dergisinde yayımlanan bir incelemeye göre bu birikme hiç durmadı; yalnızca el yazmasından perdeye taşındı.
Önce bir ordu önderi, kral değil
Shoaf'ın derlemesinde Historia Brittonum, "Kral Arthur'a dönüşen Arthur'un en erken görünümü" olarak tanımlanıyor. Ama oradaki Arthur kral değil. Rochester Üniversitesi'ndeki Robbins Kütüphanesi'nin yürüttüğü Camelot Project'in açıklamasına göre metin ondan dux bellorum diye söz eder; bu, "kral değil, ordu önderi anlamına gelen bir sıfat". On iki zaferin kahramanıdır, sonuncusu Badon'dadır.
10. yüzyıla tarihlenen Annales Cambriae ise Camlann'daki son karşılaşmada Medraut'u anar; ama Camelot Project'in belirttiği gibi metin "onun Arthur'un düşmanı mı yoksa müttefiki mi olduğunu açıkça söylemez". Yani sonraki bin yılın en bilinen ihanet sahnesinde, en eski kayıtta tarafların kim olduğu bile belirsizdir.
Galce Culhwch ac Olwen (yak. 1100) bambaşka bir Arthur gösterir: Camelot Project'in tarifiyle "olağanüstü güçlere sahip, yarı mitolojik" bir yiğitler topluluğunun başında duran bir önder. Şatafatlı saray, tören düzeni, kurallı yiğitlik ahlakı henüz yok.
Merlin'i bir yazar icat etti
Dönüm noktası 12. yüzyıl. Geoffrey of Monmouth'un yaklaşık 1138'de tamamladığı Historia Regum Britanniae, Shoaf'ın ifadesiyle "Kral Arthur'un, kraliçesinin, yiğitlerinin, tuhaf doğumunun ve ölümünün hikâyesini anlatan ilk kitap". Öncesinde parça parça anılan bir ad, burada baştan sona bir yaşam öyküsüne kavuşur.
Merlin de bu kitapta doğar. Camelot Project'in Merlin maddesine göre o "esasen Geoffrey of Monmouth'un yaratımıdır": Geoffrey, Myrddin adlı bir Galce ozan-kâhin geleneğini, 9. yüzyıl metnindeki Ambrosius anlatısıyla birleştirir. Adı bile hesaplıdır. Myrddin'in Latinceye olağan çevirisi "Merdinus" olurdu; Camelot Project, Geoffrey'in Anglo-Norman okuruna kaba bir Fransızca kelimeyi çağrıştırmamak için "Merlinus"u yeğlediğini aktarır.

Bir efsanenin en tanınmış figürünün, telaffuz kaygısıyla adlandırılmış bir yazar icadı olması, Arthur konusunun özetidir: elimizdeki şey bir kayıt değil, bir yazılma tarihi.
Masa 12. yüzyılda, Camelot biraz sonra geldi
Geoffrey'in kitabı hızla çevrildi ve her çeviri bir şey ekledi. Camelot Project'in aktardığına göre Yuvarlak Masa fikrini ilk ortaya atan, 12. yüzyıl vakanüvisi Wace'tir: masayı Arthur, soylu beylerinin hepsi eşit konumda otursun diye yaptırmıştır. Layamon aynı yüzyılda hikâyeyi İngilizceye taşıdı.
Camelot ve Lancelot ise Fransa'dan geldi. 1190'dan önce yazan Chrétien de Troyes, Shoaf'ın deyişiyle "Arthur romansı türünü icat etmekle anılır". Camelot adı ilk kez onun metinlerinde geçer; Guinevere'in Lancelot'un sevgilisi oluşu da öyle. Camelot Project'in Guinevere maddesine göre Chrétien'in Lancelot'unda kraliçe, Meleagant'ın elinden kurtarıldıktan sonra Lancelot'a gönül verir ve "talepkâr bir saray aşığı"dır. Kutsal Kâse arayışı ise Perceval'inde belirir.
Sonrası üst üste yığılmadır. Robert de Boron 12. yüzyıl sonu ile 13. yüzyıl başında Kâse'yi doğrudan Hristiyan kurtuluş anlatısına bağlar; 13. yüzyılın Vulgate Cycle'ı bütün kolları tek bir dev anlatıda toplar. Son büyük derleme 1485'te geldi: Thomas Malory'nin Le Morte Darthur'u. İngilizce okur için "kanonik" metin odur.
Malory'de ayrıntılar yeniden dizilir. Camelot'u Winchester'la eşler. Excalibur'un hikâyesi de onun elinde değişir: Camelot Project'in özetine göre Geoffrey, Wace ve Layamon o emanetin Avalon'da dövüldüğünü söylerken, Malory'de taştan çekilen nesne kırılır ve Merlin yenisini Gölün Hanımı'ndan alır. Yani "taştaki emanet" ile "Gölün Hanımı'nın verdiği emanet" aynı şey değil; sonradan birbirine eklemlenmiş iki ayrı motif.
Aşağıdaki defter, iki üniversite kaynağının (Florida Üniversitesi'nden Judy Shoaf'ın kaynak listesi ve Rochester Üniversitesi Robbins Kütüphanesi'nin Camelot Project maddeleri) verdiği tarih ve katkıları bir arada gösteriyor.
| Metin | Tarih | Efsaneye kattığı |
|---|---|---|
| Gildas, De Excidio Britanniae | 6. yüzyıl | Arthur adı hiç geçmez; dönemin manzarası ve Badon hikâyeye kaynak olur |
| Nennius, Historia Brittonum | 9. yüzyıl | Arthur adının bilinen ilk görünümü; dux bellorum, on iki zafer |
| Annales Cambriae | 10. yüzyıl | Camlann ve Medraut; tarafların kim olduğu belirsiz |
| Culhwch ac Olwen (Galce) | yak. 1100 | Olağanüstü güçlü, yarı mitolojik yiğitlerin başındaki Arthur |
| Geoffrey of Monmouth, Historia Regum Britanniae | yak. 1138 | İlk bütün yaşam öyküsü; Merlin; kraliçe ve yiğitler |
| Wace, Brut | 12. yüzyıl | Yuvarlak Masa fikri |
| Layamon, Brut | 12. yüzyıl | Hikâyenin İngilizce manzum sürümü |
| Chrétien de Troyes | 1190'dan önce | Camelot adı, Lancelot-Guinevere ilişkisi, Kutsal Kâse arayışı |
| Robert de Boron | 12. yy sonu - 13. yy başı | Kâse'nin Hristiyan kurtuluş anlatısına bağlanması |
| Vulgate Cycle | 13. yüzyıl | Bütün kolların tek bir anlatıda birleşmesi |
| Thomas Malory, Le Morte Darthur | 1485 | İngilizce okurun kanonik metni; Camelot-Winchester eşlemesi; Excalibur'un Gölün Hanımı'ndan gelmesi |
1981'de çekilen bir film yeni ana metin oldu
Bu yığılma ortaçağda bitmedi. JSTOR Daily'nin aktardığı 2017 tarihli incelemede Elizabeth Ferszt ve Nathaniel Bump, Arthuriana dergisinin 27. cildinin 4. sayısında Arthur malzemesinin popüler medyada nasıl dolaştığını ele alıyor. Vardıkları nokta şu: John Boorman'ın 1981 yapımı Excalibur filmi, kendisinden sonraki Arthur işlerinin kalıbı hâline gelmiş. İki yazarın ifadesiyle film, "özellikle Arthur esinli müzik videoları ve reklam kısa filmleri için bir şablona dönüştü".
JSTOR Daily'nin tarifine göre Boorman'ın filmi dört anlatı kolunu birbirine dolar: taştaki emanet, Arthur-Guinevere-Lancelot üçgeni, Kutsal Kâse arayışı ve Mordred'in öne çıkışı. Dikkat edilirse bunlar ortaçağ boyunca yüzyıllar arayla, ayrı ayrı eklenmiş motiflerdi. 1981'de iki saate sığdırıldı ve çok sayıda izleyici için "esas hikâye" o oldu.
Ferszt ve Bump'ın mercek altına aldığı iş, New Order'ın 2015 tarihli "Restless" parçasının klibi. Yazarlara göre grup, "karakter rollerini ve olay akışını neşeyle hiçe sayıyor; yerine doğrudan John Boorman filminden ödünç alınmış gösterişli, romantik bir sinema estetiği koyuyor". Klibin parçalı anlatımı, izleyicinin Arthur motiflerini zaten tanıdığını varsayar — yani sekiz yüz yıllık birikim, artık açıklamaya gerek bırakmayan bir ortak dil.
"İçi doldurulmayı bekleyen bir kap"
İncelemenin en tartışmalı iddiası estetikle değil sınıfla ilgili. Ferszt ve Bump'a göre klip, "orta sınıfın aşırı tükettiği ve paylaştığı kalıp Arthur sürümlerine" karşı çıkıp punk bir yeniden okuma öneriyor; aile hayatını tehdit eden gerilimleri işliyor ve "Arthur'un Batı kültüründe cisimleştirdiği düzen, adalet ve güvenlik hayaline" kuşkuyla bakıyor.
Yazarların sonuç cümlesi, efsanenin dayanıklılığını belki en iyi açıklayan formül. Onlara göre Arthur anlatısı, "onu benimsemeyi yeğleyen her bireyin ya da topluluğun özlemleri, kaygıları ve arzularıyla doldurulmayı bekleyen, alıcı bir kap". Tek bir şeyi anlattığı için değil, her şeyi anlatabildiği için ayakta.
JSTOR Daily bunun 2026'daki örneklerini de sayıyor. Troye Sivan'ın aynı yıl çıkan "Party" parçasının klibi, dik yarlar ve çayırlarla Arthur'u andıran bir coğrafyada, Yuvarlak Masa yiğitlerinin queer okumalı bir karşılığıyla kurgulanmış. Aynı yaz Ffern adlı parfüm markası, The Green Knight (Yeşil Yiğit) efsanesinden esinlenen bir kısa film yayımladı; renk tonları 2010'lardan bu yana alışılmış karanlık fantastik görüntüden çok 1980'lerin masal tadındaki filmlerini hatırlatıyor. Aynı dergi yazısına göre The Love Witch'in yönetmeni Anna Biller de 2027'de ortaçağ dekorlu, Technicolor'ı andıran renklerle çekilmiş The Face of Horror'ı çıkaracak.
Kesinliğin sınırı nerede
Buradan "Arthur hiç yaşamadı" sonucu çıkmaz; "yaşadı" sonucu da çıkmaz. Camelot Project'in sık sorulan sorular sayfasındaki ifade bu konuda ölçülü: "Arthur'a ne kadar tarihîlik atfedilebileceği — eğer atfedilebilirse — bir tartışma konusudur." Aynı sayfaya göre bazı araştırmacılar efsanelere kaynaklık eden gerçek bir kişi bulunduğunu düşünüyor, başkaları ise anlatının herhangi bir gerçek kişiye dayanmadığı kanısında.
Kesin olan şey daha mütevazı ama daha sağlam: elimizde 6. yüzyıldan bir sessizlik, 9. yüzyıldan bir avuç satır, 12. yüzyıldan bir kitap ve 15. yüzyıldan bir derleme var. Aradaki her şey eklendi — ve eklenmeye devam ediyor.
O yüzden asıl soru belki "Arthur gerçek miydi?" değil. 1981'de bir filmin yaptığını 1138'de bir kitap yapmıştı: dağınık malzemeyi topladı, kendi döneminin beğenisine uygun tek bir biçim verdi, sonrakiler de onu esas kabul etti. Bugünün uyarlamaları aynı işi görüyor. Peki iki yüzyıl sonra, bu dönemden eklenen hangi ayrıntı için "zaten hep oradaydı" denecek?
Fotoğraf: Évrard d'Espinques, Public domain, Wikimedia Commons