Gök gürültüsünü çalmak: 1709'da Londra sahnesinde doğan bir deyim
İngilizcedeki "steal someone's thunder" deyimi, Drury Lane'de tutmayan bir 1709 oyununun gök gürültüsü makinesine dayandırılır. Belgeli kısım sanıldığından küçük.
5 Şubat 1709 akşamı Londra'nın Drury Lane sahnesinde yeni bir tragedya perdesini açtı: Appius and Virginia. Yazarı dönemin en sivri dilli eleştirmenlerinden John Dennis'ti, oyuncu kadrosunda devrin en büyük adı Thomas Betterton ile genç Barton Booth vardı. Oyun tutmadı, kısa sürede programdan düştü. Ama Dennis'in bu prodüksiyon için kurduğu bir düzenek sahne arkasında kaldı: gök gürültüsü makinesi.
İngilizcenin en çok kullanılan deyimlerinden biri bu düzenekten doğduğu söylenir: to steal someone's thunder, yani "birinin gök gürültüsünü çalmak". Oxford İngilizce Sözlüğü deyimi "başkasının geliştirdiği fikri, yöntemi ya da planı kendi çıkarı için kullanmak, sahibinden önce ortaya atmak" diye tanımlıyor. Türkçede tam karşılığı yok; en yakın hissi "hazıra konmak" veriyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Hikâyenin ilgi çekici tarafı şu: deyimlerin kökeni anlatıları çoğu zaman sonradan uydurulmuş olur. Bu seferki kısmen belgeli — ama belgenin kaynağı, Dennis'in can düşmanı.
Elimizdeki en eski kayıt, rakibinin yazdığı bir dipnot
Olayın bilinen en eski yazılı izi Alexander Pope'un hiciv şiiri The Dunciad'dedir. Şiir 1728'de yayımlandı, bir yıl sonra "notes variorum" denen geniş dipnotlu baskısı çıktı. Pope'un bir mısrası sahne gürültüsüyle alay ediyordu: "With Thunder rumbling from the mustard bowl" — "hardal kâsesinden gürleyen gök gürültüsüyle". Dipnot ise mekanizmayı anlatıyor:
"Gök gürültüsü ile hardal yapmanın eski yolu aynıydı; ama o zamandan beri iş, içinde durdurucular olan ahşap oluklarla daha başarılı biçimde yapılıyor. Bay Dennis bu iyileştirmenin mucidi miydi, bilmiyorum; ama kesin olan şu ki, yeni bir yazarın bir tragedyasında bulunduğu bir sırada gök gürültüsünü duyunca büyük bir öfkeye kapıldı ve 'Ölüm aşkına! Bu benim gök gürültüm' diye bağırdı."
Bu dipnot iki şeyi birlikte veriyor. Birincisi, sahnedeki patlamayı duyup ayağa kalkan eleştirmen sahnesi 1720'lerin sonunda İngiliz okurları için zaten bilinen bir fıkraydı. İkincisi, Pope'un kendi cümlesiyle: Dennis'in mucit olup olmadığını kimse bilmiyordu. Bunu yazan kişi, Dennis'le yıllarca kalem kavgası yapmış, 1711 tarihli An Essay on Criticism'de onu "Appius" diye alaya almış biriydi. Yani deyimin temelindeki tek çağdaş kayıt, tarafsız bir tanığa değil, hasmın hicvine ait.
Anlatı her elden geçtikçe büyüdü
Dennis 6 Ocak 1734'te öldü. Aynı yıl basılan The Life of Mr. John Dennis: The Renowned Critick ünlemi tekrar ediyordu: "'Sdeath! that's my THUNDER!" 1747'de Thomas Whincop'un derlemesinde cümle ilk kez "çalmak" fiilini kazandı: "They will not let my Play run, but steal my Thunder." — "Oyunumu oynatmıyorlar, ama gök gürültümü çalıyorlar." 1753'te Theophilus Cibber ve Robert Shiels'in Lives of the Poets'ında anlatı en bilinen biçimini aldı: "That is my thunder by G—d; the villains will play my thunder, but not my plays."
Bu zincirde her halka bir ayrıntı ekliyor ya da değiştiriyor. 1753 metni Dennis'in öfkesini Appius and Virginia'ya değil, Shakespeare'in Coriolanus'undan uyarladığı oyunun başarısızlığına bağlar. Dennis'in makinesinin sonradan Macbeth sahnelenirken kullanıldığı ayrıntısı ise Brewer's Dictionary of Phrase and Fable gibi 19. yüzyıl sonu derlemelerinde görülür; 18. yüzyıl kaynaklarında hangi oyunda ne olduğu net değildir. İngiliz deyim arşivi Phrases.org.uk, Dennis'in tam sözlerinin bilinmediğini ve anlatının bir kolunun Joseph Spence'in (1699-1768) sohbet notlarına, oradan da 1893'te W. S. Walsh'ın Literary Curiosities'ine dayandığını belirtiyor.
Deyimin kendisi daha da geç. Köken araştırmacısı Quote Investigator'ın derlediği kayıtlara göre mecaz anlamıyla — tiyatro makinesiyle hiç ilgisi olmayan bir bağlamda — ilk kullanımlar 1830'lara iner: 1831'de The Eclectic Review'da "stealing our thunder" geçer, 1843'te Amerikan Commercial Advertiser'ında "Don't steal our thunder, if you please" vardır. Wordhistories.net ise 21 Şubat 1827 tarihli İskoç gazetesi Inverness Courier'de iki ünlü hatip için kullanılmış bir örnek buluyor. Her iki durumda da deyim, Dennis'in o akşamından yüz yirmi yıl sonra dolaşıma giriyor.

Gök gürültüsü makinesi gerçekten neydi
Pope'un "hardal kâsesi" lafı şaka değil: 17. yüzyılda sahne gürültüsü, ahşap bir kâse içinde yuvarlanan madenî bilyelerle yapılıyordu — hardal öğütme kabının aynısı. Pope'un tarif ettiği yeni yöntem, "içinde durdurucular olan ahşap oluklar"dı; yani bilyeler eğimli bir kanalda yuvarlanırken önlerine çıkan engellere çarpıp düzensiz, gerçeğe benzer bir gürleme çıkarıyordu.
Sahnede gök gürültüsü üretmek Dennis'ten çok önce kurumsallaşmıştı. Urbino dükleri sarayında çalışan Pesaro'lu Nicola Sabbattini (1574-1654), 1638'de Ravenna'da Pratica di fabricar scene e macchine ne' teatri adlı el kitabını bastı: deniz, fırtına, gök gürültüsü, şimşek, ateş, uçan tanrılar ve bulut efektlerinin nasıl kurulacağını anlatan, sahne tekniği üzerine ilk kapsamlı metinlerden biri. Sabbattini aynı kitapta tüm sahneyi karartan bir kısma düzeneği ve belirli bölgeleri aydınlatan yönlü ışıklar da tarif eder — ses ve ışık tasarımı, modern anlamıyla doğmadan iki yüz yıl önce zaten yazıya geçmişti. Dennis'in 1709'daki katkısı, bu birikimin içinde bir ayar farkı olmuş olabilir; Pope'un dipnotu bile bundan fazlasını söylemiyor.
İngiltere'de aynı mantığın yerleşik hali "thunder run" adını aldı: seyircinin başının üstündeki çatı boşluğuna döşenen, eğimli tahta bir oluk. Sahne arkasındaki ekip oluğa topları salıyor, ses salonun tepesinde yuvarlanarak geçiyordu. Bristol Old Vic'in 1766 yapımı thunder run'ı bu düzeneklerin en eskisi; tiyatro 2016'daki Kral Lear prodüksiyonu için onu yeniden çalıştırdı. Tiyatro tarihçisi David Wilmore'un deneysel denemeleri, uzun süre sanıldığı gibi kurşun güllelerin değil ahşap topların kullanıldığını gösterdi. Bristol'deki düzeneğin kaydedilmiş son kullanımı 1942, ve Bristol Old Vic arşivine göre ülkede çalışır durumda üç thunder run kalmış durumda.
19. yüzyıldan itibaren ahşap oluğun yerini büyük ölçüde "thunder sheet" aldı: tavandan sarkıtılan, sallandığında derin bir gümbürtü veren ince metal levha. Dennis'e atfedilen yöntem bazı kaynaklarda doğrudan bu levha sayılır — ama Pope'un çağdaş dipnotunda levha değil oluk tarif edilir. Çelişki kaynakların kendisinde.

| Yöntem | Nasıl çalışır |
|---|---|
| Hardal kâsesi | Ahşap kâse içinde yuvarlanan madenî bilyeler; Pope'un "eski yol" dediği düzenek |
| Durduruculu oluk | Eğimli ahşap kanalda engellere çarparak inen toplar; Pope'un 1729 dipnotunda tarif ettiği iyileştirme |
| Thunder run | Seyirci tavanına döşenen uzun oluk; ses salonun üstünde yuvarlanır (Bristol Old Vic, 1766) |
| Thunder sheet | Sallanan ince metal levha; 19. yüzyıldan sonra yaygınlaşan çözüm |
Tablodaki bilgiler Pope'un The Dunciad dipnotundan ve Bristol Old Vic'in thunder run kayıtlarından derlendi.
Türkçede hangi deyim aynı yere basıyor
Türkçede gök gürültüsü üzerinden kurulmuş bir karşılık yok; deyim tiyatro mekaniğine bağlı olduğu için çevrilemiyor. Anlamın iki ayrı yarısı iki ayrı deyimle karşılanıyor. Türk Dil Kurumu sözlüğünde hazıra konmak "başkasının emeğiyle ortaya çıkmış bir şeyden yararlanmak" diye tanımlanıyor — Dennis'in şikâyetinin tam özü bu. Gölgede bırakmak ise "ondan daha üstün bir düzeye yükselmek, ondan çok daha başarılı olmak" anlamında; yani birinin anını gölgeleme tarafını karşılıyor, emek çalma tarafını değil. İngilizce deyim bu ikisini tek ifadede taşıyor.
Açık kalan soru
Dennis'in sahneden ayağa kalkıp bağırdığına dair elimizde tek bir tanık ifadesi yok; olanı anlatan en eski metin, onunla yıllarca didişen bir şairin dipnotu ve o dipnot bile "mucidi miydi bilmiyorum" diyor. Belgeli olan kısım şu: 1709'da Drury Lane'de bir oyun tutmadı, o dönemde sahne gök gürültüsünün nasıl yapıldığı değişiyordu, ve 1720'lerin sonunda Londra edebiyat çevresinde bir eleştirmenin "benim gök gürültüm" diye bağırdığı anlatılıyordu. Geri kalanı — Macbeth ayrıntısı, cümlenin kesin sözleri, Dennis'in gerçekten mucit olup olmadığı — anlatı her elden geçtikçe eklenmiş olabilir.
Üç yüz yıl sonra tiyatro tarihçileri çatı boşluklarındaki ahşap olukları ölçüp deneyerek bu dönemin ses tasarımını yeniden kurmaya çalışıyor; Wilmore'un ahşap top bulgusu gibi düzeltmeler oradan geliyor. Dennis'in düzeneğinin tam olarak ne olduğu da büyük olasılıkla ancak böyle bir kayıttan — bir prodüksiyon defterinden, bir marangoz hesabından — çıkarsa çıkacak.
Fotoğraf: Jan (John) Vandergucht, Public domain, Wikimedia Commons