Yazılı sohbetAna sohbet odası — üye olmadan da gir Sesli ve görüntülüKonuşarak sohbet et, istersen kameranı aç Canlı yayınlarYayındakileri izle

Yüz yıl yaşayıp boşaltılan Roma kenti: Claudivium savı nereye dayanıyor

Avusturya'da Tuna kıyısında 25-30 hektarlık planlı bir Roma kenti ve 8.000 kişilik amfi tiyatro belirlendi. Innsbruck ekibi burayı Ptolemaios'un andığı Claudivium sanıyor; gerekçe güçlü ama kesin değil.

Yüz yıl yaşayıp boşaltılan Roma kenti: Claudivium savı nereye dayanıyor
Kültür 5 Ekim 2026 7 dk okuma 3 okunma

2017 sonbaharında Aşağı Avusturya'nın Amstetten bölgesinde, Tuna'ya bakan sıradan bir tarlanın üzerinde bir insansız hava aracı uçtu. Görüntülere bakan Innsbruck Üniversitesi arkeologu Gerald Grabherr, toprağın renk farkında tanıdık bir şekil gördü: yuvarlatılmış köşeli, oyun kâğıdı biçimli bir Roma kalesinin güneybatı köşesi. O köşe, dokuz yıl sonra aynı tarlanın altından bütün bir kent çıkaracak araştırmanın başlangıç noktası oldu.

Innsbruck Üniversitesi 25 Eylül 2026'da sonuçları duyurdu: St. Pantaleon-Erla'ya bağlı Stein mezrasında, 25-30 hektarlık, düzenli sokak ızgarasıyla planlanmış bir Roma kenti ve yaklaşık 8.000 kişilik bir amfi tiyatro belirlendi. Alan kazılmadı; görüntü, manyetometre ve yer radarının toprağın altındaki duvar, hendek ve yol izlerini haritalamasıyla çıktı.

Haberin büyük bölümü aslında bu ölçek çelişkisinde. Grabherr'in Innsbruck duyurusunda söylediğine göre amfi tiyatro, Tuna hattının ünlü garnizon kenti Carnuntum'un amfi tiyatrosuyla aşağı yukarı aynı büyüklükte. Oysa Stein'da sadece yaklaşık 500 askerlik bir yardımcı birlik kalesi var. Grabherr'in değerlendirmesiyle, 500 kişilik bir garnizonun çevresinde doğup bu kadar büyük ve bu kadar planlı bir kente dönüşen bir yerleşimin Roma İmparatorluğu'nda bilinen bir eşi yok.

Tarlanın altındaki ızgara

Innsbruck ekibi 2015'ten beri Tuna limesinin yalnızca 10 kilometrelik bir kesitini, Enns ile St. Pantaleon-Erla arasını çalışıyor. Yöntem karışık: havadan görüntüleme, jeofizik tarama, ardından hedefli küçük kazılar. 2017'de bulunan taş surlu kalenin altında, jeofizikle 1. yüzyıla ait daha eski bir ahşap-toprak kamp da çıktı. 2025 yazında Barbara Kainrath ve Grabherr'in yönettiği kazı, hendek sisteminin, sur duvarının ve güneybatı köşe kulesinin kesitlerini açtı.

Kentin kendisi hâlâ büyük ölçüde toprak altında. Jeofizik haritada sokak ağı, bina sıraları, kuzeyde bazıları alışılmadık derecede gösterişli mezar anıtları taşıyan geniş bir nekropol ve üç tahıl kurutma ocağı görünüyor. Ekip bu ocakların bir bira üretimine ait olabileceğini düşünüyor.

Buluntuların çoğu kazıdan değil, onlarca yıldır tarladan toplanan özel koleksiyonlardan geliyor. Innsbruck'un proje sayfasına göre dört koleksiyondan 2.000'den fazla küçük buluntu kayda geçirildi: 500'ü aşkın bronz askerî donanım parçası, yaklaşık 200 fibula (giysi tutturmaya yarayan Roma tipi broş) ve yaklaşık 500 sikke. Alanın en sıra dışı grubu ise yedi askerî diploma parçası. Bunlar, yardımcı birliklerde görevini tamamlayan askerlere verilen, hizmet süresini ve kazanılan yurttaşlık hakkını belgeleyen bronz levhaların kırıklarıdır; Noricum eyaletinde tek bir yerleşimden gelen en kalabalık diploma topluluğu burada.

Adı nereden geliyor: Ptolemaios'un listesi

Kentin bir adı olmalı. Ekibin önerdiği ad Claudivium ve bu ad tek bir yerden biliniyor: MS 2. yüzyılda İskenderiye'de çalışan gökbilimci ve coğrafyacı Klaudios Ptolemaios'un Geographia adlı eserindeki Noricum yer listesi. Ptolemaios, bilinen yerleşimleri boylam-enlem çiftleriyle sıraladığı bir tür koordinat kataloğu bırakmıştı; Claudivium bu listede bir satır olarak geçiyor, başka hiçbir antik metinde ya da yazıtta adı doğrulanmış biçimde görünmüyor.

Grabherr'in Innsbruck duyurusundaki gerekçesi iki ayaklı. Birincisi, Ptolemaios'un Claudivium için verdiği koordinatlar Stein'ın bulunduğu Tuna kesitine denk geliyor. İkincisi, Ptolemaios aynı noktada Tuna'ya kuzeyden karışan bir akarsudan söz ediyor; bu, Stein'ın hemen yanından Tuna'ya kavuşan Aist olabilir. Aist vadisi küçük bir dere vadisi değil: kuzeye, bugünkü Çekya'daki Vltava havzasına uzanan bir ticaret yolunun ağzı. Kalenin neden tam oraya kurulduğunu da bu açıklıyor.

Ptolemaios'un Beşinci Avrupa Haritası'nın 15. yüzyıl basımı: Tuna hattı ve Noricum bölgesi
Ptolemaios'un Beşinci Avrupa Haritası'nın 15. yüzyıl basımı: Tuna hattı ve Noricum bölgesi — Ptolemy, Public domain (Wikimedia Commons)

Kanıt zinciri nerede zayıf

Burada açık olmak gerekiyor: kimlik atfı bir öneri, kesinleşmiş bir sonuç değil. Araştırmacıların kendi ifadesi de bu yönde; Archaeology Newsroom'un aktardığı değerlendirmeye göre Stein'ın Claudivium ile eşleştirilmesinin doğrulanmış sayılabilmesi için daha fazla arkeolojik kanıt gerekiyor.

Zayıf halkanın adı Ptolemaios'un kendisi. Geographia'nın koordinatları doğrudan ölçümle değil, yol günlükleri, gemici bilgileri ve ikinci elden mesafe tahminleriyle derlenmişti; modern haritaya oturtulduğunda yerler yüzlerce kilometre kayabiliyor, bazı bölgelerde sistematik biçimde esniyor. Bu yüzden "koordinatlar tutuyor" cümlesi arkeolojide tek başına bir kanıt değil, bir olasılık ağırlığı sayılıyor. Tuna'ya kuzeyden karışan akarsu tarifi de Aist'i tek aday yapmıyor.

Bir yer adını kesinleştiren şey genellikle o adı taşıyan bir yazıt olur: bir adak taşı, bir mezar kitabesi, bir kent kurulu kararının taş kopyası, bir mil taşı. Stein'da henüz böyle bir metin yok. Bu da ironik bir durum yaratıyor: alan, yazılı belge bakımından Noricum'un en zengin yerlerinden biri; yedi askerî diploma, yüzlerce sikke, binlerce metal parça. Ama hiçbiri kentin adını söylemiyor.

Bir ayrıntı da yöntemin sınırını gösteriyor. Buluntu sayıları kaynaktan kaynağa değişiyor; alanın araştırma tarihçesinde daha eski rakamlar (altı diploma, dört yüz sikke) dolaşıyor. Üstelik bulgular şu an için üniversite duyurusu ve basın toplantısı yoluyla paylaşıldı; hakemli bir dergide yayımlanmış ayrıntılı bir alan raporu henüz ortada yok. Bu, bulguyu değersizleştirmiyor, ama okurken akılda tutulmayı hak ediyor.

Sikkeler 180'de kesiliyor

Kentin ömrü şaşırtıcı biçimde kısa: kabaca MS 80 ile MS 180 arası, yaklaşık bir yüzyıl. Sikke dizisi 180 civarında keskin biçimde duruyor ve sonrası yok. Önemli olan şu: duruşun arkasında bir yıkım izi yok. Innsbruck'un aktardığına göre alanda kül katmanı, çöküş ya da ani bir terk paniğine işaret eden bir tabaka bulunmadı. Kainrath'ın değerlendirmesi, arkeolojik bulguların 180 civarında bölgeden planlı bir çekilme olduğuna işaret ettiği yönünde.

Tarih, imparatorluk takviminde boş bir nokta değil. 180, Marcus Aurelius'un öldüğü ve oğlu Commodus'un tahta geçtiği yıl. Commodus, 166'dan beri Tuna sınırında süren uzun Markoman gerginliğini bir barış düzenlemesiyle kapattı ve sınırın düzenini yeniden kurguladı. Stein'daki kentin bu yeni düzende yeri kalmamış görünüyor.

AlanStein, St. Pantaleon-Erla (Aşağı Avusturya), Linz'in yaklaşık 20 km doğusunda
Kent alanı25-30 hektar, düzenli sokak ızgarası
Amfi tiyatroYaklaşık 8.000 kişi
GarnizonYaklaşık 500 kişilik yardımcı birlik kalesi
Kullanım süresiYaklaşık MS 80 - MS 180
Buluntular2.000'den fazla küçük buluntu, ~500 sikke, ~200 fibula, 7 askerî diploma parçası
YöntemHavadan görüntüleme, manyetometre, yer radarı, hedefli kazı (2015'ten beri)

Tablodaki veriler Innsbruck Üniversitesi'nin 25 Eylül 2026 duyurusu ile ekibin proje sayfasındaki buluntu dökümünden derlendi.

Peki insanlar nereye gitti

Yanıt muhtemelen yedi kilometre batıda. Lauriacum, yani bugünkü Enns, Stein boşaldıktan sonra hızla büyüdü: Innsbruck'un aktardığına göre elli yıl içinde üç katına çıktı. İki yerleşimde aynı tip bronz döküm aletleri ve aynı fibula biçimleri bulunmuş olması, ustaların ve onlarla birlikte nüfusun taşındığı yönünde bir işaret sayılıyor. Stein'ın yapıları ise yeni kentin taş ocağına döndü; terk edilmiş duvarlar söküldü, taş başka yere gitti.

Lauriacum lejyon kalesinin 3. yüzyıldaki hali, Enns'teki Lauriacum Müzesi'ndeki maketten
Lauriacum lejyon kalesinin 3. yüzyıldaki hali, Enns'teki Lauriacum Müzesi'ndeki maketten — Veleius 17:56, 8. Dez. 2010 (CET), Public domain (Wikimedia Commons)

Aynı kasabanın sınırları içinde, Albing'de bir başka yarım kalmış iş var: temel hendekleri kazılmış, sur tabanları atılmış, ama hiç yükseltilmemiş bir lejyon kalesi. Tuna'nın bu kesitinde Roma'nın iki kez plan değiştirdiği, bir yerleşim ağını kurup sonra bıraktığı anlaşılıyor.

Albing'de temeli atılıp hiç yükseltilmeyen lejyon kalesinin bulunduğu alan, 2010'daki görünümüyle
Albing'de temeli atılıp hiç yükseltilmeyen lejyon kalesinin bulunduğu alan, 2010'daki görünümüyle — Veleius 23:43, 31. Okt. 2010 (CET), Public domain (Wikimedia Commons)

Bir kent kayıtlardan nasıl silinir

Claudivium'un durumu antik coğrafyada sanıldığından yaygın. Roma dünyasında bir yerin adının bugüne ulaşması için ya kalıcı bir yazıt bırakması, ya bir yol haritasına girmesi, ya da geç antik dönemde piskoposluk gibi bir kurumla sürekliliğe kavuşması gerekiyordu. Yüz yıl yaşayıp kendi taşıyla komşu kenti büyüten, geç dönemde kimsenin adını anmadığı bir yerleşim, listelerden sessizce düşüyor. Geriye yalnızca İskenderiye'de bir masada tutulmuş bir koordinat satırı kalıyor.

Tersi de doğru: elimizde adı olup yeri olmayan onlarca antik yer var. Arkeolojinin işi genellikle bu iki listeyi eşleştirmek, ve eşleştirme çoğu zaman yıllarca "soru işaretli" kalıyor. Stein şimdilik o kümede.

Ekipten Grabherr ve Kainrath, havadan arkeoloji, jeofizik, hedefli kazı ve laboratuvar analizinin birleşiminin bu bölgede büyük bir potansiyel taşıdığını, ama uzun vadeli uluslararası kaynak bulmanın zor olduğunu söylüyor. Açık soru da bu kaynağa bağlı: toprağın altında, sokak ızgarasının bir köşesinde, kentin adını yazan tek bir taş var mı? Bulunursa Claudivium bir öneriden bir kayda dönüşür. Bulunmazsa Tuna kıyısındaki bu yüz yıllık kent, kazılmayı bekleyen en iyi korunmuş Roma yerleşimlerinden biri olarak, adsız kalmaya devam eder.

Fotoğraf: Veleius 23:43, 31. Okt. 2010 (CET), Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.