Yazılı sohbetAna sohbet odası — üye olmadan da gir Sesli ve görüntülüKonuşarak sohbet et, istersen kameranı aç Canlı yayınlarYayındakileri izle

Göbeklitepe'de otuz yıl sonra ilk mezarlar: dağınık kemiklerin izi yamaçta

Göbeklitepe'de 1995'ten beri 928 parça insan kemiği çıktı ama tek bir sağlam mezar yoktu. PLOS ONE'da yayımlanan yeni çalışma iki gömüyü tanıtıyor ve dağınıklığı yamaç hareketine bağlıyor.

Göbeklitepe'de otuz yıl sonra ilk mezarlar: dağınık kemiklerin izi yamaçta
Kültür 25 Eylül 2026 6 dk okuma 3 okunma

2017'de Göbeklitepe'de dörtgen planlı bir yapının sıvalı tabanının altında böbrek biçimli bir çukur belirdi. İçindeki kemikler gelişigüzel durmuyordu: kafatası parçaları çukurun güneydoğu köşesinde, gövde kemikleri ortada, uzun kemikler batı duvarı boyunca öbeklenmişti. Çukur ancak 2022'de bütünüyle açılabildi. İçinden en az üç kişi çıktı — 35 yaşın üzerinde bir kadın, 20-30 yaşlarında bir erkek ve 11-14 yaşlarında bir kız çocuğu. Çalışmayı yayımlayan araştırmacılar dördüncü bir bireyin de temsil ediliyor olabileceğini yazıyor.

Bu çukur, Şanlıurfa'daki alanda 1995'te başlayan çalışmaların otuz yılda bulduğu ilk bozulmamış iki gömüden biri. Eksikliği önemliydi: Göbeklitepe'den bugüne dek 928 parça insan kemiği toplandı, neredeyse tamamı yapıların dolgusundan ve çoğu birbiriyle ilişkisi kurulamayan tek tük parçalar hâlinde. Yani mezar yoktu ama kemik boldu. Bu tuhaf denge, alanın "ölülerin bilinçli biçimde parçalandığı bir tören merkezi" diye okunmasının başlıca dayanaklarından biriydi.

Julia Gresky (Göttingen Georg-August Üniversitesi ve Alman Arkeoloji Enstitüsü) ile Lee Clare'in (Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Şubesi) 22 Eylül 2026'da PLOS ONE'da yayımladığı makale bu iki gömüyü tanıtıyor ve dağınık parçalar için tören gerektirmeyen bir açıklama öneriyor: höyüğün üst kesimlerinde duran mezarlar, zamanla yamaç aşağı kaymış olabilir.

Otuz yıl boyunca eksik olan şey

Göbeklitepe'de 1995'ten itibaren çalışmayı yürüten Klaus Schmidt, mezarların er geç çıkacağından emindi. Andrew Curry'nin Kasım 2008'de Smithsonian dergisinde yazdığına göre Schmidt, halka biçimli yapıların tabanlarının altında "avcılardan oluşan bir topluluğun son dinlenme yerini" bulmayı bekliyordu; aynı yazıda alanın "bir ölü kültünün merkezi" olabileceğini de söylüyordu. Schmidt 2014'te öldü, tabanların altından beklediği mezarlar çıkmadı.

Bu boşluk, insan kemiklerinin yorumunu tek başına taşımak zorunda kaldı. Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün proje sayfası durumu yalın biçimde özetliyordu: Göbeklitepe'de bozulmamış hiçbir gömü bulunmamıştı, eldeki malzeme ise "çok parçalı ve kısmen kötü korunmuş" kemiklerden ibaretti.

2017'de Gresky, Juliane Haelm ve Clare, Science Advances'te üç kafatasının üzerinde o güne dek başka hiçbir çağdaş alanda görülmemiş oyuklar bulduklarını duyurdu. Makalenin özetinde bu izlerin "Anadolu ve Levant'ın Erken Neolitik'inde daha önce belgelenmemiş bir kafatası kültü çeşidine işaret edebileceği" söyleniyordu. Dokuz yıl sonra aynı iki isimden gelen yeni çalışma, o kültü ortadan kaldırmıyor ama kapsamını daraltıyor.

İki mezar, bir karşılaştırma örneği gibi kullanıldı

Yeni makalenin yöntem açısından asıl fikri şu: bir kemiğin nereden geldiğini bilmiyorsanız, üzerindeki hasarı, geldiği yeri bildiğiniz kemiklerin hasarıyla karşılaştırın. Kemiklerin gömüldükten sonra başına gelenleri okuyan bu alana tafonomi deniyor; adli bilimlerdeki "iz okuma" mantığına benziyor.

Araştırmacıların elinde ilk kez, kesinlikle bir mezara ait olduğu bilinen kemikler vardı. Bunların üzerindeki bozulma, dolgudan çıkan başıboş parçalardakiyle örtüşüyorsa, başıboş parçaları açıklamak için ayrı bir tören senaryosu kurmaya gerek kalmıyordu.

Örtüştü. Her iki gömüde de uzun kemiklerde ölüm sonrası ağır parçalanma, eklem uçlarının kaybı, kemirgen diş izleri ve yüzeyi kaplayan kireçli kabuk görüldü; incelenen 189 parçanın yüzde 61,4'ünde bu kabuk vardı ve parçaların yüzey alanının yüzde 70 ile 100'ünü örtüyordu. Kırıkların bir bölümü burgu biçimliydi, yani kemik henüz kolajenini tümüyle yitirmeden, bir miktar esnekliği varken oluşmuştu.

Daha belirleyicisi, olmayanlar: her iki gömüdeki kemiklerde de kesici alet izine, ateşe maruz kalma belirtisine ve aşı boyası kalıntısına rastlanmadı. Bunlar, bir topluluğun ölüsüne kasıtlı olarak dokunduğunun klasik göstergeleri sayılır.

GömüL09-65DR1
Birey sayısı1En az 3 (dördüncüsü olabilir)
Kim20-30 yaşlarında genç yetişkin35 yaş üstü kadın, 20-30 yaş erkek, 11-14 yaş kız çocuğu
KonumA Özel Yapısı'nın batısı, yumruk büyüklüğünde taş katmanının üzerindeDörtgen yapının sıvalı tabanı altında, böbrek biçimli çukur
DuruşSol yanına büzülmüş, yüzü doğuya dönükKemikler öbekler hâlinde yeniden dizilmiş
Açıldığı yıl2012'de fark edildi, 2022'de tamamlandı2017'de fark edildi, 2022'de kazıldı

Tablodaki veriler Gresky ve Clare'in PLOS ONE makalesinden. İki gömü de Çanak Çömleksiz Neolitik B evresine, kabaca MÖ 8700-8000 aralığına tarihleniyor.

Yamaçtan aşağı: höyüğün kendi ağırlığı

Göbeklitepe'nin güneybatı tümseğinin tepesindeki F Yapısı
Göbeklitepe'nin güneybatı tümseğinin tepesindeki F Yapısı — Dosseman, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Göbeklitepe düz bir ova değil, kendi molozu üzerinde büyümüş bir höyük. Makaleye göre ünlü T biçimli dikmeleri barındıran Özel Yapılar bir çukurlukta oturuyor ve batı, kuzey, doğu olmak üzere üç yandan birikmiş höyük dolgusuyla çevrili. Yani bu yapılar, tepenin daha yüksek ve daha eski kesimlerinin tam altında kalıyor.

Gresky ve Clare'in önerisi bunun üzerine kuruluyor: yukarıdaki alanlarda bulunan mezarlar aşınıp kayarak aşağıdaki yapıların dolgusuna karışmış olabilir. Tetikleyici olarak da sürekli yapı faaliyetinin yamaca bindirdiği basıncı, buna eklenen şiddetli yağışları ve yer sarsıntılarını sayıyorlar. Makalenin kendi ifadesiyle böyle bir kayma "kemik parçalarının düzensiz bir dağılımına yol açar ve bağlamı belirsiz tek tük insan kemiği parçalarının bu kadar yaygın görülmesini açıklar."

Bu, alanın anlamını küçültmüyor; sadece kemiklerin nerede durduğuna bakarak tören çıkarmanın riskini gösteriyor. Dolgudaki bir kemik, oraya bir insan eliyle konmuş olabileceği gibi, yüz metre ötedeki bir mezardan yuvarlanmış da olabilir.

Kafatası kültü iptal olmuyor, daralıyor

Yeni makale, 2017'deki bulguyu geri çekmiyor. Aksine sayıyı büyütüyor: derin, kasıtlı oyuklar taşıyan kafatası parçalarının önce üç, şimdi beş bireye ait olduğu belirtiliyor. Dahası, dağınık malzemede kafatası kemiklerinin belirgin bir fazlalığı var — 408 kafatası parçasına karşılık 283 kafatası dışı parça. Yazarlar bunun, belirli anatomik bölgelerin, özellikle başın kasıtlı olarak ayrılıp bir yere konmuş olabileceğine işaret edebileceğini yazıyor.

Bölgenin taş işçiliği de aynı yöne bakıyor. Makale, D Özel Yapısı'ndaki 43 numaralı dikmede görülen başsız insan figürünü, heykellerden ayrılmış taş başları ve Nevalı Çori ile Karahantepe'de bulunan, insan başı kavramış hayvan ve kuş figürlerini örnek gösteriyor.

Ayrım şurada: beş birey, 928 parçanın tamamı demek değil. Yazarların vurgusu, bu işlemin "yalnızca küçük bir gruba" uygulanmış olduğu; kafatası parçalarının büyük çoğunluğunda böyle derin oyuklar yok. Yani başa özel bir ilgi var ama Göbeklitepe'deki her insan kemiği bunun ürünü değil.

Neyi bilmiyoruz

Makalenin kendi saydığı sınırlar az değil. L09-65 gömüsünde oda dolgusu ile gömü katmanı arasındaki sınır net biçimde ayrılamamış; bu da hangi parçanın gömüye ait olduğunu belirlemeyi zorlaştırıyor. Aynı gömüde cinsiyet tayini de çelişiyor: kafatası parçaları erkeğe, gövde iskeleti kadına işaret ediyor. Bu çelişkinin kendisi, alandaki karışıklığın iyi bir örneği.

Çalışmada mutlak tarihleme yok; iki gömünün yaşı, içinde bulundukları katmanların tabakalanmasından çıkarılıyor. Yazarlar sonuç bölümünde Anadolu Neolitiği'nin ölü gömme davranışları için "daha kesin bir kronolojik çerçeve kurmak" adına ek osteolojik incelemelerin ve mutlak tarihlemenin zorunlu olduğunu söylüyor.

En önemlisi, yamaç açıklaması diğer ihtimalleri kapı dışarı etmiyor. Makale, aynı anda ya da farklı dönemlerde başka ölü gömme uygulamalarının da sürüyor olabileceğini açıkça belirtiyor. Bugünkü durum şu: Göbeklitepe'deki kemik dağınıklığının büyük bölümü artık sıradan mezarlar ve yerçekimiyle açıklanabiliyor. Beş bireyin kafatasındaki oyuklar ise hâlâ açıklama bekliyor — ve onları açıklamak için höyüğün üst kesimlerinde daha fazla mezar bulmak gerekiyor.

Fotoğraf: Teomancimit, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri Türkçe sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.