Selanik'te camiden sinemaya, sinemadan sergi salonuna: Alkazar'ın üçüncü hayatı

Selanik'in en işlek kavşağındaki 1467 tarihli Hamza Bey Camii'nin sütunlu avlusuna 1928'de beton dökülüp sinema kuruldu. Yapı, neredeyse kırk yıl iskele içinde kaldıktan sonra 11 Ekim'de sergi salonu olarak açıldı.

Selanik'te camiden sinemaya, sinemadan sergi salonuna: Alkazar'ın üçüncü hayatı
Kültür 13 Ekim 2026 7 dk okuma 5 okunma

Selanik'in en kalabalık kavşağında, Egnatia ile Venizelou caddelerinin kesiştiği köşede, neredeyse kırk yıl boyunca iskeleyle sarılı bir yapı durdu. Yoldan geçenlerin çoğu onu taşıyla değil adıyla tanıyordu: Alkazar. Oysa iskelenin altındaki duvarlar 1467'den kalmaydı ve yapı, Selanik'te inşa edilen ilk camiydi. İskele geçen eylülde kaldırıldı, kapılar 11 Ekim 2026'da açıldı — ama cami olarak değil, sergi salonu olarak.

Hamza Bey Camii'nin hikâyesi, Balkanlarda Osmanlı mimarlık mirasının bugün karşılaştığı sorunun neredeyse laboratuvar örneği: ibadet işlevini bir yüzyıl önce kaybetmiş, arada bambaşka bir hayat yaşamış, şimdi üçüncü kez işlev değiştiren bir yapıyla ne yapılır? Selanik'in son yıllarda verdiği cevap, birbirine çok benzeyen birkaç kararda görülüyor: önce onarım, sonra kültür işlevi.

Kitabedeki ad ile yapının adı aynı kişiye ait olmayabilir

Yapının içindeki Arapça kitabe inşa yılını hicrî 872, yani 1467-68 olarak veriyor ve bânîsini Hafsa Hatun olarak kaydediyor. Hafsa Hatun'un kim olduğu ise net değil. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddeyi yazan sanat tarihçisi Semavi Eyice onu Hamza Bey'in kızı olarak tanıtıyor. Türkçe ve İngilizce genel başvuru kaynakları ise Evrenosoğlu İsa Bey'in kızı olduğunu, yapıya adını veren Hamza Bey'in ayrı bir kişi olduğunu yazıyor. Eyice de 15. yüzyılda bu adı taşıyan birden fazla kişi bulunduğunu, dolayısıyla kimliğin açık kaldığını belirtiyor. Kısacası yapının adı kesin, adını verdiği kişi değil.

Küçük bir mescit, sonradan üç yönden büyütüldü

Eyice'nin anlatımına göre yapı başlangıçta mütevazıydı: kare planlı tek bir mekân ve üzerinde köşe tromplarına oturan tek bir kubbe. Tromp, kubbenin yuvarlak tabanını kare bir mekâna oturtabilmek için köşelere yerleştirilen küçük tonoz parçası; kubbeyle duvarın anlaşmasını sağlayan ara çözüm. Bu yapıda trompların başlangıcındaki üçgen dolgular mukarnaslı, yani arı peteği gibi kademelenen küçük kavisli hücrelerle bezeli. Kurşun kaplı kubbe, pencereli sekiz köşeli bir kasnağa biniyor.

Kent büyüyüp cemaat kalabalıklaşınca mekân yetmemiş. 16. yüzyılda yapı üç yönden genişletilmiş, önüne mermer sütunlu bir son cemaat yeri, çevresine de avlu eklenmiş. Son cemaat yerinin orta bölümü kubbeli, yanları çapraz tonozlu. Sütunlar ve başlıklar devşirme: Bizans dönemi yapılarından sökülüp yeniden kullanılmış parçalar, aralarında Türk işi başlıklar da var. Avlunun planı oldukça düzensiz; çevresindeki aynalı tonozlu birimler zamanla dükkâna dönüşmüş. Yapı, 17. yüzyıl başında gördüğü hasarın ardından 1620'de büyük ölçüde yenilenmiş ve yanına bir medrese eklenmiş. Minare, Selanik'in Yunanistan'a katılmasının ardından yıkıldı; Eyice bunu 1912 sonrasına, İngilizce kaynaklar 1923 sonrasına tarihliyor.

AlanDeğer
Kitabe tarihi872 (1467-68)
BânîHafsa Hatun
Ana mekânKare plan, köşe trompları üzerine tek kubbe
Kubbe örtüsüKurşun, sekiz köşeli pencereli kasnak
Genişletme16. yüzyıl: üç yön + son cemaat yeri + avlu
Yenileme1620 (medrese eklendi)
Minare20. yüzyıl başında yıkıldı, yeniden yapılmadı

Künyedeki mimari bilgiler TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Semavi Eyice imzalı maddesinden.

Yapı 2019'da onarım iskelesi altında; aynı yıllarda hemen yanı başında metro çalışması sürüyordu
Yapı 2019'da onarım iskelesi altında; aynı yıllarda hemen yanı başında metro çalışması sürüyordu — C messier, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Avluya dökülen beton ve İspanyolca bir ad

1923'teki nüfus mübadelesinden sonra yapı el değiştirdi. Önce Yunanistan Ulusal Bankası'nın mülkü oldu, bir süre çeşitli askerî hizmetlere ev sahipliği yaptı, 1926'da korunması gerekli anıt ilan edildi, 1928'de özel ellere satıldı. Aynı dönemde sütunlu avlusuna beton bir kütle dökülerek içine bir sinema salonu kuruldu. Salonun adı Alcazar'dı.

Bu adlandırma, yapının katmanlı tarihine farkında olmadan bir katman daha ekliyor: İspanyolca alcázar, "kale, saray" anlamındaki Arapça el-kasr'dan geliyor. Yani bir Osmanlı camisinin avlusuna kurulan sinemaya, Arapçadan İspanyolcaya geçmiş bir kelime ad oldu. Sinema onlarca yıl çalıştı ve kentin belleğinde yapının asıl adının yerini aldı; bugün Selaniklilerin çoğu binayı hâlâ "Alkazar" diye biliyor. Salon 1980'lerin sonunda kapandı.

Otuz yedi yıl iskele, üç yıl onarım

1978'de kenti sarsan yer hareketinde yapı ağır hasar gördü. Onarılmadı; yalnızca iskeleyle desteklenip ayakta tutuldu. Greek City Times'ın aktardığına göre o iskele neredeyse kırk yıl yerinde kaldı ve ancak 2026 eylülünde söküldü; Yunan basını süreyi 37 yıl olarak veriyor. 2006'da yapı, onarılmak üzere devletin kültür mirası yönetimine devredildi ve yapısal güçlendirme kademeli biçimde sürdü.

Asıl iş son üç yılda yapıldı. Yunanistan'ın Avrupa kurtarma ve dayanıklılık kaynağıyla yürüttüğü projeleri yayımladığı resmî sitede (Greece 2.0) işin künyesi şöyle duruyor: başlangıç 8 Mayıs 2023, bitiş 30 Haziran 2026, toplam bütçe 9.806.634 euro, bunun 7.954.204 eurosu Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu'ndan. Uygulayıcı birim, Bizans ve Bizans Sonrası Anıtların Restorasyonu Müdürlüğü. Proje sekiz alt işe bölünmüş: yapısal onarım, arkeolojik gözetim ve belgeleme, uzman seyahatleri, Osmanlı dönemi bezeme öğelerinin bakımı, iskele kirası, malzeme alımı ve boyalı bezemenin estetik onarımı. Uluslararası basında bütçe yaklaşık 11 milyon euro olarak geçti; resmî künye bundan daha düşük bir sayı veriyor.

Resmî proje tanımı yapıyı üç bölüme ayırıyor: ibadet salonu, iki yanında odalar bulunan sütunlu açık revak ve avlu. Bu üç bölümün hangisine ne ölçüde müdahale edildiği, özellikle 1928'de avluya eklenen beton sinema kütlesinin sökülüp sökülmediği, ulaşabildiğim kaynaklarda açıkça yazılmıyor. To Vima, onarımın iki ayrı birim tarafından yürütüldüğünü ve revak ile tonozlu galerinin öne çıkan müdahale alanları olduğunu aktarıyor.

Yunanistan'ın kültür yönetiminin kendi YouTube kanalında yayımladığı görüntüde, onarım sonrası iç mekân ve revak görülüyor.

İçinde şimdi 1960'ların Selanik fotoğrafları var

İşletmeyi MOMus — Selanik Görsel Sanatlar Müzeleri Metropoliten Organizasyonu — yürütüyor; kararlar Selanik Kent Antikiteleri Eforluğu ile birlikte alınıyor. Açılış sergisi, Pete Marifoglou'nun 1960-1980 arasında çektiği fotoğraflardan kuruluyor ve adı "Selanik: Geçişin İzi". The Art Newspaper'ın aktardığına göre sergi üç bölümden oluşuyor: kentin ticarî karakteri ve çarşı, insanların gündelik hayatı ve mirasın korunması. İlk iki hafta giriş ücretsiz, sonrasında simgesel bir ücret alınacak. Yapı pazartesi dışında her gün 10.00-18.00 arasında açık.

MOMus yönetim kurulu başkanı Epaminondas Christophilopoulos, The Art Newspaper'a konuşurken onarımın "Selanik'in artık Osmanlı dönemini çok kültürlü tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak gösterebilecek durumda olduğunu" söyledi.

Selanik'in ikinci hayat defteri

Alkazar tek örnek değil. 1444'te II. Murad'ın yaptırdığı Bey Hamamı, kentin en eski hamamı ve Yunanistan'daki en büyük Osmanlı hamamı: erkekler ve kadınlar bölümü yan yana ama birbirinden bağımsız çalışan çifte hamam. "Cennet Hamamı" adıyla beş yüzyıl hizmet verdi, 1968'de kapanıp arkeoloji hizmetine kiralandı. Argophilia'nın aktardığına göre 1,5 milyon euroluk onarımın ardından 2026 martında kültür mekânı olarak açıldı; erkekler ve kadınlar bölümleri ilk kez birlikte gezilebiliyor.

Bedesten ise işlevini hiç bırakmadı. II. Mehmed döneminde, yaklaşık 1455-1459 arasında kurulduğu düşünülen yapı dikdörtgen planlı; dört cephesinin her birinde bir giriş var, içte iki merkezî ayağa oturan yedi çift kemer, üstte kurşun kaplı altı kubbe. Kıymetli malların satıldığı, belgelerin saklandığı, mal kalitesinin denetlendiği ve kur belirlenen bir Osmanlı çarşısıydı; bugün de içinde dükkânlar çalışıyor. İshak Paşa'nın 1484 ya da 1487'de yaptırdığı Alaca İmaret ters T planlı: ibadet mekânı iki büyük kubbeyle, revakı beş küçük kubbeyle örtülü. Minaresi 1912'den sonra yıkıldı ve yapı şu an kullanımda değil. Beyaz Kule'nin üzerindeki Osmanlı kitabesi 1535-36'yı gösteriyor; kale, kışla ve hapishane olarak kullanılan yapı bugün kentin tarihini anlatan bir müze.

YapıTarihBugünkü işlev
Bey Hamamı1444Kültür mekânı (2026)
Bedestenyak. 1455-1459Hâlâ çarşı
Hamza Bey Camii (Alkazar)1467-68Sergi salonu (2026)
Alaca İmaret1484 ya da 1487Kullanım dışı
Beyaz Kule1535-36 kitabeliKent tarihi müzesi
Selanik Bedesteni 2025'te: 15. yüzyıl kapalı çarşısı beş yüz yıldır aynı işi görüyor
Selanik Bedesteni 2025'te: 15. yüzyıl kapalı çarşısı beş yüz yıldır aynı işi görüyor — Basak, CC0 (Wikimedia Commons)

Sırada ne var

Bu defterde açık kalan ad Alaca İmaret. Bey Hamamı ve Alkazar arka arkaya onarılıp ziyarete açılırken, ters T planlı imaret hâlâ sıra bekliyor. Alkazar'ın bundan sonraki sınavı da teknik değil: kırk yıl iskele altında kalmış bir yapıyı ayakta tutacak şey artık taş işçiliği değil, haftada altı gün kapı açık tutmayı gerektiren bir sergi takvimi. Simgesel bir giriş ücretiyle bunun ne kadar sürdürülebileceği, önümüzdeki sezonun sorusu. Minarenin yeniden yapılması projenin kapsamında yoktu; yapı bundan sonra üç katmanını — cami, sinema, sergi salonu — aynı duvarların içinde taşıyacak.

Fotoğraf: Knop92, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.