Genetik çalışma ilk Hawaii sakinlerinin izini sürdü
Stanford'daki araştırmacılar Polinezya genomlarını inceledi. Sonuçlara göre Yerli Hawaiililer en çok Rapa Nui halkıyla akraba görünüyor.

Stanford Üniversitesi'nden Alexander Ioannidis ve meslektaşları, Pasifik'in en uzak adalarına yerleşen insanların yolculuğunu genetik verilerle yeniden kurmaya çalıştı. Ekip, Fransız Polinezyası'nda yaşayan bin kişiden fazla bireyin genomunu inceledi. Çalışmada ayrıca Rapa Nui adasından alınan on iki genom ile Hawaii, Samoa, Tonga ve Tahiti yerlilerinin genomları da kullanıldı. İlk bulgular, Hawaii'ye ulaşan insanların uzun ve zorlu bir göç zincirinin ürünü olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar nasıl çalıştı?
Çalışmanın ilk aşamasında araştırmacılar, makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlanarak genomlar içindeki Polinezya kökenli parçaları ayırdı. Bu adım önemliydi, çünkü günümüz insanlarının genomları farklı kökenlerden gelen karışık parçalar taşıyabiliyor. Yalnızca Polinezya soyuna ait bölümleri ayıklamak, karşılaştırmaların daha temiz yapılmasını sağladı.
İkinci aşamada ekip, "ortak soy üzerinden akrabalık" olarak anlatılabilecek bir yöntem uyguladı. Bu yöntem, yaşayan insanlar arasındaki ya da yaşayan kişilerle geçmişte yaşamış bireyler arasındaki ortak ataları saptayabiliyor. Böylece hangi toplulukların birbirine daha yakın olduğu ve göçlerin hangi sırayla gerçekleşmiş olabileceği konusunda ipuçları elde edildi.
Küçük gruplar, darboğazlar ve kurucu etkisi
Bulgulara göre insanlar Polinezya'da genellikle küçük topluluklar halinde yol aldı. Bu durum zaman zaman genetik darboğaz denen bir sonuca yol açtı. Darboğazda bir topluluğun genetik çeşitliliği azalıyor. Çeşitliliğin düşmesi, zararlı mutasyonların görülme ihtimalini artırabiliyor. Bu olguya kurucu etkisi deniyor.
Yerli Hawaiililere dönüşen grubun da arka arkaya birden çok darboğaz yaşadığı düşünülüyor. Bunun nedeni, yolculukların uzun mesafeler boyunca küçük çift gövdeli katamaranlarla yapılmış olması. Ioannidis bu coğrafi gerçeği şöyle özetledi: Hawaii, Kuzey Yarımküre'deki tek Polinezya adası ve her şeyden çok uzakta.
Hawaii ile Rapa Nui arasındaki beklenmedik yakınlık
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, Yerli Hawaiililerin en yakın akrabalarının Rapa Nui halkı olduğuna işaret etmesi. İki ada arasındaki mesafe dört bin milden fazla. Üstelik her biri, kendisine en yakın başka bir adadan yaklaşık iki bin mil uzakta duruyor. Bu kadar geniş okyanus aralığına rağmen genetik yakınlığın ortaya çıkması, ortak bir atasal kaynağa işaret ediyor.
Ioannidis'in vardığı sonuca göre her iki topluluk da Mangareva Adası'ndaki insanlarla akraba. Mangareva, bu grupların Fransız Polinezyası içindeki hareket noktası olmuş olabilir. Yani Hawaii'ye ve Rapa Nui'ye uzanan yolların ortak bir çıkış bölgesinden başlamış olması mümkün görünüyor.
Arka plan
Polinezya adalarına yerleşim, insanlık tarihinin en dikkat çekici deniz yolculuklarından biri olarak kabul ediliyor. Pasifik'te adalar birbirinden çok uzak olduğu için bu yolculuklar yıldızları, rüzgârları, dalga düzenlerini ve kuşların uçuş yönlerini okumaya dayanan ileri bir denizcilik bilgisi gerektiriyordu. Çift gövdeli tekneler, hem yük hem de insan taşımak açısından uzun yolculuklarda önemli bir araçtı.
Arkeoloji ve dilbilim uzun zamandır bu göçleri anlamaya çalışıyor. Genetik analizler ise bu çalışmalara yeni bir katman ekliyor. Ancak genetik veriler tek başına kesin bir güzergâh çizmez. Sonuçlar, arkeolojik buluntular, geleneksel anlatılar ve dil karşılaştırmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde daha sağlam bir tablo veriyor. Bu çalışmanın bulguları da bu bütünün bir parçası olarak okunmalı.
Neden önemli?
Bu araştırma, Hawaii'ye yerleşen insanların yalnızca nereden geldiğini değil, yolculuk sırasında nasıl bir demografik süreçten geçtiğini de anlatıyor. Küçük gruplarla yapılan uzun seyahatler, topluluğun genetik yapısında kalıcı izler bırakabiliyor. Bu izleri okumak, hem tarihsel göç hikâyesini hem de bugünkü popülasyonların genetik özelliklerini daha iyi kavramaya yardım ediyor.
Ayrıca Hawaii ile Rapa Nui arasındaki yakınlık, Pasifik'teki göç ağlarının sanıldığından daha karmaşık olabileceğini düşündürüyor. Birbirinden çok uzak adaların ortak bir çıkış bölgesine bağlanabilmesi, Polinezya denizcilerinin hareketliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/genetik-calisma-ilk-hawaii-sakinlerinin-izini-surdu.html — Yazdırma tarihi:















