Bir kemiğin içinde iki bin yıllık banotu tohumları: niyet nasıl kanıtlanır
Hollanda'da mühürlü bir kemik kaptan çıkan 382 kara banotu tohumu, bir ot tohumunun ne zaman kanıt sayılacağını değiştirdi. Kırşehir'deki bir tandırda ise aynı bitkinin yanmış izi var.
Hollanda'nın ortasındaki Houten-Castellum'da, bir Roma dönemi kırsal yerleşiminin su çukurundan 7,2 santimetre uzunluğunda bir koyun ya da keçi uyluk kemiği çıktı. Kemiğin içi oyulmuş, ağzı huş ağacı kabuğundan elde edilen kara bir katranla tıkanmıştı. Tıpanın altında yüzlerce minik tohum duruyordu: kara banotu (Hyoscyamus niger) tohumları. Çukurdaki çanak çömlek ve tel broş biçimlerine bakan kazı ekibi, kabı MS 70-100 aralığına tarihlendirdi.
Bu, tek başına bir "eski eşya" haberi değil. Kara banotu tohumu, Kuzeybatı Avrupa'nın arkeolojik alanlarında sık rastlanan bir kalıntı; çünkü bitki insan yerleşimlerinin kıyısında, gübreli ve bozulmuş toprakta kendiliğinden büyüyen bir ot. Yani bir kazıda banotu tohumu bulmak, orada birinin o tohumu bilerek topladığı anlamına gelmiyor. Freie Universität Berlin'den Maaike Groot'un yönettiği ekibin Antiquity dergisinde yayımladığı çalışmanın asıl iddiası da bulgunun kendisi değil, bu belirsizliğin ilk kez ortadan kalkmış olması.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Kemiğin içinde tam olarak ne vardı
Ekip kaptan 382 tohum saydı. Kemiğin iç hacmi yaklaşık 3,75 santimetreküp; buna dayanarak kabın özgün içeriğini "muhtemelen bin tohumun biraz üzeri", tamamen doluysa 4 bine kadar diye tahmin ettiler. Tıpanın huş kabuğu katranı olduğu gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi ve kızılötesi ölçümle, katrana özgü betulin belirteci üzerinden saptandı; taramalı elektron mikroskobu da kullanıldı.
Tohumların hiçbirinde yanma ya da kavrulma izi yok. Groot'a göre bu ayrıntı iki kapıyı birden kapatıyor: kap ne bir pipo, ne de içinde bir şey yakılan bir araç. "Bizim örneğimizde tohumların, kara huş kabuğu katranından bir tıpayla mühürlenmiş, içi oyulmuş bir koyun ya da keçi kemiğinin içinde bulunmuş olması, banotunun oraya bilinçli biçimde saklandığını gösteriyor; içilmek için kullanılmamış" diyor Groot, Freie Universität Berlin'in duyurusunda.
Kemik kabın bulunduğu çukurda kısmi bir sığır iskeleti ve değirmen taşı parçaları da vardı. Araştırmacılar bunu, yerleşimin bir bölümü terk edilirken bırakılmış bir sunu olarak yorumluyor.
Bir ot tohumu ne zaman kanıt sayılır
Groot ve arkadaşları, arkeobotanik kayıtta banotunun "rastlantı eseri" değil kasıtlı olduğunu söyleyebilmek için üç ölçüt sıralıyor: tohumun kapalı bir kapta ya da özel bir bağlamda, dikkat çekecek miktarda bulunması; bir sağaltım mekânı bağlamından gelmesi; ya da başka şifalı bitki türleriyle birlikte bırakılmış olması. Houten-Castellum kabı birinci ölçütü tek başına karşılıyor.
Bitkinin ne için saklandığı ise çalışmanın çözemediği kısım. Yazarlar, Yaşlı Plinius'un banotunu ateş, öksürük ve ağrı gibi rahatsızlıklara karşı bir çare olarak anlattığını hatırlatarak tıbbi kullanım ihtimalini öne çıkarıyor; Groot'un deyişiyle bulgu, "Roma tıp pratiklerinin İmparatorluğun çeperindeki kırsal topluluklara kadar uzandığına" işaret ediyor. Ama tohumların tıbbi mi, ritüel mi, başka bir amaçla mı toplandığı arkeolojik kanıtla ayrıştırılamıyor. Çalışma bunu açıkça belirsiz bırakıyor.
Aynı bitkinin Anadolu'daki izi: Kırşehir'de bir tandır
Hollanda buluntusundan dokuz yıl önce, aynı dergide Anadolu'dan bir başka banotu bulgusu yayımlanmıştı. Queensland Üniversitesi'nden Fenwick ile Japonya Anadolu Arkeoloji Enstitüsü'nden Sachihiro Omura, Kırşehir'deki Kaman-Kalehöyük'ün Osmanlı katmanlarında (15-17. yüzyıllar) kazılan bir tandırda yoğun bir yanmış banotu tohumu birikimi buldu. H37 kodlu ocakta 112 banotu tohumu sayıldı; bu, oradaki bitkisel kalıntıların yüzde 8,55'ine denk geliyordu.

Fenwick ve Omura'ya göre bu oran rastlantısal bir karışımı aşıyor ve ocağın tütsüleme için kullanıldığını düşündürüyor. Banotu dumanının diş ağrısına ve benzeri şikâyetlere karşı geleneksel bir çare olduğu biliniyordu; ancak yazarlar, bu uygulamanın Asya'daki ilk arkeolojik kanıtının bu olduğunu belirtiyor. Çalışma, gerekçesini Anadolu'nun halk hekimliği üzerine yapılmış etnobotanik derlemelere ve İbn Sînâ'dan Dioskorides'e uzanan tıp metinlerine dayandırıyor.
İki buluntu, birbirinin tersi iki koruma yolu
İki bulgunun yan yana konması, arkeobotaniğin nasıl çalıştığını anlatıyor. Hollanda'daki tohumlar yanmadan, sulak bir zeminin oksijensiz çamurunda korunduğu için okunabildi; niyeti gösteren şey kabın kendisiydi. Kırşehir'deki tohumlar ise tam tersine yandıkları için kömürleşip kaldı; orada niyeti gösteren şey, yanmış tohumların ocaktaki olağandışı yoğunluğuydu. Aynı bitki, iki karşıt yoldan kayda geçmiş.
| Karşılaştırma | Houten-Castellum | Kaman-Kalehöyük |
|---|---|---|
| Yer | Hollanda, kırsal Roma yerleşimi | Kırşehir, Osmanlı katmanı |
| Dönem | MS 70-100 | 15-17. yüzyıl |
| Bağlam | Su çukuru, mühürlü kemik kap | Tandır (H37 kodlu ocak) |
| Tohumun durumu | Yanmamış, 382 sayıldı | Yanmış, 112 sayıldı |
| Öne sürülen kullanım | Saklama; büyük olasılıkla tıbbi | Tütsüleme |
| Yayın | Antiquity, 2024 | Antiquity, 2015 |
Bitkinin kendisi masum değil: patlıcangiller ailesinden olan kara banotu, hiyosiyamin ve skopolamin gibi tropan alkaloitleri barındırır ve son derece zehirlidir. Etkisinin gücü, tarih boyunca hem hekimlerin hem de ondan uzak duranların onunla ilgilenmesinin nedeni.

Açık kalan soru
Houten-Castellum'daki kabı dolduran kişinin ne düşündüğünü bilmiyoruz; Groot ekibi de bunu iddia etmiyor. Asıl merak edilecek olan, bu ölçütlerin eski kazı raporlarına geriye dönük uygulanıp uygulanamayacağı. Avrupa'nın ve Anadolu'nun depolarında, yıllar önce "yabani ot tohumu" diye kaydedilip geçilmiş kaç banotu birikimi var? Kapalı bir kapta ya da bir ocağın içinde yoğunlaşmış olanları yeniden saymak, tek bir kemik şişenin anlattığından çok daha geniş bir tablo çıkarabilir.
Fotoğraf: Beko, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons