Bütün bir ada halkı İngiltere'ye taşındı: 148'e 5 oyla geri dönüş
Güney Atlantik'in ortasındaki Tristan da Cunha'nın 264 kişilik halkı 1961'de yanardağ hareketlenince İngiltere'ye taşındı. BBC arşivi, parayı ve trafiği ilk kez gören bir topluluğun kendi sesini saklıyor.
Ekim 1961'de, Güney Atlantik'in ortasındaki küçük bir adada Mary Swain kocasına doğru koşup bağırdı: "Çabuk kalk Fred, yer açılıyor!" O günlerde evlerinin birkaç yüz metre ötesinde toprak yarılmıştı. Kısa süre sonra bütün köy — 264 kişi — balıkçı kayıklarına binip adayı terk etti. Haftalar sonra aynı insanlar, İngiltere'nin güney kıyısında, kullanılmayan bir hava üssünün kampında uyanacaktı.
Burası Tristan da Cunha: dünyanın yerleşim bulunan en ücra adası. Hikâyeyi yeniden gündeme getiren şey yeni bir kitap ya da film değil, bir arşiv. BBC Culture'ın In History dizisi — kurumun kendi ses ve görüntü arşivini kullanarak bugüne hâlâ dokunan olayları anlatan yayın dizisi — 2 Ekim 2026'da Fiona Macdonald imzasıyla 1961 kayıtlarına döndü. Derlemede 1963 tarihli bir BBC programı ve 1998 yapımı bir BBC filmi var. Yani ada halkının İngiltere'de yaşadıklarını altmış yıl sonra ikinci elden değil, kendi cümleleriyle duyuyoruz.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Bu, toplum bilimlerinin eline çok seyrek geçen bir durum. Yüz elli yıl boyunca parasız, dükkânsız, trafiksiz yaşamış küçük bir topluluk bir anda sanayileşmiş Britanya'nın ortasına düşüyor ve her adımı kayda alınıyor. Üstelik hikâye orada bitmiyor: iki yıl sonra aynı topluluk, gizli oylamayla geri dönmeye karar veriyor.
Ada nerede, orada ne var
Tristan da Cunha, Güney Afrika'daki Cape Town ile Brezilya'daki Rio de Janeiro arasında kabaca yolun yarısında duruyor. BBC'nin aktardığına göre ada, nüfuslu başka herhangi bir karadan 1.500 milden (yaklaşık 2.400 kilometre) fazla uzakta ve yalnızca yedi günlük bir gemi yolculuğuyla ulaşılabiliyor. Pist yok: ada 40 mil kare (100 kilometre kare) kadar volkanik kayadan ibaret ve ortasından bir yanardağ yükseliyor.

Adanın tek yerleşimi var ve adı, ciddi ciddi, Edinburgh of the Seven Seas — Yedi Denizin Edinburgh'u. Ada 1506'da, kendi adını ona veren Portekizli bir amiral tarafından görüldü; ama sonraki üç yüz yıl boyunca deniz kuşları ve ayı balıklarından başkasını barındırmadı. Britanya 1816'da adayı ilhak etti. BBC'nin anlatımına göre amaç, adanın Napolyon Bonapart'ı St Helena'daki tutukluluğundan kurtarma girişimleri için üs olarak kullanılmasını önlemekti. Ertesi yıl Britanya müfrezesi çekilirken İskoç onbaşı William Glass adada kaldı; ailesi ve birkaç kişiyle ilk kalıcı topluluğu kurdu.
1961'e gelindiğinde nüfus 264'e çıkmıştı. BBC'ye göre bunların çoğu, adanın kıyısında parçalanan gemilerden sağ kalanlardan geliyordu ve topluluğun topu topu yedi soyadı vardı. Patates hasadının tutmadığı ya da kayıkların elden çıktığı yıllarda ada açlığın eşiğine geldi; buna rağmen Britanya yönetiminin adayı boşaltma denemelerine kimse razı olmadı.
| Konum | Güney Atlantik; Cape Town ile Rio de Janeiro arasında, kabaca yolun yarısı |
|---|---|
| Nüfuslu en yakın karaya uzaklık | 1.500 milden (yaklaşık 2.400 km) fazla |
| Yüzölçümü | 40 mil kare (100 kilometre kare) volkanik kaya |
| Tek yerleşim | Edinburgh of the Seven Seas |
| Ulaşım | Yalnız gemiyle; yedi gün süren yolculuk |
| 1961 nüfusu | 264 adalı, ayrıca 31 yabancı görevli |
| Bugünkü nüfus | 222 adalı (30 Eylül 2026 güncellemesi) |
| Soyadı sayısı | 1961'de 7, bugün 12 |
Tablodaki uzaklık, yüzölçümü ve 1961 nüfusu BBC'nin derlemesinden; bugünkü nüfus ve soyadı sayısı ada yönetiminin resmî sitesinde yayımlanan nüfus güncellemesinden.
On gün, iki gemi, bir kamp
Adanın yanardağı ilk yerleşimden beri, yani yüz elli yıldır sessizdi. Ada yönetiminin resmî sitesindeki tarihçeye göre hareketlenme Ağustos–Eylül 1961'de yer sarsıntıları ve yerleşimin hemen arkasındaki yamaçta toprak kaymalarıyla başladı. 8 Ekim'de büyük bir sarsıntı doğu mahallesini etkiledi; aileler o gece daha sakin olan batı mahallesindeki akrabalarının evlerine taşındı. 9 Ekim'de yerleşim ile konserve fabrikası arasında bir çatlak açıldı ve zemin yükseldi. 10 Ekim'de yönetici Peter Wheeler'ın aceleyle topladığı toplantıda karar çıktı: 264 adalı ve 31 yabancı görevli, Patates Tarlaları denen yerdeki kulübelere çekilecekti.
BBC muhabirinin o günlerde kaydettiği cümle şuydu: "Bütün ada sarsıntılarla titriyor ve doğu köşesi çatlayıp parçalanıyor." 1998 yapımı BBC filminde bir adalı o anı şöyle anlattı: "Önce gürültüleri duyduk, sonra yer kendiliğinden çatladı… Ardından topraktan duman ve ateş çıkmaya başladı."
Halk kendi kayıklarıyla — Tristania ve Frances Repetto — komşu Nightingale Adası'na geçti. Resmî tarihçeye göre 11 Ekim'de Hollanda bandıralı Tjisadane onları aldı ve 16 Ekim'de Cape Town'a vardı; oradan RMS Stirling Castle'a binip 3 Kasım'da Southampton'a indiler. Yanlarında ne vardı? Swain'in BBC'ye saydığı kadarıyla "bir tüfek, bir palto ve bir lamba" — ve kayıkları. Kayıkları İngiltere'de bahçelerine koydular.
İlk durak Surrey'deki Pendell Kampı oldu; ardından topluluk, Southampton Water kıyısındaki eski RAF Calshot kampına, elli eve yerleştirildi. Resmî tarihçe, o evlerin bulunduğu yolun adının bugün hâlâ Tristan Close olduğunu yazıyor.
"İngiltere'de yaşamak için para gerekiyor"
1963 tarihli BBC programında sunucu Tim Brinton topluluğu izleyiciye şöyle tanıttı: "Daha bir yıl öncesine kadar ne trafik görmüşlerdi, ne bir yol, ne de bir kulübeden yüksek bir ev." Devamı daha çarpıcıydı: "Onlara her şey yabancı. Dükkân görmemişlerdi, çünkü adada para kullanılmıyordu. Geçimleri kayıklardı. Onlar için sanayi devrimi hiç yaşanmadı."
Otomobil, bisiklet, televizyon ve gelir vergisi beyannamesi; hepsi ilk kez görülüyordu. Hava da yabancıydı. Joey Repetto 1963'te BBC'ye "Burada fazla gaz ve duman var" dedi; ilk konaklama yerine giderken "durmadan öksürüp durdum" diye anlattı.
En zoru takvimdi. Çiftçi ve balıkçı bir topluluk için dokuz-beş düzeni anlamsız geliyordu. Joey'nin babası Gerald Repetto BBC'ye şöyle dedi: "Burada sabah işe gittiğinizde tek bir işiniz oluyor. Bütün hafta boyunca aynı saatte kalkmayı, aynı yere gitmeyi, her gün aynı işi yapmayı göze almanız gerekiyor." Adada işi mevsim ve deniz belirliyordu.
Para da yeni bir baskıydı. Mary Swain BBC'ye şunu söyledi: "İngiltere'de yaşamak için paraya ihtiyacınız var. Ama Tristan'da yok. Paramız yoksa onsuz idare ederiz, bizi hiç rahatsız etmez… Param olmasa da gidip kendi patatesimi alabilirim, gidip kendi balığımı tutabilirim." Görüşünü de saklamadı: "Havayı sevmiyoruz… Çok fazla hastalık var ve burayı hiç sevmiyoruz."
Adada tek bir polis vardı, üzerinde Britanya üniforması taşıyordu ve iş neredeyse hiç ona düşmüyordu. İngiltere'de topluluktan birinin yolunun iki genç tarafından kesilmesi, hırpalanması ve en değerli eşyası olan altın saatinin alınıp kırılması adalıları derinden sarstı.
Gençler twist öğrendi, büyükler patatesi özledi
Britanya hayatının sevilen yüzü de vardı, özellikle gençler için. BBC kayıtlarında İtalyan kesim takımlardan ve pikaplardan söz edenler var. Bir genç, "En sevdiğimiz müzik country ve western; Johnny Cash ve Ernest Tubb" dedi ve dansları saydı: "Buraya geldiğimden beri twist yapıyorum, locomotion yapıyorum, hepsini. Vals yapmayı unuttuk. Ama twist yapmayı seviyorum."

Buna karşın topluluğun büyük bölümü dönmek istiyordu. 1962 başında adaya bir inceleme ekibi gönderildi; resmî tarihçeye göre Royal Society'nin ekibi yanardağı yerinde çalıştı. Yanardağ hâlâ tütüyordu, ama jeologların kararı artık sakin olduğuydu.
Gizli oylama: 148'e 5
Köyün gördüğü zarar beklenenden azdı. Lav son anda yön değiştirip denize akmıştı; adalılar bunu ilahi bir lütuf saydı. Sazdan çatıların bir kısmı yanmıştı, ama evler büyük ölçüde ayaktaydı. Öte yandan evler yokluklarında karıştırılmış, geçen gemicilerin aldığı hayvanlar eksilmişti. Köpekler yabanileşip koyunları telef etmişti; buna karşılık tavuklar çoğalmış, sığırlar adanın bol otunda beslenip yeni buzağılar vermişti. Lav kumsalları kaplamıştı, ama dönüş mümkündü.
Karar, RAF kampındaki topluluk salonunda gizli oylamayla alındı. 21 yaşından büyük bütün Tristanlılar oy verdi ve sonuç oybirliğine yakın çıktı: dönüş lehine 148'e 5. Resmî tarihçeye göre 51 kişilik öncü grup 17 Mart 1963'te RMS Amazon ve MV Boissevain ile yola çıkıp 9 Nisan'da adaya vardı; ertesi yılın patates tohumunu ektiler. Ana kafile — 198 kişi — 24 Ekim 1963'te Danimarka vapuru Bornholm'a bindi ve 10 Kasım'da evine döndü.
Swain'e adaya dönünce en çok neyi beklediği sorulduğunda cevabı şu oldu: "Özgür bir hayat. Orada parasız, kendi balığımızı ve her şeyimizi geri alabiliriz."
Altmış üç yıl sonra ada
Ada bugün de aynı mantıkla yaşıyor. Yönetimin resmî sitesinde yayımlanan 30 Eylül 2026 tarihli nüfus güncellemesine göre adada 222 Tristan da Cunha adalısı var: 106 erkek, 116 kadın. Sekiz adalı geçici olarak ada dışında. Soyadı sayısı on ikiye çıkmış: Behrens, Bredell, Collins, Gerber, Glass, Green, Hagan, Lavarello, Repetto, Rogers, Swain, White. Yani 1817'de adada kalan onbaşının soyadı, iki yüzyıl sonra hâlâ listede.
Ücralık, adalıların kendi tanımında bir eksiklik değil, bir yöntem. Adada doğup 1984'te ayrılmayı seçen Elaine Repetto, 1998'de BBC'ye şöyle dedi: "Güçlü biçimde bağımsızız ve ayakta kalmak için doğayla boğuşmaya alışkınız… Birbirimize, başka pek az yerde göreceğiniz biçimde güvenmek zorundayız."
1961'in ada için ne anlama geldiğini de o özetledi: "Bugün yanardağ, kendimize bakışımızı ve dış dünyayla temasımızı biçimlendiren olayların hâlâ tüten bir hatırlatıcısı."
Arşiv yalnız BBC'de de değil; adalıların kendi elinde büyüyor. Yönetimin sitesi, hareketlenmenin 60. yılı için Mary Swain'in 1961'de kaydedilmiş 6 dakika 37 saniyelik anlatımını, Basil Lavarello'nun ilk sarsıntılardan Tjisadane'ye binişe kadar her şeyi anlattığı 9 dakikalık kaydını ve Lars Repetto, Gladys Lavarello, Eric Glass, Ches Lavarello, Harold Green'in seslerini yayımladı. Açık kalan soru şu: yanardağ bir gün yeniden hareketlenirse 222 kişilik topluluk aynı yolu baştan yürür mü? Adanın hâlâ bir pisti yok. Gidiş de dönüş de yine denizden olacak.
Fotoğraf: Brian Gratwicke from DC, USA, CC BY 2.0, Wikimedia Commons