Glashütte'de çöpten sarkaçlı saat: ataştan yapılma bir kaçış düzeneği
Berlinli sanatçı Niklas Roy, Almanya'nın hassas saatçilik kasabası Glashütte'de iki haftada, sokaktan topladığı malzemeyle çalışan bir sarkaçlı saat yaptı. Kaçış düzeneği bir ataştan, gongu cam şişeden.
Ağustos 2026'nın başında Berlinli sanatçı ve mucit Niklas Roy, Saksonya'nın küçük kasabası Glashütte'ye bir konuk sanatçı programı için gitti. Vardığı günün ilk fotoğraflarından birinin altına şunu yazmıştı: "Glashütte sokak hazineleri." Fotoğraftaki hazine, yerden topladığı döküntülerdi. Bir buçuk ay sonra ortaya çıkan şey, tamamen o döküntülerden yapılmış, gerçekten yürüyen mekanik bir sarkaçlı duvar saatiydi.
Roy'un "Glashütte Trash Clock" (Glashütte Çöp Saati) adını verdiği işin nerede yapıldığı tesadüf değil. Glashütte, Almanya'da mekanik saatçiliğin merkezi sayılan kasaba; mikron hassasiyetinin, elle tamamlanan köprülerin, yakut yataklı milletin ülkesi. Sanatçı Colossal'a verdiği açıklamada niyetini açıkça söylüyor: "Glashütte, hassasiyet ve yüzyıllık saatçilik zanaatıyla eşanlamlı; ben de bunun tam tersini yapmak istedim."
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Neden sadece bir şaka değil
Bir sanatçının çöpten heykel yapması yeni bir şey değil. Buradaki fark, nesnenin çalışıyor olması. Bant, plastik kelepçe, sıcak silikon, mukavva, bir ölçü çubuğu, plastik parçalar ve bir cam şişe — Roy'un Colossal'a saydığı malzeme listesi bu. Sanatçının kendi anlatımıyla saat "yaklaşık yarım saat yürüyor, bir ataş-kaçışına, cam şişeden bir gonga ve 'rastgele bir komplikasyona' sahip."
Mekanik saatçilikte komplikasyon, saatin zamanı göstermek dışında yaptığı her ek işi anlatan teknik terimdir: takvim, kronograf, ay evresi. Roy'un eklediği komplikasyon ise "Şimdi mi, asla mı?" sorusuna rastgele cevap veriyor. Yani saat, zamanı ölçerken bir yandan da zamanla ilgili kararı zara bırakıyor.
Bir saati saat yapan parça: kaçış düzeneği
Bu işin teknik kalbini anlamak için tek bir parçayı bilmek yeter. Sarkaçlı bir saatte enerji, bir ağırlıktan ya da yaydan gelir; zamanı ise sarkacın salınımı ölçer. Ama bu ikisinin birbirine bağlanması gerekir. İşte bu bağlantıyı kuran parçaya kaçış düzeneği (escapement, Almancada Hemmung) denir.
Kaçış düzeneği iki iş birden yapar. Birincisi, dişli takımının serbestçe boşalmasını engeller; çarkın dişlerini teker teker "kaçırarak" hareketi ölçülü porsiyonlara böler — saatin tik-tak sesi bu işlemin sesidir. İkincisi, her salınımda sarkağa küçük bir itme vererek sürtünmeyle sönmesini önler. Bir saatin doğru yürüyüp yürümediğini büyük ölçüde bu parçanın geometrisi belirler; gövde ne kadar kaba olursa olsun burası kaba olamaz.
Roy'un ödünç aldığı tasarımın adı da belli. Günlüğünde 11 Ağustos'ta paylaştığı bir fotoğrafın altına Almanca "Graham-Hemmung" yazmış: Graham kaçışı. Wikipedia'nın derlediği horoloji tarihine göre bu düzeneğin kökeni 1675 dolaylarında gökbilimci Richard Towneley'e uzanıyor; Thomas Tompion, 1676'da Greenwich Gözlemevi için yaptığı hassas saatlerde kullanmış, tasarımı 1715 civarında yaygınlaştıran George Graham olduğu için adı ona kalmış. Graham kaçışının, kendinden önceki çapa kaçışına göre üstünlüğü şu: çapa kaçışında çark her döngüde bir miktar geri teper, bu hem aşındırır hem doğruluğu bozar. Graham tasarımında paletin "ölü" yüzü çarkı kilitler, sarkaç serbestçe salınır, itme yalnız salınımın en alt noktasında verilir. Geri tepme yok.
Roy'un yaptığı, bu üç yüz yıllık geometriyi bir ataşa uygulamak oldu.
İki haftanın günlüğü
Sanatçının kendi sitesindeki fotoğraf günlüğü, işin nasıl ilerlediğini gün gün gösteriyor. Aşağıdaki tablo o günlükteki fotoğraf altyazılarından derlendi.
| 9 Ağustos | "Glashütte'deki NOMOS konuk sanatçı programı için bavul hazırlığı" |
|---|---|
| 10 Ağustos | Kasabaya varış, sokaktan toplanan malzeme, ilk sarkaç denemeleri, "1s Pendulum" videosu |
| 11 Ağustos | "Graham-Hemmung" fotoğrafı, dişli izdüşüm denemesi, "Graham kaçış çarkı", ardından "Kaçış çarkı V2" |
| 13 Ağustos | "Clockwork Escapement" videosu ve yağlama notu |
| 14 Ağustos | Altyazısı yalnızca ataş emojisi olan iki fotoğraf |
| 15 Ağustos | "İzokronizmi ölçmek", Glashütte Saat Müzesi ziyareti, torna tezgâhı, "Yakut / taş kesimi" |
Bu sıralama tek başına bir şey anlatıyor. Sarkaç ilk gün kuruluyor, kaçış çarkı ertesi gün iki kez baştan yapılıyor, ataş ancak dördüncü günde devreye giriyor. Yani zor kısım malzemeyi bulmak değildi; dişlerin açısını tutturmaktı.
15 Ağustos'taki "izokronizmi ölçmek" notu da rastgele değil. İzokronizm, bir sarkacın geniş salındığında da dar salındığında da aynı sürede gidip gelmesi demek — mekanik saatçiliğin temel derdi. Ağırlık düştükçe itme kuvveti değişir; salınım genliği değişir; saat hızlanır ya da yavaşlar. Roy'un yarım saatlik çalışma süresinin sınırı da muhtemelen burada.

Kasabanın kendisi neden önemli
Glashütte'de saat yapımının başlangıcı 1845'e tarihleniyor; Alman Saat Müzesi Glashütte kendi tanıtımında kasabanın "180 yıldan uzun süredir" Alman saatçilik sanatının önemli merkezi olduğunu yazıyor. Zanaatın kurucu ismi, A. Lange & Söhne'yi kuran Ferdinand Adolph Lange (1815–1875); 1848–1866 arasında kasabanın başkanlığını da yapmış. Bugün kasabada birkaç yüz kişilik atölyeler, on binlerce avroluk saatler üretiyor.
Roy'un günlüğüne bakılırsa, işi yaparken bu mirası uzaktan izlememiş: müzeyi gezmiş, torna tezgâhının ve yakut kesiminin fotoğrafını çekmiş, müzedeki Graham kaçışını inceleyip kendi versiyonunu ondan çıkarmış. Yani "tam tersini yapmak" dediği şey, zanaatı reddetmek değil; zanaatın bilgisini alıp malzemesini bırakmak.
Çöp, ömür ve onarılabilirlik
Buradan çıkan asıl soru malzeme değil, süre. Glashütte'nin ürettiği saatlerin satış argümanı ömür boyu — hatta kuşaklar boyu — onarılabilir olmalarıdır; parçası dökülür, servisi yapılır, yüz yıl sonra da yürür. Roy'un saati ise bir kuruluşta yaklaşık yarım saat yürüyor ve sıcak silikonla tutuyor.
Yine de ikisi aynı ilkeye yaslanıyor: her ikisi de elektronik içermiyor, her parçası görünür ve her parçası, prensipte, bir insan tarafından yeniden yapılabilir. Bugünkü ucuz kuvars saatlerin çoğu için bunların hiçbiri geçerli değil. Çöpten yapılmış bir saatin, atılmak üzere üretilmiş bir saatten daha "onarılabilir" olması, tartışmanın malzeme kalitesinden çok tasarımın şeffaflığıyla ilgili olduğunu düşündürüyor.
Saatin kendisi
Sanatçı, 21 Eylül 2026'da kendi YouTube kanalında saatin çalışırken çekilmiş videosunu yayımladı. Cam şişe gongun sesi ve ataş kaçışın hareketi burada görülebiliyor.
Açık kalan soru şu: Roy'un bu işi yaptığı iki hafta, ortalama bir saat ustasının tek bir köprüyü elle bitirme süresinden kısa. Aynı geometri, aynı fizik, aynı üç yüz yıllık kaçış tasarımı — sadece malzeme ve tolerans farklı. Bir saatin değerinin ne kadarı o toleransta, ne kadarı onu kuran kişinin bildiklerinde? Glashütte'nin sokağından toplanmış bir ataş, yarım saatliğine de olsa bu soruyu sormanın bir yolu.
Fotoğraf: C. Verhagen, CC BY 3.0, Wikimedia Commons