Hayvanlar başkasının talihsizliğinden keyif alır mı? Üç araştırmacının yanıtı
Papağanın hasta bir adamın öksürüğünü taklit etmesi "başkasının acısına sevinmek" mi? Davranış araştırmacılarının yanıtı ve ünlü salatalık-üzüm deneyinin başına gelenler.
2023'te Jack adlı bir Afrika gri papağanı, sahibinin babasının öksürüklerini ve hırıltılarını taklit ettiği görüntüyle çok izlendi. Live Science'ın Madeline Shaw imzasıyla aktardığına göre görüntüyü ilgi çekici kılan şey yalnızca taklidin başarısı değildi: sahibi, papağanın bu adamdan hoşlanmadığını ve hatta bir "favori öksürüğü" olduğunu söylüyordu.
Almanca'da Schaden (zarar) ve Freude (keyif) sözcüklerinden kurulu schadenfreude, başkasının talihsizliğinden gizlice haz duymak demektir. Türkçede buna bazen "şematet" denir. Kedisi, biri ayağını masaya çarpınca fazla keyifli görünen her insanın aklından geçen soru şudur: hayvan gerçekten buna seviniyor mu?
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Soru göründüğünden önemli, çünkü yanıtı hayvan duygularını nasıl ölçtüğümüzle ilgili. Schadenfreude tek bir duygu değil; içinde kıskançlık, hak edilmişlik yargısı ve karşıdakinin ne hissettiğini kestirme becerisi var. Bir hayvanın bunu yaşayıp yaşamadığını sorduğunuzda aslında hayvan bilişi araştırmasının tavanını yoklamış oluyorsunuz. Son yirmi yılın en çok paylaşılan hayvan deneyi de tam bu tavanın altında, şu sıralar sarsılıyor.
"Dille anlatamayan bir canlıya duygusunu soramazsınız"
Los Angeles'taki Occidental College'da köpek bilişi laboratuvarını yürüten psikoloji doçenti Zachary Silver, Live Science'a konuşurken işin yöntem tarafını özetliyor: duygularını dille aktaramayan bir hayvandan söz ediyorsanız karmaşık duyguları incelemek son derece zor; bilim camiasında alışık olduğumuz hassasiyete burada ulaşamıyoruz.
Silver'a göre araştırmacının elinde üç tür ipucu var: davranış, sinir sistemi sinyalleri ve hormonal etkinlik. Kulakları yatık, kuyruğu bacak arasında bir köpek büyük olasılıkla olumsuz bir şey yaşıyordur; kuyruk sallayan köpek olumlu. Ama Silver'ın deyişiyle, olumlu-olumsuz ayrımının ötesine geçmek, duyguyu adlandıracak sözcükler olmadan çok güçleşiyor. Kuyruk sallayan köpek mutlu da olabilir, yeni bir şeye merak duymuş da olabilir.
İşte bu yüzden hayvan davranışı araştırmacıları antropomorfizmden — kanıt olmadan hayvana insan niteliği yüklemekten — kaçınmaya çalışır. Yas tutan insanın yanına sokulan kedi gerçekten üzülmüş olabileceği gibi, geçmişte aynı davranışı ödülle pekiştirilmiş de olabilir. Jack'in öksürük taklidi de benzer biçimde sadece ilgi çekmeye yarayan bir numara olabilir.
Kendi duygusunu tanımak ayrı bir basamak
Schadenfreude'yi gerçekten yaşamak için hayvanın hem kendisinin hem karşısındakinin duygu durumunu kavraması gerekir; buna zihin kuramı denir. Silver, köpeklerin başkalarına duygu, düşünce, inanç ve niyet yükleme becerisinin bir ölçüde bulunabileceğini ama bunun yalnızca çok seçili bağlamlarda ve ilkel bir düzeyde göründüğünü söylüyor. Sonucu da buradan çıkarıyor: köpeklerin schadenfreude'yi biz insanların yaşadığı biçimde yaşaması son derece düşük bir olasılık.
University of Mary Washington'da hayvan davranışı üzerine çalışan David Stahlman aynı kanıda. Stahlman'a göre duygusal davranışın kendisi ile o davranışı kişinin kendisinde tanıması arasında bir fark var; hayvanlar ikincisini yapıyor gibi görünmüyor — ancak kendisi de bu konuda bütün araştırmacıların hemfikir olmadığını belirtiyor. Böyle bir kapasite bulunacaksa, Stahlman bunun şempanze (Pan troglodytes) ve bonobo (Pan paniscus) gibi yoğun toplumsal yaşayan büyük maymunlarda aranacağını düşünüyor. Üstelik schadenfreude kalabalık ve yakın gruplar ister: zarar görenin kim olduğunu ve bunu hak edip etmediğini bilmek gerekir.
Hiyerarşik gruplarda bir bireyin başına gelen kötülüğün bir başkasının işine gelmesi ve mutluluğa benzer bir şey doğurması Stahlman'a göre mümkün, ama bunun gerçek schadenfreude sayılacağından kuşkulu. "Makyavelist türden şeyler çok insana özgü bir mesele" diyor.
Salatalık ve üzüm: deneyin ünü ve kaderi
Buraya kadarı duygunun karmaşık ucu. Daha ölçülebilir uç ise eşitsizliğe tepki (inequity aversion): hayvan aynı işe daha iyi ücret alan bir arkadaşını görünce kendi ödülünü geri çeviriyor mu?

Bu sorunun ünlü yanıtı Sarah Brosnan ve Frans de Waal'ın 2003'te Nature'da yayımladığı "Monkeys reject unequal pay" çalışmasıdır. Kahverengi kapuçin maymunları (Cebus apella) bir insan araştırmacıya taş uzatıp karşılığında salatalık alıyordu; yanındaki maymun aynı işe üzüm almaya başlayınca salatalığı reddetme — kimi zaman araştırmacıya geri fırlatma — oranı yükseldi. De Waal'in 2011'deki TED konuşmasından kesilen görüntü, muhtemelen tarihin en çok izlenen hayvan deneyi kaydıdır.
Yukarıdaki kayıt TED'in kendi kanalında yayımlanan, de Waal'in konuşmasından alınmış bölümdür.
Deneye itiraz, yayımlanmasının hemen ardından geldi. Joseph Henrich, 2004'te Nature'a yazdığı eleştiride sonucun yazarların dayandığı eşitsizlik modelinin öngörüleriyle çeliştiğini, benzer koşullarda insanların kapuçinler gibi davranmadığını ve eşitsizlik tepkisinin kültürler arası evrensel olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığını savundu. Brosnan ve de Waal aynı sayıda verdikleri yanıtta amaçlarının maymunların "insan tepkisi" verdiğini göstermek değil, eşitsizlik tepkisinin evrimsel öncüllerini aramak olduğunu belirtti.
Köpek, karga, papağan: üç ayrı sonuç
Benzer düzen başka türlere taşındı. Friederike Range, Lisa Horn, Zsófia Virányi ve Ludwig Huber'in 2009'da PNAS'ta yayımladığı çalışmada köpekler komutla pençe veriyordu; ödüllendirilen bir arkadaşın yanında kendisi ödülsüz kalan köpekler, hem iki tarafın da ödüllendirildiği temel koşuldan hem de ortağın bulunmadığı kontrol koşulundan farklı davrandı. Yazarlar bunu primat dışı bir türde eşitsizlik tepkisinin "ilkel bir biçimi" olarak yorumladı.
Ancak Jim McGetrick ve arkadaşlarının 2023'te Scientific Reports'ta yayımladığı 20 köpeklik çalışma bu yoruma farklı bir açıklama getirdi. Araştırmacılar köpek ortağın yerine kutu koyan yeni kontrol koşulları kurdu; "eşitsizlik–köpek" ile "eşitsizlik–kutu" koşulları arasında anlamlı fark bulamadılar. Yani ortada bir arkadaş olmasa da yemeğin gözünün önünde hareket etmesi köpeğin "bu ödüle erişebilirim" beklentisini yükseltiyor ve eski kontrol koşulu etkiyi şişiriyor olabilir.
Kuşlarda tablo karışık. Claudia Wascher ve Thomas Bugnyar'ın 2013'te PLoS ONE'da yayımladığı çalışmada 6 leş kargası (Corvus corone corone) ve 4 kuzgun (Corvus corax), ortağı hiç çalışmadan ödül aldığında jeton takasını azalttı; kuşlar ödülün eşitsizliğinden çok emeğin eşitsizliğine duyarlı çıktı. Yazarların kendi uyarısı da metinde: örneklem küçük ve bireyler arası fark büyük.

University of Washington'da hayvan davranışı üzerine çalışan ve Corvid Research günlüğünü yazan Kaeli Swift, Live Science'a hayvanların duygusal zekâ bakımından gerçekten derin kapasiteleri olduğunu gösteren çok sayıda veri bulunduğunu söylüyor. Swift'e göre kargagiller üzerinde yapılan çalışmalar duygu tanıma, adalet duyarlılığı ve "hayvanlar dünyasında zihin kuramı için en güçlü kanıtlardan bazıları"nı ortaya koydu. Burada işaret ettiği çalışmalardan biri Bugnyar, Stephan Reber ve Cameron Buckner'ın 2016'da Nature Communications'ta yayımladığı deney: kuzgunlar, bir gözetleme deliği açıkken ve komşu bölmeden başka kuzgun sesleri gelirken yiyecek zulalarını saklamaya özen gösterdi, delik kapalıyken göstermedi. Yazarlara göre bu, hayvanın karşıdakinin davranışından değil kendi görme deneyiminden yola çıkarak "görülüyor olabilirim" sonucunu çıkarabildiğine işaret ediyor.
Yine de Swift, schadenfreude kadar karmaşık ve öznel bir duyguya gelince araştırmacıların "o eşiği henüz tam olarak aşamadığını" söylüyor. Hayvan duygularının incelenmesinde, deyişiyle, "henüz yüzeyi kazımaya bile yeni başladık".
Yazının başındaki papağan açısından ironik bir ayrıntı da var: Anastasia Krasheninnikova ve arkadaşlarının 2019'da Scientific Reports'ta yayımladığı çalışmada dört papağan türünden 28 kuş aynı jeton takası düzeninde sınandı — büyük yeşil ara, mavi gerdanlı ara, mavi başlı ara ve Afrika gri papağanı. Başlık doğrudan: "Parrots do not show inequity aversion". Mavi başlı aralar ve Afrika gri papağanları eşitsiz ödüle hiç tepki vermedi; büyük araların düşük ödülde takası azaltmasını yazarlar eşitsizlik tepkisinden çok hayal kırıklığına bağladı. Yazarların bir açıklama önerisi şu: papağanlar ömür boyu süren eşleşmelerle yaşıyor, yeni bir eş bulmanın maliyeti yüksek — eşitsizliğe duyarlı olmanın getirisi azalıyor olabilir.
2024'te gelen toplu sayım
En sert sarsıntı 2024'te geldi. Omer Ritov, Christoph J. Völter, Nichola J. Raihani ve Jan M. Engelmann'ın Proceedings of the Royal Society B'de yayımladığı bireysel veri meta-analizi, kabul/ret düzeniyle yapılmış 23 çalışmanın ham verisini birleştirdi: 18 tür, 60.430 gözlem. Sonuç başlıkta: bu görevlerde hayvanlarda eşitsizlik tepkisine dair kanıt bulunamadı. Bulgu, daha önce eşitsizlik tepkisi gösterdiği bildirilen türler — kapuçinler ve şempanzeler dahil — ayrı ayrı modellendiğinde de değişmedi.
Yazarlara göre verideki örüntü başka bir mekanizmaya uyuyor: hayvanlar, ortağına ne verildiğinden bağımsız olarak daha değerli bir ödülü görmüş olmak yüzünden eldekini reddediyor. Yani toplumsal karşılaştırma değil, hayal kırıklığı. Ritov ve arkadaşları sınırlarını da yazıyor: uygun 30 çalışmanın 23'ünün verisine ulaşılabildi, çözümleme yalnızca kabul/ret düzeniyle sınırlı ve türlerin doğal ortamda ya da başka düzenlerde eşitsizliğe tepki vermeyeceği gösterilmiş değil.
Hangi çalışma ne dedi
Aşağıdaki özet, metinde anılan özgün çalışmaların kendi künye ve sonuçlarından derlendi.
| Çalışma | Denek | Sonuç |
|---|---|---|
| Brosnan & de Waal, Nature, 2003 | Kahverengi kapuçin | Eşitsiz ödülde ret arttı |
| Range vd., PNAS, 2009 | Köpek | Ödülsüz kalınca ortağın varlığı fark yarattı |
| Wascher & Bugnyar, PLoS ONE, 2013 | 6 leş kargası, 4 kuzgun | Emek eşitsizliğine duyarlılık; örneklem küçük |
| Bugnyar vd., Nature Communications, 2016 | Kuzgun | Gözetleme deliği açıkken zula saklama |
| Krasheninnikova vd., Scientific Reports, 2019 | 28 papağan, 4 tür | Eşitsizlik tepkisi yok |
| McGetrick vd., Scientific Reports, 2023 | 20 köpek | Ortak yerine kutu konunca fark kalmadı |
| Ritov vd., Proc. R. Soc. B, 2024 | 18 tür, 60.430 gözlem | Kanıt yok; hayal kırıklığı açıklaması |
Açık soru
Bu tartışmanın asıl öğrettiği şey hayvanların duygusuz olduğu değil. Silver'ın da Swift'in de söylediği gibi sorun ölçüm: salatalığı fırlatan maymunu izlerken gördüğümüz davranış gerçek, ona taktığımız etiket ise bizim. Yirmi yıllık en ünlü deneyin bile tek bir kontrol koşulu değiştiğinde farklı okunabildiği bir alanda, "papağan adamın acısına seviniyordu" cümlesi bir bulgu değil, bir hikâye.
Geriye şu soru kalıyor: bir hayvanın başkasının talihsizliğinden keyif aldığını neye bakarak söyleyebilirdik? Bugünün araç kutusunda — davranış, hormon, beyin görüntüleme — bunu hayal kırıklığından, ilgi arayışından ya da öğrenilmiş alışkanlıktan ayıracak bir ölçüt henüz yok. Yeni bir ölçüt bulunana kadar en dürüst yanıt "bilmiyoruz", ama bu kez gerekçeli bir bilmiyoruz.
Fotoğraf: Basile Morin, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons