Bir sahne sihirbazının gizli kılavuzu: dikkat neden bu kadar kolay yönlendirilir
1953'te CIA, sihirbazlık dergisi The Sphinx'in editörü John Mulholland'a 3.000 dolar ödeyip bir el çabukluğu kılavuzu yazdırdı. Metnin asıl ilginç yanı istihbarat değil, algı hakkında söyledikleri.
1953 yılında, Amerikan sihirbazlarının onlarca yıldır takip ettiği The Sphinx dergisinin editörü John Mulholland koltuğunu bıraktı. Gerekçe sağlık sorunlarıydı. Gerçek sebep başkaydı: Mulholland, CIA'nın Teknik Hizmetler biriminin başındaki kimyager Sidney Gottlieb için gizli bir metin yazmayı kabul etmişti. Kurumun kendi kayıtlarına göre bu iş için kendisine 3.000 dolar ödendi ve harcama 4 Mayıs 1953'te MKULTRA programının 4 numaralı alt projesi olarak onaylandı.
Ortaya çıkan iki metnin adı Some Operational Applications of the Art of Deception (Aldatma Sanatının Bazı Operasyonel Uygulamaları) ve Recognition Signals (Tanışma İşaretleri) idi. Bugün elimizde olmalarının sebebi bir dizi kazadır; ilerideki bölümlerde o hikâyeye geleceğiz.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Ama kılavuzun kalıcı değeri, içindeki hap atma ve not yok etme tarifleri değil. Mulholland, bir sahne insanının kırk yıllık gözlemini kâğıda döküyor ve şunu iddia ediyor: insan dikkati, sahibinin sandığından çok daha dar ve çok daha yönlendirilebilir bir şey. Yarım asır sonra deneysel psikoloji aynı iddiayı laboratuvara taşıyacaktı.
"El gözden hızlıdır" cümlesi yanlıştır
Kılavuzun giriş bölümü, doğrudan halkın kafasındaki yanlışları temizlemekle açılıyor. Mulholland'ın kendi ifadesiyle: "Ustaca aldatma kadar az şey bilinen konu azdır. Nasıl aldatılacağına ve aldanmaktan nasıl korunulacağına dair yaygın kanaatlerin hemen hepsi, hem olgu hem de varsayım olarak yanlıştır."
İlk hedefi, en bilinen klişe: elin gözden hızlı olduğu inancı. Mulholland bunu aritmetikle çürütüyor. En hızlı eğitimli piyanistlerin tek parmakla saniyede sekiz-dokuz tuşa vurabildiğini, mekanik piyano düzeneklerinin bile saniyede on vuruşta zorlandığını hatırlatıyor; buna karşılık normal bir gözün binde bir saniyelik hareketi yakalayabildiğini söylüyor. Yani göz, en çalışkan elden kabaca yüz kat hızlı.
Sonuç, sihirbazlığın mantığını tersine çeviriyor: "Sihirbazlar hareketlerinde hız kullanmaz." Çünkü asıl kural şu: "Her türlü hareket dikkat çeker." Bir şeyi gizlemek isteyen kişi hızlanmaz, yavaşlar ve hareketi olağan görünen bir başka hareketin içine gömer. Kılavuzdaki ünlü örnek bu yüzden bu kadar basittir: bir elle çakılan kibritin yükselen alevi, diğer elin yaptığı küçük hareketi kapatır. Göz kibriti izlerken hapı görmez.

Kitabın editörleri, bu ilkeyi saha işine uyarlayan emekli CIA teknik görevlisi Tony Mendez'in formülünü aktarıyor: "Büyük bir eylem, kendisi şüphe çekmediği sürece küçük bir eylemi örter." Yani gece köpeğini gezdiren adam, gezintinin kendisi sıradan göründüğü için gezinti sırasında yaptığı her şeyi de sıradanlaştırır.
Yok edilmesi emredilen, kaybolmayan metin
Mulholland'ın metinlerinin bugüne ulaşması iki tesadüfe bağlı. Kitabın yazarları H. Keith Melton ve Robert Wallace'ın anlatımına göre, MKULTRA kapsamında üretilen binlerce sayfa, CIA Direktörü Richard Helms'in 1973'te verdiği imha emriyle ortadan kaldırıldı; bildikleri kadarıyla ayakta kalan iki kapsamlı çalışma Mulholland'ın kılavuzlarıydı. İkinci tesadüf 2007'de yaşandı: Melton ve Wallace, bambaşka bir konuda araştırma yaparken gizliliği kaldırılmış tam metne, özgün çizimleriyle birlikte rastladı.
Metin 2009'da HarperCollins tarafından The Official CIA Manual of Trickery and Deception adıyla yayımlandı. Not: internette zaman zaman "2007'de yayımlandı" denir; 2007 keşif yılı, yayın yılı 2009. Kitabın önsözünü yazan eski CIA Direktör Yardımcısı John McLaughlin, iki mesleğin akrabalığını şöyle özetliyor: "Bir sihirbazın yöntemleri, kendisini dikkatle izleyen bir seyircinin önünde nasıl fark edilmeden kalmak zorundaysa, saha görevlisi de yakın takipten öyle sıyrılmak zorundadır."
Yayımlanan metnin bölüm başlıkları, kılavuzun ne kadar el kitabı formatında yazıldığını gösteriyor:
| I | Aldatma sanatına giriş ve genel yorumlar |
|---|---|
| II | Tabletlerin kullanımı |
| III | Tozların kullanımı |
| IV | Sıvıların kullanımı |
| V | Nesnelerin fark ettirmeden alınması |
| VI | Kadınlar için aldatmanın özel yönleri |
| VII | Kadınların nesneleri fark ettirmeden alması |
| VIII | Ekip hâlinde çalışma |
Bölüm listesi, Melton ve Wallace'ın yayımladığı metnin içindekiler kısmından. Metnin taranmış tam hâli Internet Archive üzerinde erişilebilir durumda.
Gorili görmeyen yarım seyirci
Mulholland'ın sezgisel olarak yazdığı şeyin deneysel karşılığı 1999'da geldi. Daniel Simons ve Christopher Chabris, Perception dergisinde (28. cilt, 1059-1074. sayfalar) "Gorillas in Our Midst" başlıklı çalışmayı yayımladı. Katılımcılara basketbol topu paslaşan iki takımın olduğu kısa bir kayıt izletiliyor ve beyaz formalıların paslarını saymaları isteniyor. Kaydın ortasında goril kostümlü biri sahneye giriyor, ortada duruyor ve çıkıyor.
Koşullara göre değişmekle birlikte izleyicilerin yaklaşık yarısı gorili hiç fark etmedi. Simons ve Chabris bu duruma sustained inattentional blindness — sürekli dikkat körlüğü — adını verdi: bir işe odaklanmış zihin, tam ortasında duran beklenmedik bir nesneyi hiç kaydetmeyebilir. Araştırmacıların bulgusuna göre fark etme olasılığı, beklenmedik nesnenin sahnedeki diğer nesnelere benzerliğine ve asıl sayma işinin zorluğuna bağlı.
Deneyin asıl kaydı, Simons'ın kendi YouTube kanalında "selective attention test" adıyla yayımlanmış durumda:
Gözün baktığı yer ile zihnin gördüğü yer aynı değil
Buradan çıkan akla yatkın varsayım şuydu: insanlar kaçırdıkları şeye bakmıyorlar. Göz izleme çalışmaları bunu kısmen bozdu.
Anthony S. Barnhart ve Stephen D. Goldinger, 2014'te Frontiers in Psychology dergisinde yayımladıkları "Blinded by magic" çalışmasında bir el çabukluğu numarasını göz izleyiciyle ölçtü. Bir madenî para, masa örtüsünün üzerinde yaklaşık yarım saniye boyunca açıkça kayıyordu. Numarayı tek seferde izleyenlerin yüzde 54'ü bu hareketi fark etmedi. Fark etmeyenlerin bakışları sihirbazın öne çıkardığı bardağa daha sık takılıyordu, ama farkın en belirgin hâle geldiği an olayın kendisi değil, sonrasıydı: kaçıranlar paranın eski yerine bakmayı sürdürüyordu. Yazarların yorumuna göre belirleyici olan gözün nereye çevrildiği değil, dikkatin içeriden nereye ayrıldığı.
Yani sihirbazın yaptığı şey sizi başka yere baktırmak zorunda değil. Bakışınız doğru yerdeyken bile dikkatinizi başka bir yerde tutması yetiyor.
Sihirbazlar laboratuvara girince
2000'lerin ortasından itibaren sihirbazlık, bilişsel bilim için bir yöntem deposu olarak görülmeye başladı. Gustav Kuhn ve Michael Land, 2006'da Current Biology dergisinde "There's more to magic than meets the eye" başlıklı kısa yazılarında "kaybolan top" numarasını göz izleyiciyle inceledi. Sihirbaz topu iki kez havaya atıyor, üçüncüde atar gibi yapıp avucunda saklıyor; izleyicilerin önemli bölümü hiç var olmayan bir topun yukarı doğru kaybolduğunu görüyor. Kuhn ve Land'in ölçümlerine göre yanılanların bakışı sihirbazın yüzüne yöneliyordu: görme sistemi, karşısındaki insanın nereye baktığı bilgisini kendi beklentisini kurmak için kullanıyor.
2008'de Stephen Macknik, Susana Martinez-Conde ve meslektaşları, Nature Reviews Neuroscience dergisinde "Attention and awareness in stage magic: turning tricks into research" başlıklı makaleyi yayımladı. Makalenin yazarları arasında sahne insanları da vardı — Teller ve James Randi gibi. Tezleri açıktı: sihirbazlar yüzyıllardır dikkati ve farkındalığı kontrollü biçimde manipüle etmenin deneme-yanılmayla bulunmuş yöntemlerini biriktirdiler; sinirbilim bu birikimi laboratuvarda kullanabilir.
Açık kalan soru
Mulholland 1953'te yazarken elinde ne göz izleyici vardı ne de nörogörüntüleme. Elinde kırk yıllık seyirci gözlemi vardı ve vardığı sonuç kabaca doğruydu: aldatma bir hız meselesi değil, bir dikkat yönetimi meselesi. Bugün tartışılan şey ilkenin doğru olup olmadığı değil, tam olarak nasıl işlediği. Bakışın yönü mü belirleyici, yoksa gözden bağımsız çalışan "örtük dikkat" mi? Barnhart ve Goldinger'in verisi ikincisine ağırlık veriyor, ama bu çalışmalar tek bir numara ve görece küçük katılımcı gruplarıyla yapıldığı için kesin bir yargı için erken.
Kılavuzun kendisi ise bugün şaşırtıcı ölçüde zararsız görünüyor. Publishers Weekly'nin 2009 tarihli değerlendirmesinde metin, "açıklayıcı olmaktan çok tuhaf biçimde eskimiş" diye tanımlanmıştı; kibrit, sigara ve şapka bandına takılan tüy üzerine kurulu bir dünyanın el kitabı. Geriye kalan, o dünyanın değil, ona bakan gözün tarifi.
Fotoğraf: Strobridge & Co. Lith., Public domain, Wikimedia Commons